Azalan insanlık, büyüyen güç: Savaşların ve salgınların görünmeyen kazananları
Dünya her geçen yıl daha da kalabalıklaşıyor. Artan nüfusla birlikte su kaynakları azalıyor, tarım alanları yetmiyor, enerji ihtiyacı kontrolden çıkıyor. İnsanlık teknolojiyle büyürken doğanın sunduğu nimetler aynı hızla büyümüyor. Belki de bu yüzden son yıllarda yaşanan savaşlar, salgınlar ve ekonomik krizler bazı insanlara artık tesadüf gibi görünmüyor. Sanki görünmeyen bir akıl, dünyanın yükünü hafifletmeye çalışıyormuş hissi oluşuyor.
Corona virüsü çıktığında milyarlarca insan evine kapandı. Küçük işletmeler battı, milyonlar işsiz kaldı. Ama tam o sırada bazı şirketler tarihlerinin en büyük kazançlarını elde etti. İnsanlar hastalıkla uğraşırken teknoloji şirketleri, ilaç devleri ve enerji lobileri servetlerine servet kattı. Birilerinin hayatı küçülürken başka birilerinin gücü büyüdü. İşte insanların aklına takılan soru tam burada başlıyor: Krizler gerçekten sadece kriz mi, yoksa büyük kazançların kapısını açan planlı dönemler mi?
Şimdi yeniden farklı virüs isimleri konuşuluyor. Hantavirüs gibi hastalıkların gündeme gelmesi eski korkuları canlandırıyor. İnsanlar artık yalnızca ölmekten korkmuyor; yönetilmekten korkuyor. Çünkü her yeni kriz sonrası toplum biraz daha kontrol altına giriyor. Dijital sistemler büyüyor, insanların hareketleri takip ediliyor, özgürlük kavramı güvenlik bahanesiyle değiştiriliyor.
Bütün bunların ortasında ise dünyanın gerçek gücü hâlâ petrol olmaya devam ediyor. Tarihte çıkan büyük savaşların çoğunun arkasında enerji kaynakları vardı. Ortadoğu’daki çatışmalar, deniz yolları üzerindeki gerilimler, ülkelerin birbirine uyguladığı ambargolar… Hepsinin merkezinde petrolün olduğu konuşuldu. Çünkü petrol sadece yakıt değil; ekonomi, güç ve kontrol demek. Dünya korku içindeyken petrol fiyatlarının yükselmesi, bazı şirketlerin ve devletlerin kasalarını dolduruyor. Bir tarafta insanlar yoksullaşıyor, diğer tarafta enerji devleri milyarlar kazanıyor.
Belki de bu yüzden insanlar artık savaşlara sadece “ülkeler arası çatışma” olarak bakmıyor. Salgınlara da sadece sağlık sorunu gözüyle yaklaşmıyor. Çünkü ne zaman dünya kaosa sürüklense, aynı isimlerin daha güçlü çıktığı görülüyor. Nüfus azalırken kaynakların paylaşımı kolaylaşıyor, korku büyürken kontrol artıyor ve insanların cebindeki para erirken birilerinin serveti katlanıyor.
Belki tüm bunlar gerçekten sadece rastlantıdır. Ama dünyanın geldiği noktada asıl ürkütücü olan şey, insanların artık hiçbir şeye tamamen tesadüf gözüyle bakamamasıdır.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.
