Cem Özer

Cem Özer

Ben olsam..

Ben CHP’nin yerinde olsam; Tayyip Erdoğan’ı diktatör olacağı gerekçesiyle başkan yapmamak üzere başkanlığa karşı çıkacağıma, 'Ya sizden sonra kötü niyetli biri gelir de bu gücü, yetkiyi kötüye kullanırsa, mesela CHP’li, ya da kripto paralelci biri gelirse...' derdim.
Yok mu böyle bir ihtimal?

Ayrıca CHP’nin tavrı baştan yenilgiyi kabullenmiş değil mi?
Tayyip Erdoğan bu yetkileri isteyerek diktatörlüğün yolunu açıyor demek.

Ayrıca, iki aya yakındır kamuoyunda Atatürk posterinden başka akılda kalan bir söylemi yok. Bu poster meselesini de Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kucağına verirdim. 

                        ****

Ben hükümetin yerinde olsam;
Fener’deki Patrikhane’nin Ekümenikliğini gündeme getirir, Rusya’yı ofsayta düşürürdüm. 

Yani Fener’deki Patrikhane’yi Ortodokslar’ın Vatikan’ı yapardım. 
Tatile gelen Ortodokslar için bir günlük İstanbul yatısı ve Patrikhane ziyaretini de hediye ederdim. 

Neden mi?
Ruslar ve eski Sovyet ülkelerinin halkları Ortodoks da ondan. 

                        ****

Ben HDP’nin yerinde olsam;
Kürt sorununun çözümünde Apo’nun ve PKK’nın muhatap olmadığını, tek yetkili ve demokratik muhatabın halkın oylarıyla seçilmiş olan HDP ve onun Milletvekilleri olduğunu söyler kandile dirsek yapardım. 

PKK’nın en çok Kürtler’e zarar verdiğini Kürtler’e anlatırdım. 

Meselenin etnikden çok ekonomik ve sınıfsal olduğu üzerine politika oluştururdum. 

Böylece ileride belki de sol bir iktidar olabilme ihtimalini oluştururdum. 

                        ****

Ben MHP’nin yerinde olsam;

Türkçülük ve Osmanlıcılık bir arada nasıl olur bir kez daha gözden geçirirdim. 

Osmanlı ulus devlet miydi, imparatorluk muydu? Bu imparatorluğun hükmettiği uluslar içinde Türkler’in yeri neydi?
Türk boyları, Anadolu’da, asırlarca neden Osmanlı’ya isyan etti bir daha gözden geçirirdim. 

                        ****

Ben başörtülü bir kız olsaydım;

Araştırmadan, soruşturmadan, sırf bana öyle düşünmem öğretildiği için,
“Beni başörtüsüyle üniversiteye almadılar, okumamı engellediler” diyerek Atatürk’e, Cumhuriyet’e lanet okuyup Osmanlı’yı yüceltirken,

Osmanlı’da kadının yeri, okuması, geçtim kadını kitap basılması ve okunmasının hem “Muhteşem Yüzyıl” da Müslümanlara yasak olmasını sorgular, bugünlerdeki halimizden 600 küsur yıllık İmparotorluğun mu yoksa yoksa 93 yıllık Cumhuriyet’in mi sorumlu olduğunu bir kez daha tarafsızca araştırırdım. 

                        ****

Bu ülkede neden siyasetçiler ezber bozan politikalar üretmez?
Vatandaş neden ezber bozan şekilde düşünüp davranmaz?
Bir olay karşısında hangi partinin ne diyeceğini, hangi vatandaşın ne tarafta yer alacağını ezbere biliyoruz ve ezber çok sıkıcıdır.

Ezberci eğitimden vazgeçmenin zamanı geldi de geçti. 
Sorun eğitim değil eğitimin nasıl olduğu. 
Sorun atanamayan öğretmenler değil, atananların ne öğrettiği. 

Şimdilik bu kadar. 

Bir daha ki yazıda başkanlık, anayasa, parlementer sistem vs. üstüne geveyeleceğim. Gelmiş geçmiş en iyi Anayasa Hocası olan Server Tanilli’nin öğrencisi olma şansını elde etmiş biri olarak. 

Sağlık, sevgi, mutluluk sizinle olsun.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın