Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşen Zebari’nin gezisindeki ana tema PKK terör örgütüyle mücadelede işbirliğinin artırılmasıdır. Gezinin belki de en ilginç yanı, Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu açıklamaların hemen ardından gerçeklemiş olmasıdır.
Bilindiği kadarıyla, Zebari’nin gezisi planlı bir gezidir. Gezinin kapsamı hakkında yapılan duyuruda Türkiye ile Irak arasında 2008 yılından beri yürütülen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi hakkında görüş alışverişinin yapılacağı belirtilmiştir. Nitekim, Zebari’nin ziyaretinden iki gün önce Ankara’da iki ülke Dışişleri Bakanlığı Müsteşarları’nın eşgüdümünde üst düzey bürokratlar arasında bir toplantı gerçekleşmiştir. Ancak, son dönemde Türkiye-Irak İlişkileri’nde en çok ön plana çıkan boyut terörle mücadele olduğundan Zebari’nin gezisinde de bu mesele gündemin aslını oluşturmuştur.
2003 yılından bu yana Irak’taki siyasi kargaşa, otorite boşluğu ve güvenlik güçlerinin zafiyeti gibi nedenlerle kendisine daha fazla hareket alanı bulan PKK terör örgütü, Kuzey Irak’taki kampları ve üslerinden Türkiye’ye yönelik saldırılar planlamakta ve gerçekleştirmektedir. Buna karşılık Türkiye 2008 yılının başında Irak’a düzenlediği sınır ötesi kara harekatı dışında özellikle son aylarda yoğun olmak üzere çok sayıda hava harekatı gerçekleştirmiştir. Bu sınır ötesi operasyonlar, Irak’ta genellikle egemenliğin ihlali olarak görülmekte ve Iraklı siyasiler tarafından kınanmaktadır. Hatta, bazı Iraklı Kürt partiler konuyu sadece Bölgesel Parlamento’larına değil Irak Meclisi’ne taşımakta ve Türkiye’ye yönelik kınama kararları çıkartmaya çalışmaktadır.
Ancak, son dönemde Irak’taki iki aktörün (KDP ve Dava Partisi) tavrında gözlemlenen değişiklik, en azından söylemsel olarak terörle mücadelede işbirliğinin artırabileceğini düşündürebilir. KDP’nin önde gelen bazı yetkililerin açıklamalarında PKK’ya yönelik mesajlarında ciddi bir sertleşme olduğu görülmektedir. PKK’nın silahlı mücadeleden vazgeçmesini ve KBH kontrolündek topraklardan Türkiye’ye saldırılar düzenlemeyi durdurmasını isteyen açıklamaların arttığı bir dönemde Zebari’nin Türkiye’ye gelmesi anlamlıdır. Çünkü, Zebari, Irak Dışişleri Bakanı olduğu gibi aynı zamanda KDP’nin Yürütme Komitesi (eski adıyla Politbüro) üyesidir. Irak siyasetinde etnik ve dinsel kimliklerin önemi ve yeri dikkate alındığında bu faktör gözden kaçırılmamalıdır. Öte yandan, terörle mücadele konusunda Irak Başbakanı Nuri Maliki’den de alışılmadık mesajlar gelmeye başlamaktadır.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız..