İhanet

Ne de çok ihanet var dünyada
ve ne çok hain kokusu burunlarda...
Hatta bazen vatan hainleri anlaşılır gibi duruyor uzaktan...
Siz sadece dostluk yapıyor insanlık ediyorsunuz,
hatta özeleştiri yapıyor sürekli dostluğunuzu ortaya koyuyorsunuz,
...sonuçta dostunuz, dostlarınız ihanet ediyor size...
Sadece seviyor, deli gibi aşık oluyor, hayat atfediyor,
doğan güneşi batan ayı simalarda görüyor dünyayı etrafında döndürüyor, yaşamı ona bağlıyorsunuz;
sonuçta sevgiliniz size ihanet ediyor...
Ondan başka kimim var diyorsunuz, aynı kan aynı canız diyorsunuz,
o varsa ben var, ben yoksam o yok diyorsunuz,
akrabalarınız hatta kardeşleriniz ihanet ediyor...
 
Söylesenize etrafınızda bu kadar ihanet varken,
dost hainler, aşk hainleri, hain akrabalar taşırken yaşamınızda;
kafaları çoğunlukla bilinçleri dahi yerinde değilken dağ inlerinde saçmalıklarla doldurulmuş, zihinleri ile kendilerini o doldurma martavallara dava diye adamış adamların ihaneti az mı? çok mu?
 
Biz bu vatanın içinde yaşayanlar birbirimize bu kadar ihanet ederken, bu hayatta ateşi cürmü kadar yer yakanlar acaba nerden cürret alıyorlar...
Acaba makatımızı kaldıramadığımız sandalyelerde anti sosyal algılarımızla “sosyal medyaya” yorum yazdığımızın yarısı kadar sevse idik insanları ve günlük çıkarlarımıza kurban etmese idik yaşamı, yersiz yurtsuz bu adamlar; bu haddi bulabilirler miydi...
 
Ben ellerimle şehit gömme şerefine eriştim ve belki bir gün şehit olma şerefine de nail olurum lakin bana imansızın yurtsuzun ettiği değildir koyan, zaten ondan beklenen budur ve bana en fazla edeceği de bu olacaktır ama "niyazi" formatında ihanetlere kurban giderek öldürülen ruhumuzdur acı olan...
Evet bu memleketin yerli yurtlu düzenli insanları daha ne kadar sanal ortamlarda gidereceğiz acılarımızı; ne kadar manasız fotoğrafların altına yada üstüne yazdığımız okkalı sözlerle yaşatacağız içimizdeki hainleri...
kendi kendimize yorduğumuz insanlığımızı daha ne kadar peşkeş çekeceğiz bu serzenişlere...
kendi adıma bilerek kimseye ihanet etmedim ki hayat boyu sadakatimle eşdeğer tutuldum tüm platformlarda...
 
Lakin bilmeden de olsa yapageldiğim herhangi bir fiil ihanet olarak algılandı ise karşıdan "özürü" borç bilirim tüm bedenim ve yaşamımla...
Alacaklarımın tahsili derdinde değilim çünkü ütopyalara inanmam;
bence zaten ihanet edecek kadar yüreksiz olan özür dileyecek kadar mert olamaz...
 
Özellikle milenyumda, mertliğin pek de matah bir şey olduğunu zannettiğim için demiyorum ha; merde türkü yazarlar en fazla; ona ihanet edenler de türkü söyleyeni kiralayıp rakı masasını meze eder olsa olsa...
 

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın