Cumhurbaşkanı Erdoğan New York Times gazetesi için İngilizce kaleme aldığı makalede, “Kötülüğün dünyanın her yerinde pusuya yattığı bir dönemde, uzun zamandır müttefikimiz olan ABD’nin Türkiye’ye karşı attığı tek taraflı adımlar sadece ABD’nin çıkarlarına ve güvenliğine zarar verir. Çok geç olmadan, Washington ilişkilerimizin asimetrik olabileceği yanlış düşüncesini bir kenara bırakmalı ve Türkiye’nin alternatiflere sahip olduğunu kabul etmelidir. Bu tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız. Türkiye, yıllar boyunca ne zaman gerekli olsa ABD’nin yardımına koştu. Kore’de askerlerimiz birlikte çarpıştı. Küba füze krizinin en yüksek olduğu dönemde, Türkiye topraklarında Jüpiter füzelerinin konuşlanmasına izin vererek ABD’nin durumu yatıştırma çabalarına katkı sağladı. 11 Eylül terör saldırılarının ardından Washington bu kötülüğü yapanlara karşılık vermek için dostlarını ve müttefiklerini beklediğinde, askeri birliklerimizi buradaki NATO misyonunu başarıya kavuşturmak için Afganistan’a gönderdik” ifadelerine yer verdi.
Erdoğan makalesinde, “Ne yazık ki bu tehlikeli trendi tersine çevirme çabalarımız boşa çıktı. ABD, Türkiye’nin egemenliğine saygı duymaya başlayıp, milletimizin karşı karşıya olduğu tehlikeleri anladığını ispatlayamazsa ortaklığımız riske girebilir. FETÖ’cüler hükümetime karşı kanlı bir darbe yapmaya çalıştı. O gece milyonlarca vatandaş, şüphesiz ki ABD’lilerin Pearl Harbour ve 11 Eylül saldırılarından sonra deneyimlediği vatana bağlılık hissiyatıyla sokaklara döküldü. Uzun zamandır benim seçim kampanyalarımı yöneten sevgili arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok’un da aralarında olduğu 251 masum insan ülkemizin özgürlüğü için en ağır bedeli ödedi. Ailemin ve benim ardımdan gelen ölüm mangası başarılı olsaydı ben de onlardan biri olacaktım. Türk halkı, ABD’den bu saldırıyı kesin bir dille kınamasını ve Türkiye’nin seçilmiş hükümetiyle dayanışmasını dile getirmesini istedi. ABD bunu yapmadı. ABD’nin olaya tepkisi tatmin edicilikten uzaktı. Türk demokrasisinin yanında olmak yerine ABD yetkilileri ihtiyatlı bir şekilde ‘Türkiye’de istikrar, barış ve devamlılık’ çağrısında bulundu. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’nin iki taraflı bir anlaşma ile Fetullah Gülen’in iadesi için yaptığı talepte hiçbir ilerleme kaydedilmedi” dedi.
ABD’nin PYD/YPG’ye silah vermek için 5 bin kamyon ve 2 bin kargo uçağı kullandığını hatırlatan Erdoğan, “Türk makamlarının tahminlerine göre, Washington son yıllarda PYD/YPG’ye silah vermek için 5 bin kamyon ve 2 bin kargo uçağı kullandı. Hükümetim, ABD’li yetkililerin PKK’nın Suriye’deki müttefiklerine eğitim ve teçhizat verme kararlarından duyduğumuz endişeyi tekrar tekrar paylaştı. Ne yazık ki sözlerimize kulak tıkandı ve ABD silahları en nihayetinde sivil halkımızı ve Suriye, Irak ve Türkiye’deki güvenlik güçlerimizi hedef almak için kullanıldı” dedi.
ABD’nin Rahip Brunson’la ilgili yargı sürecine saygı duyması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Donald Trump’ı birçok toplantımız ve konuşmamızda uyardığım gibi hukuki sürece saygı duymak yerine, ABD dost bir millete karşı haddini aşan tehditler yayımladı ve Bakanlar Kurulumuzun birçok üyesine yaptırım uyguladı. Bu karar kabul edilemez, mantıksız ve en nihayetinde uzun süreli dostluğumuza zarar verici nitelikteydi. Türkiye’nin tehditlere cevap vermediğini göstermek için birkaç ABD’li yetkiliye yaptırım kararı aldık. Biz hep aynı prensibe bağlı kalacağız: Hükümetimi hukuki sürece müdahale etmeye zorlamaya çalışmak anayasamıza ya da ortak demokratik değerlerimize uygun değildir. Türkiye zaman belirledi ve ABD dinlemezse bir kez daha kendi göbeğini kendi kesecek. 1970’lerde Türkiye, Washington’ın itirazlarına rağmen Kıbrıs Rumları tarafından Türk kökenlilere karşı uygulanan soykırımı engellemek için Kıbrıs’a girdi. Son zamanlarda Washington’ın Suriye’nin kuzeyinden gelen milli güvenlik tehditleriyle ilgili bizim endişelerimizin ciddiyetini anlayamaması, DEAŞ’ın NATO sınırlarına erişimini kesen ve YPG’yi Afrin kentinden çıkaran iki askeri operasyonla sonuçlandı. Bu durumlarda olduğu gibi milli çıkarlarımızı korumak için gerekli adımları atacağız” ifadelerini kullandı.
Erdoğan son olarak, “Kötülüğün dünyanın her yerinde pusuya yattığı bir dönemde, uzun zamandır müttefikimiz olan ABD’nin Türkiye’ye karşı attığı tek taraflı adımlar sadece ABD’nin çıkarlarına ve güvenliğine zarar verir. Çok geç olmadan, Washington ilişkilerimizin asimetrik olabileceği yanlış düşüncesini bir kenara bırakmalı ve Türkiye’nin alternatiflere sahip olduğunu kabul etmelidir. Bu tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız” dedi.
01:16 Trump’a destek oranı İran ve akaryakıt fiyatları nedeniyle görev döneminin en düşük seviyesinde
23:20 Diyarbakır’da 14 kilo esrar ele geçirildi
23:19 Diyarbakır’da kaçakçılık operasyonları: 61 kişi hakkında işlem yapıldı
23:17 Diyarbakır’da silah kaçakçılarına darbe
23:15 Diyarbakır’da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 111 kişi yakalandı
23:12 Çin’de altın kalmadı: Bankalarda 'stok yok' uyarısı
22:21 Trump: İran'da zafer kazandık ve onlar bizimle bir anlaşmaya varmak için can atıyorlar
22:06 NASA, Ay'da üs kuracak
20:40 Sayıştay Daire Başkanlığı'na Mustafa Mis seçildi
12:28 Restoranlarda menüler kalınlaşıyor: Ayrıntılı hale gelecek, yiyeceklerin içerikleri ve kalori miktarı da yer alacak
10:44 Hayalet makale problemi: Yapay zeka taslak çalışmaları başka sorgularda mı kullanılıyor?
10:30 Yerel yönetimler teklifinde kritik aşama: Kamu zararı yöneticiden tahsil edilecek
10:27 İslam Memiş: '2026 yılının manipülasyon yılı olduğuna artık inanmışsınızdır'
10:26 Tabelalar bir kez daha değişecek: Benzin ve motorine indirim geliyor
10:24 Kolombiya'da askeri uçak düşmüştü: En az 66 kişi öldü
10:22 Polislerin çalışma sistemi sil baştan: Emniyet Teşkilatı Kanunu güncellenecek
'ABD'nin Türkiye'ye karşı attığı tek taraflı adımlar'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York Times’a verdiği makalede, “ABD’nin Türkiye’ye karşı attığı tek taraflı adımlar sadece ABD’nin çıkarlarına ve güvenliğine zarar verir” dedi.
