07.04.2019 23:53 Güncelleme Tarihi: 08.04.2019 02:21

Başkanlar.. En büyük sorununuz: 'Enerji'

Başkanlar.. En büyük sorununuz: Enerji

Yerel seçimler yapıldı ve o zamandan gelen geçen bir süre var. 30 Büyükşehir Belediye Başkanı, 51 İl Belediye Başkanı, 519 Büyükşehir İlçe Belediye Başkanı, 403 İlçe Belediye Başkanı, 386 Belde Belediye Başkanı olmak üzere 81 ilde toplam 1389 Belediye Başkanı seçtik.

Seçmenlerin beklentileri oldukça yüksek. Özellikle dijital platform, birçok konuda insanların refah düzeyini yükseltme konusunda hem hizmet sunuyor hem de yönlendiriyor. Bu bağlamda baktığımızda dijitalleşme şirketleri farklı yönlere kaydırmaktadır. Her nesnenin birbiriyle bağlantılı olduğu ve daha da bağlantılı duruma geldiği ve geleceği bir dünyada yaşıyoruz.
 
Yapay zekanın (AI) nesnelerin interneti (IoT) ile birleşmesinin sonucu olan;
"Nesnelerin Yapay Zekası (AIoT: Artificial Intelligence of Things)" devrimi akıllı sistemleri daha da ileri seviyede dönüştürmektedir. Ve bilgi her zamankinden daha kolay erişilebilecek seviyelere gelmiştir. Buda insanımızın (tüketicinin) her sektörde olduğu gibi elektrik sektöründeki beklentilerini arttıracaktır. Bunun sonucunda sektör ve tüketici tabanlı bir değişim elektrik sektöründeki şirketlerin yeni iş modelleri ortaya koymasınında önünü açmaktadır. 
 
Gelişen ve gelişmekte olan teknolojiler baz alındığında herkesin ortak olduğu durum tespiti;
 
“Ekonomi ve istihdam” konusudur. Gelin bunun için belirleyici olan enerji başlığını inceleyelim;
 
Türkiye’de elektrik sektörünün dönüşümünde etkili unsurların şu şekilde belirlendiğini göz önüne almakta da fayda olduğunu düşünmek gerekir:

2023 yenilenebilir enerji hedefleri, 
Yenilenebilir enerji kurulu gücündeki artış, 
Batarya maliyetlerinin giderek düşmesi, 
Elektrikli araçların yaygınlaşması, 
Serbest tüketici limitinin düşmesi, 
Bilgiye ulaşımın her yıl kolaylaşması, 
Dijital mecranın öneminin artması, 
Nesnelerin internetinin yayılması, 
Diğer teknolojik devrimler. 
 
Tüm bu trend ve teknoloji devrimleri kaçınılmaz olarak tüketicilere daha fazla elektrik tedariki / tüketim seçeneği sunulması gerektiğinde yolunu açmaktadır.
  
 
Bu girişten sonra incelenmesi gereken Türkiye’nin 2019 Yılı Ocak Ayı Elektrik Piyasası Genel Görünümü ve Ocak 2019 Üretim ve Tüketim durumu:
 
2019 Yılı Ocak Ayı Elektrik Piyasası Genel Görünümü
 

 
‘YEKDEM ‘ Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması
 
LİSANSLI ÜRETİM
 
2019 Yılı Ocak Ayı Sonu İtibariyle Lisanslı Elektrik Kurulu Gücünün Kuruluşlara Göre Dağılımı Ve 2018 Yılı Ocak Ayı Değeriyle Karşılaştırılması (MW-%)
 


 
 2019 Yılı Ocak Ayı Sonu İtibariyle Lisanslı Elektrik Kurulu Gücünün Kuruluşlara Göre Dağılımı (%)
 
2019 Yılı Ocak Ayı Sonu İtibariyle Lisanslı Elektrik Kurulu Gücünün Kaynak Bazında Dağılımı Ve 2018 Yılı Ocak Ayı Değeriyle Karşılaştırılması (MW-%)
 


 
2019 Yılı Ocak Ayı Sonu İtibariyle Lisanslı Elektrik Kurulu Gücünün Kaynak Bazında Dağılımı (%)

Ocak 2019 Döneminde Lisanslı Elektrik Üretiminin Kaynak Bazında Dağılımı Ve 2018 Yılı Ocak Ayı Değeriyle Karşılaştırılması (MWh-%)



Ocak 2019 Döneminde Lisanslı Elektrik Üretiminin Kaynak Bazında Dağılımı (%)

Ocak 2019 Döneminde Lisanslı Elektrik Üretiminin İl Bazında Dağılımı (MWh)


 
Ocak 2019 Döneminde Lisanslı Elektrik Üretiminde İlk 10 Şirketin Payları (%)
 
LİSANSSIZ ÜRETİM
 
2019 Yılı Ocak Ayı Sonu İtibariyle Lisanssız Elektrik Kurulu Gücünün Kaynaklara Göre Dağılımı (MW)

 

 
2019 Yılı Ocak Ayı Sonu İtibariyle Lisanssız Elektrik Kurulu Gücünün Kaynaklara Göre Dağılımı (%)
 
Ocak 2019 Döneminde Lisanssız Elektrik Kurulu Gücünün İllere ve Kaynaklara Göre Dağılımı (MW)
 
İLLER Biyokütle Doğal Gaz Güneş (Fotovoltaik) Güneş (Yoğunlş.) Hidrolik Rüzgar Toplam 


 
FİİLİ TÜKETİM
 
 
Ocak 2019 Döneminde Elektrik Tüketiminin Saatlik Gelişimi (MWh)
 

Ocak 2019 Döneminde Elektrik Tüketiminin Saat Bazında Dağılım
 
FATURALANAN TÜKETİM
 
Faturalanan Elektrik Tüketiminin Dağıtım Bölgesi Bazında
Dağılımının Dönemler Arası Karşılaştırılması (MWh-%)

*Tüketim miktarı, hem iletim seviyesinden bağlı tüketicilerin hem de dağıtım seviyesinden bağlı tüketicilerin tüketimlerini içermektedir.


Ocak 2019 Dönemi Faturalanan Elektrik Tüketiminin Dağıtım Bölgesi Bazında Dağılımı (MWh)
 
Faturalanan Elektrik Tüketiminin Tüketici Türü Bazında Dağılımının
Dönemler Arası Karşılaştırılması (MWh-%)




Ocak 2019 Döneminde Faturalanan Elektrik Tüketiminin Tüketici
Türü Bazında Dağılımı (%)
 
Tüketici Sayısının Tüketici Türü Bazında Dağılımının Dönemler Arası
Karşılaştırılması (Adet-%)

 
Ocak 2019 Döneminde Faturalanan Elektrik Tüketiminin İl ve
Tüketici Türü Bazında Dağılımı (MWh)



 
Bu rakamların öncesine Türkiye’nin son 25 yılına bakıldığında:
Türkiye hızlı büyüyen bir ekonomi iken enerji tüketimi buna paralel olarak artan bir trend izliyor. Son 25 yılda Türkiye’nin yıllık birincil enerji tüketimi 55 milyon ton karşılığı petrolden 155 milyon tona yükseldi. Bunlar dikkate alınarak BP ve TUİK kaynakları incelendiğinde; Türkiye’nin enerji tüketimi (petrol karşılığı milyon ton) ve GSYH ve toplam enerji tüketimi (yıllık değişimler) aşağıdakı tablolarda ele alındığı şekilde bir sonuç veriyor bize:
 


 
İşte bu nedenlerle, Türkiye enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve milli kaynaklara yönelme konusunda yoğun bir ajanda bulunduruyor. 
 
Yerlileşme hükümetin enerjideki en temel politikalarından biri olmayı sürdürürken, yenilenebilir enerji kaynakları gibi alanlar da dahil yerli teknolojiye dönük yatırımların önü açılmaya çalışılıyor.
 
Yüksek büyüme potansiyelinin gerektirdiği enerji ihtiyacını karşılamak üzere, geçtiğimiz yıllarda hükümet teşvikleriyle birlikte yurtiçinde yüklü miktarda enerji yatırımıyapıldı. Sadece Kamu-Özel Sektör İşbirliği kapsamında son 30 yılda 28,8 milyar dolar tutarında sözleşme yapılırken 9,4 milyar dolarlık yatırım yapıldı. Söz konusu yatırımlar ülkenin kurulu enerji kapasitesini artırırken dışa bağımlılığın azaltılması konusunda henüz sınırlı pozitif sonuçlara ulaşıldı.
 
Ve bu tüketim değerlerinin oluşabilmesi için önemli olan Türkiye’nin toplam kurulu gücüne, elektrik üretimi değerlerine baktığımızda da karşımıza şu rakamlar çıkıyor:
Türkiye’nin artan elektrik ihtiyacının karşılanması amacı doğrultusunda önemli yatırımlar gerçekleştirilirken, ülkenin toplam kurulu gücünde ve dolayısıyla elektrik üretiminde son 30 yılda kayda değer bir artış yaşandı. 1980’li yılların ortasında 10.000MW’ın altında olan kurulu güç, 2018 sonu itibariyle 88.550MW seviyesine çıktı. Yenilenebilir enerji kaynaklarından ve yerli kaynaklardan elektrik üreten santrallere verilen teşviklerin artması ile beraber ülkenin toplam kurulu gücünde artış devam ediyor. Bununla birlikte, Türkiye’nin yurtiçi elektrik üretimi dalgalı bir seyir izleyebildiğinden ve toplam talebi karşılayamadığından ithalat yapma zorunluluğu da devam ediyor.



 
Kurulu güç açısından kamunun payı yıllar itibarıyla azalırken özel sektörün payı artıyor. Kasım 2018 itibarıyla 88,347 MW olan kurulu gücün sadece yüzde 20,9’u Elektrik Üretim A.Ş’ye (EÜAŞ) ait iken, kalan kısmı özel sektörün kapasitesini oluşturuyor. Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri kapsamındaki santrallerin devreye girmesiyle kamunun payının önümüzdeki dönemde bir miktar artması bekleniyor.
 


 
Kaynaklarına göre baktığımızda ise Türkiye’de elektrik üretiminin çok farklı kaynaklardan gerçekleştirildiği görülüyor. Bunlar içinde en yüksek pay hidrolik baraj ve akarsularda iken temelde petrol, doğal gaz ve kömürden oluşan fosil yakıtların payı azalıyor.
 
Türkiye’nin nükleer santral kurma hedefi ise, Rusya Federasyonu Arasında Akkuyu Sahasında Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma’nın 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanmasıyla gerçekleşmeye başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED raporu, EPDK ve TAEK onayı ve alınan izinler sonucu Akkuyu Nükleer Santrali’nin ilk ünitesinin temeli atıldı. Bu ünitenin 2023 yılında işletmeye alınması planlanıyor. Türkiye’nin ikinci nükleer santral projesi olan Sinop Nükleer Santrali için 3 Mayıs 2013 tarihinde Japonya ile nükleer santral yapımı ve iş birliğine ilişkin hükümetler arası anlaşma imzalandı. Bu konuda çalışmalar ise devam ediyor.
 
Bütün bu gelişmeler ülkemizde enerji’nin geleceği için önemli.
 
Ancak burada Türkiye’ye sürdürülebilirlik açısından Ekonomik, Çevresel ve Sosyal boyutta baktığımızda ülkemizin enerji üretiminin bir miktarının   Döngüsel Ekonomi (Geri Dönüşüm Ekonomisi) çerçevesinde Yeşil Enerji Üretimine evrilmesi ya da evrilecek olması da gerekmektedir.    
 
Gıda ve içecek konusunda dünyanın en sürdürülebilir şirketlerinden birisi olan Nestle Henniez şişe suyu fabrikası ile İsviçre enerji nakil hatları şebekesi için yeşil enerji üretmek amacıyla büyükbaş hayvanlardan elde edilen gübreyi kullanan, ülkenin en büyük tarımsal biyogaz fabrikasını açmak için İsviçre'de yerel çiftçilerle ortak oldu. Çiftçiler bu ortak çalışmanın karşılığında çevreyle dost gübreye sahip oluyorlar. Bütün bunların dışında Nestle’nin Atıktan Isıya düşüncesiyle geliştirdiği Sıfır Atık projeside önemli. Yüzyıllara dayanan bir teknik kullanarak, çöp sahasına sıfır atık göndermeyi başarma yolundalar.
 
Fawdon'daki Nestlé fabrikasına yapılan yeni eklemeyle her gün yüz binlerce sıvı atığı yeşil enerjiye dönüştüren bir anaerobik çürütme tesisi burası.
 
İngiltere'nin kuzey doğusunda bulunan fabrika, Rolos ve Fruit Pastilles gibi Nestlé'nin İngiltere'deki en iyi bilinen şekerleme markalarından bazılarını üretiyor. Bu şekerlerin üretimi kaçınılmaz olarak bir miktar atık meydana getirir. Bu atıkları çöpe atmak yerine farklı bir şekilde kullanmanın yollarını arayan yöneticiler, anaerobik çürütme denilen ve yüzyıllar öncesine dayanan bir tekniğe başvurdu. Tesis, ağırlıklı olarak fabrikanın sıvı atıklarını işlemeye odaklanıyor. Ayrıca yemeye uygun olmayan ve geri gönderilen çikolatalar ve şekerler ile nişasta ve şeker gibi başka artıklar küçük parçalara ayrılıyor. Daha sonra karışım fabrikanın temizlik işlemlerinden gelen atık sıvının içinde eritilerek 'çikolata çorbası' yapılıyor (ki bunun tadı kesinlikle adı kadar iyi değil).
 
Bu ‘çorba’ sonra hava geçirmez bir tanka aktarılıyor. İçeride anaerobik çürütme meydana geliyor. Bu, bakterilerin biyolojik olarak parçalanabilen malzemeyi parçaladığı doğal bir işlem.  Tarım sektörü bu tekniği yüzyıllardır kullanıyor fakat Fawdon'daki sistemi alışılmışın dışında kılan şey, sıvı atığı çok daha çabuk işleyebilmesi. Bu yöntemle atık ısıya dönüştürülmekte (Anaerobik çürütme işlemi, metan içeren yenilenebilir bir yakıt olan biyo-gaz üretir. Fawdon'da üretilen biyo-gaz, fabrikanın enerji ihtiyacının %5-8'ini karşılayacak kadar enerji sağlayabilir. Çürütücü, enerji üretmenin yanı sıra atık suyun fabrikadan temizlenmesine de yardımcı olur.Basit bir ilkeye dayanan biyo-gaz sisteminin tam istendiği gibi çalışması biraz zamana ve paraya mal oldu. Tesiste üç ay boyunca, anaerobik çürütücünün küçük bir versiyonu kullanılarak projenin pilot uygulaması yapıldı. 4,7 milyon İsviçre Frangı’na kurulan Fawdon'daki sistem ucuz değildi. Ama sağladığı maliyet tasarruflarıyla sistem, ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabildi.)
 
Fawdon projesi, Nestlé'nin yatırım yaptığı pek çok projeden sadece biri.
 
Şirket kısa süre önce Panama'da hayvan yetiştiriciliği yapan çiftçilere küçük ölçekli anaerobik çürütücüler verdi. Bu çürütücüler, hayvan dışkısını, yemek pişirme ve sıvı gübre için biyo-gaza dönüştürüyor. Çiftçilerin artık yakıt için ağaca bağımlı olması gerekmiyor; bu da çevre bölgelerde orman kaybını azaltıyor.
 
Nestlé'nin hedefi: 2020'ye kadar tesislerinde sıfır atığa ulaşmak
 
Nestlé, Çin, Meksika ve Pakistan gibi ülkelerde birlikte çalıştığı çiftçilerle de benzer projeler yürütmekte.
 
İşte bunlar, Şirket’in, “2020'ye kadar tesislerinde sıfır atık sağlama “hedefini başarmak için nasıl çalıştığını gösteren sadece birkaç örnek.
 
Nestlé İngiltere, Çevresel Sürdürülebilirlik Birimi Başkanı Andrew Griffiths'e göre sıfır atık projesinin beklenmedik faydalarından biri de iş gücü üzerindeki etkisi. Atıkların tesiste enerjiye dönüştüğünü görmek, herkesi, fark yaratmak için kendi alanlarında başka neler yapabileceklerine odaklanmaya sevk etti.
 
"Bu, fabrikadaki herkesin, çevre üzerindeki etkimizi azaltmaya yönelik daha yüksek bir kavrayışa sahip olmasına yardımcı olan bir katalizör oldu."
 
Bakteriler çok küçük olabilir ama konu enerji tüketiminin düşürülmesi olduğunda israfın önüne geçerek ve hatta insan davranışını da değiştirerek muazzam bir fark yaratabiliyorlar.
 
“Sıfır Atık” Türkiye içinde önemli bir proje:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, iki, yılda bir yapılan Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesel toplantısında özel konuşmacı olarak yer aldığı “Ortadoğu’yu Sarsmak” oturumunda, Türkiye’de özü tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye dayanan bir çevre seferberliği başlattık. Himayemde yürütülen Sıfır Atık Projesi ile atıkları kaynağında ayrıştırarak, geri dönüştürüyoruz. Yeni bir yaşam kültürü oluşturmaya çalışıyoruz. Proje kapsamında geri kazanım oranımızı, 2030’da %60’a çıkarmayı hedefliyoruz “demiştir.
 
Dünya’nın 1.5 santigrat derece ısınma limitinin aşılması durumunda sıcaklık, yangınlar, fırtınalar, deniz buzu ve deniz  seviyesi yükselmesi, gıda, sağlık ve ekonomi konularında olumsuz  gelişmeler yaşanacağı bilinmektedir.Sadece  yangınların yüzde 37 artacağı ön görülmektedir.


 
Enerji, kontrol edildiği sürece gerekli, yararlı ve tüm proseslerin temelidir.
 
Özellikle İstanbul –Kocaeli ve Hatay Büyükşehirlerinin bu konularda yaptıkları çalışmalar, yeniden seçilen veya yeni seçilmiş başkanların oluşturacağı uzman ekiplerce mercek altına alınmalıdır.
 
Üretilen temiz enerjinin çoğalmasıyla, yeni iş kollarına dayalı istihdamlarında sağlanması olabilecektir.
 
Son cümle olarak; “Ne kadar çok Temiz Enerji, o kadar çok mutlu Seçmen” diyoruz.
 
KAYNAKLAR
1. Mülki İdare Birimleri, e-icisleri.gov.tr web sayfası
2. T.C. ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU - Elektrik Piyasası Aylık Sektör Raporu Listesi
3. Deloitte, Enerjinin Geleceği raporu
4. KPMG, Sektörel Bakış- Enerji – 2019 raporu
5. Milliyet Gazetesi web sayfası
6. KO.Ü. Müh.Fak.Elektrik Müh.öğrencileri.
7. Hükümetler Arası İklim Paneli (IPCC)
”1.5 Derece Küresel Isınma Raporu”
8. WWF web sayfası
9. SAS Analytics web sayfası
10. Nestle Türkiye, Hikayeler web sayfası
11. TEİAŞ web sayfası
 
Katkıları için Hüsnü BAYSAL’a teşekkürler.