Siyasette görev adamlığı
Üç tür siyasetçi var:
-İnisiyatif makamında oturup inisiyatif sahibi gibi görünenler,
-Görevlendirilenler,
-Prosedür tamamlayanlar/Konu mankenleri…
Doğrudur diyerek değil de, realiteyi okuma babında hep yaptığım bir tespit:
Siyaset siyasetçiye, seçim sonuçları ise sandığa bırakılmayacak kadar önemlidir…
Bu tespitten hareketle,
Siyasetçi türüne dair somutlaştırma yaparsak;
Bahçeli’nin, “görevlendirilen” siyasetçi profilinin en tebarüz etmiş örneği olduğunu söyleyebiliriz.
“Görevlendirilen” siyasetçinin alameti farikası nedir?
-Oy kaygısı gütmemesi…
-Hasım siyasetle dost, dost siyasetle hasım olabilme ve ifrattan tefrite rahatlıkla geçebilmesi…
-Sevmediğini övebilmesi, övgüsüyle gömebilmesi..
-Ve en önemlisi; herkes güncele gark olmuşken, onun, hedef noktasına giden yolun taşlarını sabırla döşemesi…
Açıkçası,
Ben, Sayın Bahçeli’nin, 28 Mayıs 2023 gecesi yaptığı konuşmayla başlattığı, Terörsüz Türkiye Süreciyle sürdürdüğü ve şimdilerde, iktidar cenahında pek de kabul görmeyen önerilerle devam ettirdiği bir planın tıkır tıkır işlediği kanaatindeyim.
Sayın Bahçeli’nin,
Ecevit’le koalisyon kurarken de, fol yok yumurta yokken AKP’yi iktidara getiren ve Ecevit’i bitiren erken seçim kararını ilan ederken de, “tekeden süt çıkmaz Erdoğan’dan da Cumhurbaşkanı olmaz” dedikten bir süre sonra Erdoğan’ın en büyük destekçisi olurken de ve bugün, “ben lafımı ortaya koyarım; alan alır almayan almaz” kabilinden öneriler getirirken de “Görevlendirilmiş Siyasetçi” rolüyle “devlet namına” siyasal rekonstrüktif cerrahi operasyon içinde olduğuna kaniyim!
Sürekli sağ gösteren Bahçeli’nin, tıpkı “Öcalan gelsin konuşsun” çıkışı gibi sol yumruğunu göstereceği günlere çok az kaldığını ve “Game Over” diyeceğini düşünüyorum.
**************
Tepiniş
Dün,
Deniz Feneri Derneği dendi; seküler/Sol-Kemalist tayfa “işte sizin muhafazakar yardım ediciliğiniz bu kadar” diyerek bu milletin yardım ve inanç duygusu üstünde tepindikçe tepindi!
Bugün,
Ahbap Derneği deniyor; muhafazakar mahalle/Siyasal İslamcı tayfa “işte sizin seküler yardım ediciliğiniz bu kadar” diyerek bu milletin yardım duygusu üstünde tepindikçe tepiniyor!
Dündekilere de yazıklar olsun bugündekilere de!..
Kimseyi ayırt etmeksizin söylüyorum:
Ulan! Allah’tan korkmaz, kendi çocuklarından utanmazlar!
Sizin, hepinizin yüzünden bu ülkede artık kimse Türk Hava Kurumu’na, Kızılay’a, TSK Güçlendirme Vakfı’na, AFAD’a, dinî veya seküler yardım vakıf ve derneklerine hatta Diyanet İşleri Başkanlığı’na güvenmez oldu!
Siz, bu tavırlarınızla sadece bu kuruluşların güvenilirliğini bitirmediniz; bu milletin yardımlaşma duygusunu katlettiniz!
İşte eseriniz!.. Ne kadar övünseniz azdır!..
*************
Namaz ve Siyasal İslamcılık Tekeli
Düne kadar,
“Bu CHP’liler abdest almaz-namaz kılmaz beynamaz… Bir kere olsun bir Cuma Namazına gittiklerini, bir camiye girdiklerini gördünüz mü!..” derlerdi.
Bir görüntü; Özgür Özel Kastamonu’da Cuma Namazı için abdest alıyor…
Siyasal İslamcı koro yine sahnede…
Kimisi,
“İnanmayın… Samimi değil… Gösteriş abdesti ve namazı…” diyor; kimisi ise, güya olumlu karşılıyor ama “…inşallah hidayete erer…” gibi istihza içerikli cümleler kurmaktan geri durmuyor!
Tanrı,
Kitabında (Zümer Suresi-Ayet-3) “Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din, yalnız ve yalnız Allah'ındır!” buyurur ama bugün Özgür Özel’in abdestine-namazına laf atanlar “dinin sahibi kendileriymiş” gibi bol keseden ahkam kesebiliyorlar!
Sanki,
Tapulu arazilerine gecekondu yapılmış gibi isyan halindeler!
Sanki,
Din onların tarlası, Özgür Özel de o tarlaya tohum ekip hasat yapmak isteyen bir kanunsuz…
Sanki,
Kendileri Tanrı’nın seçilmişleri; diğerleri, Tanrı’nın lanetlenmişleri!
Hoşgeldin Ümeyyeoğulları, güle güle Emeviler…
En iyisi ben susayım Halil Cibran söylesin:
Din bir tarladır insanlar için; sadece menfaati olanlar sürer o tarlayı…
Kimi cennete gitmeyi umut eder dindarların; kimi cehennem ateşinden korkar cahilce…
İbadet etmezdi insanlar hiçbir Tanrı'ya; yeniden dirilme korkusu olmasaydı!
Ve inkar ederlerdi Tanrı'yı; sevap beklentisi olmasaydı…
Sanki,
Din bir ticarethanedir onlar için; işlettiklerinde kazanıp, ihmal ettiklerinde zarara uğradıkları…
*************
EnDipNot
Ahmet Davutoğlu 7 yıllık Gelecek Partisi’ni kapattıklarını duyurmuş.
Dile getirdiği tüm gerekçeleri çok haysiyetli buluyor,
Ve,
Siyasette pek görülmeyen alicenap tavrı sergilediği için kendisini kutluyorum.
Umarım,
Başka bir hesabı yoktur ve inşallah dümdüz bir “İsyan Ahlakıyla” verilmiş bir karardır!
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.