AJANSLAR -
Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, SSCI indeksli bir dergiden gelen hakemlik daveti kapsamında incelediği makalenin kaynakçasında kendi adına yapılmış atıflarla karşılaştı. Kaynakçada yer alan üç çalışmadan ikisinin kendisine ait olduğunu belirleyen Kızıltaş, üçüncü çalışmanın ise gerçekte bulunmadığını fark etti. "Hayalet makale" olarak tanımlanan bu kaynağın başlık ve içeriğinin, Kızıltaş'ın henüz yayımlanmamış ve sınırlı sayıda hakemin bildiği güncel çalışmasıyla örtüştüğü öne sürüldü.
Kaynakçada "var", gerçekte "yok"
Kızıltaş'ın, hakemlik yaptığı makalenin kaynakça bölümünde kendi adına atıf yapılan üçüncü bir çalışmayı tespit ettiği, bu çalışmanın gerçekte bulunmadığı belirtiliyor.
Yayımlanmamış metinle örtüşme iddiası
Türkiye Gazetesi'nin aktardığına göre, "Hayalet makale"nin başlık ve içeriğinin, Kızıltaş'ın yayımlanmamış güncel çalışmasıyla bire bir örtüştüğü iddiası dikkat çekti. Bu çalışma için daha önce yapay zekâdan dil ve istatistik desteği alındığı bilgisine yer verildi.
"Gizli içerik" ve veri güvenliği tartışması
Uzman değerlendirmelerine göre örnek, yapay zekânın yalnızca internetteki verileri derlemekle kalmayıp, kullanıcıların sisteme aktardığı yayımlanmamış içerikleri de "öğrenme malzemesi" olarak değerlendirebilmesi ihtimalini gündeme taşıyor. Bu riskin, akademik üretimde veri güvenliği ve gizlilik tartışmalarını yeniden alevlendirdiği ifade edildi.
Yayınevleri "beyan" şartı istiyor
Elsevier, SAGE ve Taylor & Francis gibi yayınevlerinin, yapay zekânın dil düzenleme süreçlerinde kullanılmasına şeffaf beyan şartıyla izin verdiği, ancak benzer örneklerin kullanımın etik boyutunun yanında veri güvenliği yönünü de öne çıkardığı belirtildi.
