• Siyaset

Torunu Binali Yıldırım’ı LOL turnuvasına götürmüş

Eski Başbakan ve İzmir AK Parti Milletvekili Binali Yıldırım, “2002’de Türkiye altyapı gelişmesi bakımından dünyada 39. Sıradaydı. Bugün 9. Sıraya yükseldi yani 18 yılda 30 sıra birden yükseldi. Bir başka değişle dünyanın en gelişmiş alt yapısına sahip 9. Ülke Türkiye ve buda Türkiye’ye yakışır” dedi.
Ankara ATO Congresium’da “Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na” katılan eski Başbakan ve İzmir AK Parti Milletvekili Binali Yıldırım , “Geleceğin Tarımı ve Tarımda Verimlilik” panelinde konuştu. Panel sonrasında stantları gezerek ziyaretler bulunan Yıldırım vatandaşların ve gençlerin yoğun ilgisi ile karşılaştır. Paneldeki konuşmasında, akıllı sistemlerle tarım alanına yerleştirilecek sensörlerle toprağın seviyesini, sıcaklık değerlerini her an ölçülebildiğini söyleyen Yıldırım, “Böylece ekme, sulama ve toplama için daha doğru kararları verebiliyoruz. Tarım aletlerine yerleştirilen sensörler marifetiyle birbirleriyle konuşabiliyor. Bu sayede hangi alanlara ne türde kullanılması gerektiği akıllı tarım sistemleri ile karar verilebiliyor. Tarımda hayvancılıkta esas ne; ölçek ekonomisine uygun üretim yapmak. Geleneksel tarımdan elektronik dijital tarıma geçmektir. Bunun sonucu da verimliliktir. Belirli bir alanda elde edeceğimiz ürünü 2 kat, 4 kat arttırabilirseniz maliyeti aşağı çekebiliyorsunuz. Küresel rekabette bir adım öne çıkıyorsunuz. Yetiştirdiğimiz şeyi ilaç gibi yetiştirirsek her zaman pahalı olur. O halde akıllı sistemleri kullanarak aldığımız bilgileri değerlendirerek bilimsel, alın terine akıl terini katarak iş yapacağız” diye konuştu.
Bilinene meslekler 10 yıl içinde yok olacak
Şu an bilinen mesleklerin yarısını önümüzdeki 10 yıl içerisinde yok olacağını ileri süren Yıldırım, “ Yeni meslekler gelecek. Neden yeni meslekler gelecek çünkü yeni teknolojilerle her gün tanışıyoruz. Yapay zekâ, robot teknolojileri, blok zinciri, siber güvenlik gibi bir sürü konular var. Akıllı arabalar, sürücüsüz arabalar, akıllı şehirler gibi örnekleri yüzlerce artırabilirsiniz. Bunları hepsi yeni iş alanı demek, yeni ekonomik büyüklük demek ve gençlerimize gelecek demek. Demek ki ne yapacağız yapay zekâ uzmanları ile karşılaşacağız. Makine öğretim uzmanları ile tanışacağız. Süreç yönetim, otomasyon uzmanları ile karşılaşacağız. Yeni yeni tanıdığımız birçok alan mecburen hayatımıza girecek. Telefon ilk başlarda ses için kullanılıyordu şimdi hayatımızın şu an ses için kullanma oranı yüzde 5 bile değil. Telefon artık bizim her şeyimiz. Alış verişimizi yapıyoruz, bilgi öğrenmek istiyorsak oradan bakıyoruz. Müzik dinleyeceksek oradan dinleyebiliyoruz. Seyahatimizle ilgili, ticaretimizle ilgili bir ihtiyacımız varsa hepsini oradan yapabiliyoruz” cümlelerini kullandı.
“En çarpıcı gelişme alt yapıda oldu”
Türkiye ekseninde en çarpıcı gelişmenin alt yapı gelişmesi olduğunu belirten Yıldırım, “2002’de Türkiye altyapı gelişmesi bakımından dünyada 39. Sıradaydı. Bugün 9. Sıraya yükseldi yani 18 yılda 30 sıra birden yükseldi. Bir başka değişle dünyanın en gelişmiş alt yapısına sahip 9. Ülke Türkiye ve buda Türkiye’ye yakışır. Bunu bölünmüş yollarla seyahat ettiğinizde görüyorsunuz. Havayolları ile seyahat ettiğiniz görüyorsunuz. Telefonunuz internete bağlandığında görüyorsunuz. Hızlı trende seyahatinizde görüyorsunuz. Ülkemiz bu hizmetleri hak ediyor. Bizde bu hizmetleri Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirdik. Bu alt yapı içi arkadaşlar, üst yapıyı gençler inşa edecek, akıl terini akıl yolları üzerinde sizler dökeceksiniz. Ülkemiz yeni buluşlar yeni hizmetler, güzel işler yapacaksınız. Buna yürekten inanıyoruz, biz gençlerimize inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“E-Devlet 40 Milyon’un üzerinde”
2008 yılında E-Devlet’in kurulduğunu belirte Yıldırım, “E-Devlet’i açtığımızda, kullanıcı sayısı 10 binlerle ifade ediliyordu. Şu anda rakam 40 Milyon ’un üzerinde 5 binden fazla hizmet E- Devletten verilebiliyor. Hedef önümüzde 1 yıl içerisinde bütün kamu hizmetlerinin vatandaşın memurlarla karşılaşmadan E-devlet marifetiyle alabilmesidir. Bunun için çok yoğun bir program Cumhurbaşkanı Yardımcısı koordinasyonunda devam ediyor. E-Ticaret diğer gelişen bir alan, şu anda dünya ticaretinin gayri safi hasılanın yüzde 15,5’ini geçti. 2023 yılında ortalama yüzde 25’e ulaşacak. Şuan da yüzde 35’e ulaşmış ülkeler var. Sadece Türkiye’de geçen yıl, oyun yazılımları ihracatından 1 Milyar 50 Milyon Dolar para kazandık. Oyun dediğinizde gençler oturuyor yazıyorlar ve para kazanıyorlar” sözlerini kullandı.
Torunum beni LOL turnuvasına götürdü
Bilgisayar oyunlarının çok büyük bir sektör olduğunu belirten Yıldırım, “Bu LOL dedikleri ligler var, PUBG var bunlarla ilgili muazzam bir dünya var. Bizim bilmediğimiz, çocuklarımızın ve torunlarımızın içinde doğduğu dünyadan bahsediyorum. Geçen torunum beni götürdü LOL dedikleri bir organizasyon turnuva. Bir tane bu işi oynayan birisi transfer olmuş başka ülkeye, yani bir yere gittiği yok bilgisayar başında oturduğu yerden. 300 bin dolar para almış ve vergiciler peşine düşmüş. Sen bu parayı nereden aldın, hayali ihracat mı yaptın? O genç bana yardım eder misin diye talepte bulundu. Dünya’da bildiğimiz sosyal siteler var. E-Ticaret firmaları var bunların 4 tanesinin cirosu Almanya’nın yıllık milli gelirinin 1,5 katı, bunların 20 yıllık geçmişi var. Demek ki bundan sonra gelecek akıl terinde. Online ülke olmanız gerekiyor offline olursanız geride kalırsınız. Türkiye’nin önü açık” şeklinde konuştu.
30 milyondan fazla insan sokağa çıkıyor
Ankara verimlilik fuarında konuşan Binali Yıldırım ‘’Günde İstanbul’da 30milyondan fazla bilgi toplanıyor. Günlük bilgi bunları depolayıp analiz edilmesi lazım işte bigdata dediğimiz o. Niye, 30 milyondan fazla insan sokağa çıkıyor, seyahat ediyor, alışveriş yapıyor, işiyle meşgul oluyor bunların hepsi bilgi. Bu bilgilerin hepsini toplayıp analiz edebilseniz şehrin trafiğinden tut sosyal hayatına kadar, eğlence hayatına kadar, iş hayatına kadar sağlık sistemine kadar o kadar güzel sonuçlar elde edersiniz ki. Ha bunu kim yapacak bunu yapacak kimseler 10 bin kişi lazım bunu analiz edecek, işte sana iş. Bunları da yapacak sistemde belli, startup sermayesi, risk sermayesi ve buralarda gençler desteklenecek dünya artık bu işin alıcıları peyda oldu. Geliyor ülkelerde bu değişik fikirleri, beyinleri ucuza kapatıyor yaptığı ürünü alıyor dünya markası yapıp bin misline satıyor. Biz işte bu ürünlerin kullanıcısı olmak değil, üreticisi, sahip olanı olmalıyız. Bunu yapacak imkanımız var bunun için petrole ihtiyaç yok, doğal gaza ihtiyaç yok, insana ihtiyaç var. Genç beyinlere ihtiyaç var bizde de ziyadesiyle var. Gençler hazır mısınız buna? gelecek sizin, bugün nüfusumuzun yüzde 100’ünü sizler oluşturmuyorsunuz ama gelecekte yüzde yüzü sizlerden olacak” sözlerini kullandı.
Dünyanın parametreleri değişiyor
Dünyada iş birliğinin unutulduğunu vurgulayan Yıldırım; “Dünyanın dengesi bozuldu, dünyada rekabet öyle acımasız hale geldi ki iş birliği adeta unutuldu. Ama bir şeyi gözden kaçırıyorlar dünya rekabetinde acımasızca hareket eden ülkeler bir şeyi gözden kaçırıyor o da şudur dünyanın parametreleri değişiyor yani daha çok güçlü olmak daha zengin olmak servetin tamamına sahip olmak dürtüsü insanların, ülkelerin aklını başından alıyor. Ama bir yandan Grenland’ la Antarktika arasında küresel ısınmadan mesafe açılıyor ve uzmanlar uyarıyor yakın gelecekte dünyanın bir çok kısmı sularla kaplanacak. Küresel ısınmayla artık, iklim değişiklikleri insanlığın en büyük problemi olacak. Bugünden bu gözü dönmüş bir şekilde amansız bir silahlanma yarışı dünyanın dengesiz refah dağılımı, göçmenlerin sorunlarına kulak tıkamayı, gözleri kapamayı bir kenara bırakarak derhal insanlığın geleceği için, selameti için çok daha fazlasını yapmak gerekiyor” ifadelerini belirtti.
Acımasız bir şekilde sömürüyorlar
Gelişmiş ülkelerin acımasız bir şekilde emperyalist hedeflerle diğer ülkelerin kaynaklarını sömürerek bir yere geldiğini belirten Yıldırım, “Ama biz de diyoruz ki buna gerek yok hem bölgesel kalkınmayı sağlayabiliriz, hem küresel barış ve refaha katkı sağlayabiliriz hem de kendi ülkemizi mutlu edecek adımları, çalışmaları pekala yapabiliriz bunun için daha çok iş birliği, daha az rekabet formül budur. Bunu sağlayacak olan birleşmiş milletler ne yazık ki en temel konularda bile karar veremiyor, çözüm üretemiyor. Çünkü birleşmiş milletler 2. Dünya Savaşı’nın şartlarında kurulmuş bir kuruluş artık bugünün ihtiyaçlarına cevap veremiyor. Orada tekrara savaş çıkmaması için bir model kurulmuş o da nedir 5 tane daimi üye herhangi bir savaş, bölgesel karışıklık olursa veya çıkarılırsa bunu önlemek için veto hakkı verilmiş ama şimdi öyle değil bu 5 daimi üye olayları önleme değil olayları daha da körükleme daha da büyütme aracı olarak bu imkânı kullanıyorlar bu da bölgesel barışa, küresel barışa hizmet etmiyor” diye devam etti.