AJANSLAR -
Washington Post'un analizinde, Türkiye'nin "İsrail'le giderek artan bir rekabetin de dahil olduğu Ortadoğu'daki yeni güç dengesine hazırlandığı, güvenlik ortaklıkları kurmaya çalıştığı" belirtiliyor.
Yazıda, "Türkiye destekli isyancılarla Suriye'de Beşar Esad'ın devrilmesi ve İran destekli milis örgütlerin zayıflaması, Türkiye'nin sahneye çıkması için bir fırsat yarattı" deniyor.
Diğer yandan ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran savaşının Ortadoğu'yu tahmin edilemeyecek şekilde değiştirebileceğine dikkat çekiliyor.
İran savaşının Türkiye açısından "Washington'la ilişkilerin öngörülemezliğini ortaya koyduğu" yorumu yapılıyor.
Nihayetinde ABD ordusunun İran'la savaşı sonlandıracağı, bunun da "Türkiye'nin kapısına kaos getirirken İsrail'i cesaretlendirebileceği" savunuluyor.
Ankara yönetiminin Suudi Arabistan, Mısır ve nükleer silaha sahip Pakistan gibi ülkelerle görüşerek yeni stratejik ortaklıklar geliştirmeyi hedeflediğine işaret ediliyor.
Pakistan Savunma Bakanı Hoca Muhammed Asıf, 11 Mayıs'taki açıklamasında, Suudi Arabistan'la yaptıkları savunma paktına Türkiye ve Katar'ı dahil etmeyi düşündüklerini bildirmişti.
İstanbul'daki Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi'nin (EDAM) Başkanı Tacan İldem, "ABD gibi ülkelerin elbette küresel bir gündemi var. Biz ABD'yle müttefikiz ancak bazen büyük güçlerin öncelikleri birbiriyle örtüşmeyebilir" diyor.
Bu belirsizlik atmosferinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'yi "Rusya ve Ukrayna'dan ABD ve İran'a kadar herkesle diyalog kurabilen bir arabulucu haline getirdiği" ifade ediliyor.
Diğer yandan Ankara yönetiminin hava savunmasında NATO'ya güvendiği, bu sistemlerin İran savaşında Türkiye hava sahasına giren füzelerin düşürülmesinde etkili olduğu hatırlatılıyor.
Türkiye'nin "bölgesel güç olma hedefine" dair şu yorumlar paylaşılıyor:
Bölgesel güç olma hedeflerine rağmen Türkiye, istediği koşulları tek başına belirleyecek ölçüde sert güce ya da ekonomik nüfuza sahip değil.
Ankara yönetiminin, İsrail'i "kendi çıkarları uğruna diğer ülkeleri hızla istikrarsızlaştıran ve ABD'yi kendi tarafına çekebilen stratejik bir rakip olarak gördüğü" savunuluyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın geçen hafta yaptığı "İran'dan sonra İsrail, düşmansız yaşayamaz. Sadece Netanyahu yönetiminin değil, muhalefetteki bazı insanların da politik dil olarak Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz" açıklaması hatırlatılıyor.
Diğer yandan İsrail'de bu yıl düzenlenecek genel seçimlerde Netanyahu'nun en büyük rakibi olarak görülen eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in şubattaki açıklamasında "Türkiye yeni İran'dır" demesi de tartışma yaratmıştı.
Kaynak: Independent Türkçe
