• Spor

'İnşallah Şenol hoca gibi olurum'

Beşiktaş Teknik Direktörü Avcı, siyah-beyazlı takımın eski teknik direktörü Şenol Güneş'in ligde ilk şampiyonluğunu Beşiktaş'ta yaşadığının hatırlatılması üzerine "İnşallah Şenol hoca gibi olurum" ifadesini kullandı.
'İnşallah Şenol hoca gibi olurum'

İSTANBUL - Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı, ilk şampiyonluğunu siyah-beyazlı kulüpte yaşamak istediğini söyledi.

Siyah-beyazlı futbol takımını takip eden muhabirlerle BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde bir araya gelen Avcı, transferler, sakatlığı bulunan futbolcuların durumu ve beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Beşiktaş'ta 4 sezon görev yapan ve Süper Lig'de ilk şampiyonluğunu siyah-beyazlı takımla yaşayan A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş ile benzedikleri yönünde yapılan bir yorum üzerine Avcı, "İnşallah Şenol hoca gibi olurum." dedi.

Avcı, Beşiktaş'tan önce İspanya'nın Sevilla Kulübünün kendisine ilgisinin olduğu yönündeki iddialar hatırlatılarak, "Sevilla neden olmadı?" şeklindeki soruya, "Beşiktaş'ın duygusu daha güzel." yanıtını verdi.

"Hayatımda çok şey değişti"

Abdullah Avcı, Beşiktaş Teknik Direktörü olduktan sonra hayatında birçok şeyin değiştiğini belirtti.

Kulüpte bir değişim olduğunu aktaran tecrübeli teknik adam, "Bu yola, 'Bizim yolumuz başka.' diye bir mottoyla çıkıldı. Bir değişim var. Oyun ve oyuncu yüzü olarak değişim var. Tutkulu ve duygulu bir seyircimiz var. Avusturya kampında 700 kilometre uzaktan gelip, 7 saat otelin önünde bekleyen insanlar vardı. Bu acayip bir duygu. Beşiktaş'a teknik direktör olduktan sonra sokakta bu duyguyu yaşıyorum." ifadelerini kullandı.

Beşiktaş taraftarının futbolu bildiğini aktaran Avcı, şunları kaydetti:

"Taraftarlarımız inanılmaz tutkulu. Taraftarımız bizim için çok önemli. Buraları ayakta tutanlar onlar. Son iki maçta inanılmaz destek verdiler. Oyundan da memnundular. Beşiktaş seyircisi futbolu biliyor. Şu ana kadar inanılmaz bir destek var. Bir teknik adama verilebilecek en iyi desteği veriyorlar. Hayatımda çok şey değişti. Beklentileri ve bana olan saygıları bile inanılmaz bir duygu hissettiriyor. Benim iyi bir oyun oynatıp, iyi bir skor alacağıma o kadar çok inanmışlar ki bu da benim üzerimde güzel bir baskı oluşturuyor. Bana sorumluluğumu hissettiriyor."

Futbolcuların tüm alacaklarının ödendiğinin ve içeride huzurlu bir ortam olduğunu aktaran Avcı, sözlerine şöyle devam etti:

"Dört senelik bir süreç var. Şenol Güneş benim de hocam. Çok sevdiğim bir insan. Önemli işler de yaptılar. Büyük camialarda bu dalgalanmalar ve sirkülasyonlar oluyor. Birçok oyuncu gidiyor, birçok oyuncu geliyor. Tesisin içindeki enerjiyi değiştirmek istedik. Teknolojik olarak kulüp de doğru cevap verdi. Sağlık, analiz, bilim, ışıklandırma, kamera sistemleri ve soyunma odalarına kadar baktık. Beşiktaş Kulübünde ve diğer kulüplerde ekonomik sıkıntılar var. Şu anda Beşiktaş'ta hiçbir futbolcunun alacağı yok. Geldiğimizde başkan ile 'Transfer yapmadan içeriyi halledelim, içerisi mutlu olsun.' diye konuştuk. İçeriyi ödemeden transfer yaptığınızda ve bonservis verdiğinizde klasik sıkıntılar oluşabilir. Yeni oyun, yeni heyecan ve yeni teknik heyet var. Buradan ayrılan her oyuncu dönmek istedi. Burası çok değerli. Gücü, parası, rengi, seyircisi değerli. Buradaki oyuncu da buranın değerini biliyor. Yeni bir hedefe, yeni bir oyuna katkı sağlamaya çalışıyor. Yeni gelen yüzler de yeni bir ülkede kendini kanıtlamak isteyecek. Önceki oyuncular da hem duyguyu yaşamak hem de şampiyon olmak istiyor. Enerjimiz şu anda çok iyi. İki maçta 6 puan yapabilseydik oyuncuları yukarı çekecektik. Bunu yapacağımıza inanıyorum."

"Büyük aşklar böyle başlıyormuş"

Medipol Başakşehir'de görev yaparken Beşiktaş taraftarının kendisine yaptığı "Yere yatsana" şeklindeki tezahüratın hatırlatılması üzerine Avcı, şunları aktardı:

"Büyük aşklar böyle başlıyormuş. Bana hiç küfür etmediler. Bu bir ritüel haline geldi. Hep kazandığımız için oldu. Dışarıda Beşiktaşlı kiminle konuşsam bana buradaki herkesin beni sevdiğini ve bana saygı duyduğunu söyledi. Şu anda da müthiş destek veriyorlar. İlk zamanlar çok şaşırmıştım. Önce üzüldüm ama sonrasında hakaret olmadığı için bir şey demedim."

"Transferlerin hepsinde isim verdim"

Abdullah Avcı, yapılan tüm transferlerin verdiği isimlere göre gerçekleştiğini söyledi.

İspanyol savunma oyuncusu Victor Ruiz'in kulübün yapısına uygun olduğunu dile getiren Avcı, şu ifadeleri kullandı:

"Beşiktaş takımının bazen değişime veya oyuncu profiline ihtiyacı var. O değişim süreci oyuncu üzerinden başladı. Tespit ettiğimiz oyuncular vardı. Ruiz de bunlardan biriydi. Kulübün yapısına da uygun oldu. Villarreal takımı altında 20 yaşında aynı tarzda bir oyuncu yetiştirdiği için biz de aldık. Kulüple bizim istediklerimiz örtüştü. Elneny transferinde de Arsenal'ın kondisyoneri benim milli takımda iki sene ekibimdeydi. Durumunu açıp ona soruyorsunuz. Transferlerin hepsinde isim verdim. İsimler bazen değişti. Bir isim birinci sıradayken ulaşamıyorsun, gelmiyor, tercih etmiyor. İlk sırada Werder Bremen'in sol stoperi (Niklas Moisander) vardı. İlk onunla temasa geçmiştik. Takım kaptanlığı verip, sözleşmesini iki yıl uzattılar. Sol ayaklı stoper bulmak kolay değil."

Siyah-beyazlı kulüpteki değişime değinen Avcı, "Takımın yaş ortalaması 4-5 yaş düştü. Maaş yükü aşağı indi. Oyun olarak da değişimde olan bir kulüp var. Bazı oyuncuların birkaç mevkide oynama özelliği var. Doğru değişim olurken sonuçlar da desteklerse daha keyifli olur." değerlendirmesinde bulundu.

Abdoulay Diaby'nin birkaç mevkide oynayabildiğini anlatan tecrübeli teknik adam, şöyle devam etti:

"Teknik direktörler, bazı mevkilerde futbolcusu birkaç yerde oynuyorsa bu duruma bayılır. Hoşuna gider. Yine Beşiktaş'ta yüksek fizikli olan santrforlar konuşuldu. Alıp da Beşiktaş Kulübünü zarara sokmak mı? Risk alabileceğin oyuncular var. Bu riskleri mi almak? Bize üçüncü bölgede bitirici ve kanatlarda dar alanda problem çözen oyuncu lazım. Santrfor da oynuyor. Tek ve çift santrfor oynuyor, kenarda da birebirde adam eksiltme özelliği var. Yetenekli ve problem çözen oyuncu lazım. Hem maliyeti düşük hem iki mevkide oynuyor hem de bize katkı sağlayabileceğini düşündüğümüz bir oyuncu. Hazır da geldi. Önümüzdeki hafta taktik çalışmalardan sonra onunla ilgili bir karar vereceğiz."

"Güven'in önemli bir potansiyeli var"

Siyah-beyazlı takımın teknik direktörü, genç oyuncu Güven Yalçın'ın önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

Avcı, Burak Yılmaz'ın çok önemli olduğunu dile getirerek, şunları aktardı:

"Güven'in önemli bir potansiyeli var. Beşiktaş'ta yarım sezon oynamak kolay değil. Kenar ve sırtı dönük oynama özelliği var. (Çaykur Rizespor maçı) İlk yarıda iki pozisyon yakaladı. Top içeri girseydi başka bir oyun oynayacaktı. Tabii ki Burak farklı bir oyuncu. Tecrübesi, koşuları, pozisyon alması var. Güven de hızlı gelişebilecek bir oyuncu. Şu anda benim fazla seçeneğim yok. Umut ise Güven'in önüne koyabileceğim durumda değil. Burak geldiğinde de gol kaçırabilir. Gol kaçırmak golcülerin kaderidir. Ceza sahasında problem çözmek bir sanattır. Bunu en iyi yapanlardan biri de Burak."

Sakatlığı bulunan Burak Yılmaz, Atiba Hutchinson ve Oğuzhan Özyakup hakkında da konuşan deneyimli teknik adam, "Burak değnekleri atıp yürüyüşlere başladı. Sabah akşam çalışıyor. Koşulara başlıyor. Yürüyüş analiz testleri iyi gidiyor. Önümüzdeki haftanın sonuna doğru süre mi, başlangıç mı, bir sonraki hafta mı, karar vereceğiz. Atiba da pazartesiden itibaren takımla çalışmalara başlıyor. Oğuzhan salı veya çarşamba günü takımla olur." diye konuştu.

"Quaresma'nın benimle bir alakası yok"

Abdullah Avcı, takımdan ayrılan Portekizli futbolcu Ricardo Quaresma'nın gidişinin kendisiyle alakalı olmadığını söyledi.

Quaresma'nın kulüple sıkıntısı olduğunu vurgulayan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Quaresma'nın benimle bir alakası yok. Beşiktaş Kulübü ile hem aşkı hem de çatışması vardı. Aşkla başlayıp, çatışma, anlaşamama ve sürtüşmeyle devam eden bir süreç. Benimle alakası yok. Buraya imza attığımda 'Hoca, Ricardo, Lens ve Necip'i istemiyor.' diye haberler çıktı. Ben de oyuncuya böyle bir şey demediğimi söyledim. Göztepe maçında teknik olarak oynatmadım. Diğeri idari karardı. Kulüplerde böyle şeyler oluyor. Yönetim ile oyuncu arasında bir şey oluyor."

"Başakşehir'den hiçbir oyuncuya talip olmadım"

Avcı, transfer döneminde eski takımı Medipol Başakşehir'den hiçbir oyuncuya talip olmadığını kaydetti.

Volkan Babacan'ın isminin teklif edildiğini dile getiren tecrübeli teknik adam, "Başakşehir'den hiçbir oyuncuya talip olmadım. 11-12 yıl hizmet ettiğim bir yerden gelir gelmez bir oyuncu talebinde bulunmam ama Babacan ismi gündeme geldi. Hepsiyle iletişimim hala devam eder. Onlardan da bir haber gelmedi. Yapımı da bildikleri için demezler. Orada yaşadığım bir hikaye var. Beraber büyüdüğümüz camia ve oyuncular var. Kendinden oluşacak duruma düşüncemi söylerdim." ifadelerini kullandı.

"Elneny, doğru oyuncu"

Abdullah Avcı, Arsenal'dan transfer edilen Muhammed Elneny'nin kendileri için doğru oyuncu olduğunu söyledi.

Galatasaray'ın kadrosuna kattığı Mario Lemina'yı da incelediklerini anlatan Avcı, şunları kaydetti:

"Mevkisel olarak Atiba çok önemli bir oyuncu. 37 yaşında ama büyük oyuncu ve bu sistem için çok değerli. Bir sakatlığı var. Atiba gelene kadar Oğuzhan Özyakup'u kullanıyorum. Altı numara mı, 8 numara mı alacağız diye hareket ederken Lemina'yı da inceledik. Lemina da o arada ortalıkta yok. Bir bilgi akışı yok. O arada Muhammed Elneny'yi aldık. Sistemi ve o bölgeyi doğru oynayabilecek, Arsenal'da geçen sezon 30 maç oynamış 27 yaşındaki bir oyuncuyu kadroya katmak daha doğru oldu. O mevkinin doğru oyuncusu."

Siyah-beyazlı takımın teknik direktörü, Jeremain Lens'in iyi niyetli bir şekilde çalıştığını anlatarak, "Lens buranın mukaveleli oyuncusu. Bundan sonra iki senesi daha var. Maksimum verimi almaya çalışıyorum. İyi niyetli bir şekilde işini yapmaya çalışıyor. Diaby ile seçeneklerim çoğaldı. Ona göre, performansa göre seçimimi yapacağım." ifadelerini kullandı.

Yeni transferlerden Tyler Boyd ile ilgili görüşlerini dile getiren Avcı, "Boyd, Avusturya kampında en fazla hayal kurduran oyuncuydu. Şu anda bir öz güven kaybı yaşıyor. Bir gol ve asiste ihtiyacı var. Onu yaptığı zaman özellikleri devreye girecek." şeklinde görüş belirtti.

İspanyol futbolcu Fernando Llorente isminin kendilerine teklif edildiğini kaydeden Avcı, maliyetin yüksek olduğu için transferin gerçekleşmediğini söyledi.

Genç futbolcularla ilgili beklentilerinden bahseden Avcı, şu ifadeleri kullandı:

"Muhayer'i geçen maç oyuna aldım. Kartal Kayra Yılmaz'ı Göztepe maçında oynatabilirdim ama Muhayer'i tercih ettim. Top kaybı az olan bir oyuncu. Erdem ve Rıdvan var. Rıdvan düzgün bir oyuncu. Oyunun her şeyini biliyor ama maç yapmaya ihtiyacı var. İki ayağını kullanabilen, teknik ve kaliteli bir çocuk. Bizimle devam ediyor. Kaleciler Ersin, Utku ve Doğukan var."

Georges-Kevin N'Koudou ile ilgili ilk izleniminin olumlu olduğundu aktaran Abdullah Avcı, "N'Koudou, yaydan çıkan ok gibi gidiyor. Tottenham'ı gördü. İnanılmaz hızlı bir oyuncu. Sonuçlandırmayla ilgili nasıl olacağına bakacağız." diyerek sözlerini tamamladı.