Rabbinizden mağfirete ve arzı (yerleri) göklerle yer kadar olan cennete koşuşun ki; (o cennet), takva sahipleri için hazırlanmıştır.
İSLÂM’DAN KOPANLAR
MİSAK-AHD-YEMİN
Allahû Tealâ Maide Suresinin 7. âyet-i kerimesinde Allah’a verdiğimiz üç grup yeminden şöyle bahsediyor:
5/MAİDE-7: Vezkurû ni’metellâhi aleykum ve mîsâkahullezî vâsekakum bihî iz kultum semi’nâ ve ata’nâ vettekûllâh(vettekûllâhe) innallâhe alîmun bizâtis sudûr(sudûri).
Allah’ın, sizin üzerinizdeki ni’metini ve “işittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misakinizi hatırlayın. Allah’a karşı takva sahibi olun. Çünkü; O, göğüslerde (sinelerde) olanı bilir.
Ruhlarımız, biz hayattayken Allah’a teslim olacaklarına dair Allah’a misak veriyor.
Fizik vücutlarımız, biz hayattayken Allah’a teslim olacaklarına dair Allah’a ahd veriyor.
Nefslerimiz, Allah’a teslim olacağına dair Allah’a yemin veriyor.
Allahû Tealâ’nın: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine hepimizin verdiği cevap: “Evet, Sen bizim Rabbimizsin.” cevabı.
Allahû Tealâ diyor ki: “Mademki Ben sizin Rabbinizim, öyleyse sizlerden yemin, misak ve ahd istiyorum. Sizin Rabbiniz olduğuma göre Bana bu yeminleri verin.” Ruhumuz, vechimiz ve nefsimiz Allah’a yemin veriyor, misak veriyor ve ahd veriyor. Bununla bitmiyor. İlâhî İrade, yarattığı mahlûkunun cüz’i iradesinden o iradenin de Allah’a, Allah’ın iradesine teslim olması konusunda misak istiyor. İşte Maide-7, bütün bu yemin, misak ve ahdi muhtevasına alan bir âyet-i kerimedir.
Yeminler; ruhumuzun, vechimizin, nefsimizin ve irademizin yeminleridir. Ahd de fizik vücudumuzun ahdidir. Ama bir ahdimiz daha vardır. O ahdimiz, irademizin de misakini kaplar; ruhumuzu, vechimizi, nefsimizi ve irademizi hepsini birden Allah’a teslim etmeyi ifade eder. Ayrıca Allah’ın ahdi ve vasiyeti söz konusudur.
Allahû Tealâ buyuruyor ki:
13/RAD-20: Ellezîne yûfûne bi ahdillâhi ve lâ yenkudûnel misâk(misâka).
Onlar, Allah’ın ahdini ifa ederler (ruhlarını, vechlerini, nefslerini teslim ettikten sonra iradelerini Allah’a teslim ederler). Ve misaklerini (diğer teslimlerle birlikte iradelerini de Allah’a teslim edeceklerine dair misaklerini) bozmazlar.
Allah’ın ahdi, irademizi Allah’a teslim etmektir. Allah’ın ahdi, sadece irademizin Allah’a teslimini ifade eder. Ama irademizi Allah’a teslim edebilmemiz için önce ruhumuzu sonra fizik vücudumuzu sonra nefsimizi Allah’a teslim etmek mecburiyetindeyiz.
6/EN'AM-152: Ve lâ takrebû mâlel yetîmi illâ billetî hiye ahsenu hattâ yebluga eşuddeh(eşuddehu), ve evfûl keyle vel mîzâne bil kıst(kıstı), lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ve izâ kultum fa’dilû ve lev kâne zâ kurbâ, ve bi ahdillâhi evfû, zâlikum vassâkum bihî leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).
Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
6/EN'AM-153: Ve enne hâzâ sırâtî mustekîmen fettebiûh(fettebiûhu), ve lâ tettebiûs subule fe teferreka bikum an sebîlih(sebîlihi), zâlikum vassâkum bihî leallekum tettekûn(tettekûne).
Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Böylece siz takva sahibi olursunuz.
Allah’ın vasiyeti, ruhumuzu, vechimizi, nefsimizi ve irademizi Allah’a teslim etmenin hepsini birden ihtiva eder. Ahdallahi ile Allahû Tealâ’nın istediği şey, irademizin teslimidir.
Bir insanın ahdi, bütün yeminlerini kapsar. Bir insan Allah’a verdiği ahdi gerçekleştirdiği zaman ruhunu da vechini de nefsini de iradesini de Allah’a teslim eden kişidir. Öyleyse bu bapta bir kişinin ahdini yerine getirmesi, ruhunu da vechini de nefsini de iradesini de Allah’a teslim etmesi demektir. Ahd, iradenizin de teslimini içerir. Ama ruhun, vechin, nefsin tesliminden sonraki tek başına iradenin teslimi anlamına gelmez. Ruhumuzu, vechimizi, nefsimizi ve irademizi teslimin hepsi birden kül halinde bizim ahdimizi oluşturur. Yani Allah’ın vasiyetiyle eşdeğer bir husustur. Muhtevasında 4 teslim birden vardır.