13.05.2018 04:14 Güncelleme Tarihi: 13.05.2018 05:20 20074 Okunma

Çılgın değil, muhteşem proje: Ayasofya

Çılgın değil, muhteşem proje: Ayasofya

Evet sevgili dostlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Milletvekili seçimleri yaklaşıyor. Tüm partiler vaadlerini, projelerini halka anlatıyor.

Bu aşamada, Peygamberimizin (ASM) müjdesine ve övgüsüne nail olmuş büyük Padişah Fatih Sultan Mehmet Han’ın Ayasofya vakfiyesini hatırlatmayı bir borç biliyoruz.

Ayasofya, çağlar boyunca Fethin sembolü olarak görülmüştür.

Osmanlı’nın iki Manevi Temeli vardır. Ayasofya’da Ezan. Hırka-i Saadette Kur'an

Ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı, 30 Mart 1922 tarihli Tevhid-i Efkâr gazetesinde “Ezan ve Kur’an” başlığıyla neşrettiği bir yazısında diyor ki:

Birgün Ayasofya minaresinden ezan okunduğunu işittim. 857 senesinin o sabahından beri asırlarca günde beş defa okunmuş olan bu ezan, hal’i vaki’di. Bu ezanı dinlerken Fatih’i asıl manasıyla ilk defa idrak ettim!

Yine bir gün padişahlarımızın Topkapı Sarayı’nda Revan Köşkü’nü ziyaret ediyordum; uzaktan Kur’an okunuyordu, yavaş yavaş sese doğru yaklaşırken nereden geldiğini ziyaretimde rehber olan Zâta sordum.

Dedi ki: “Hırka-i Saadet Dairesi’nden geliyor.” Peygamberimiz’in hırkasını sakladığımız cennet gibi yeşil bir odanın Türkkâri penceresi önünde durduk.

İçerde iki hafız vardı. Biri ellerini kavuşturmuş, gözlerini yummuş oturuyordu, diğeri diz çökmüş, müsterih ve yüksek bir sesle okuyordu, rehberime sordum: “Hırka-i Saadet önünde Kur’an ne zaman okunur?” Dedi ki:

Dört asırdan beri her saat! Geceli gündüzlü.” Yavuz’un, Hırka-i Saadet’i Mısır’dan getirip bu odadaki mevkiine koyduğundan beri kırk hafız, nöbetle Kur’an okur. Türk tarihinde bir dakika bile buradaki Kur’an sesi kesilmemiştir.

Gezintilerimde bir hakikat keşfettim.

Bu devletin iki mânevi temeli vardır:

Fatih’in Ayasofya minaresinden okuttuğu ezan ki hâlâ okunuyor!

Selim’in Hırka-i Saadet önünde okuttuğu Kur’an ki hâlâ okunuyor!

Duymuyor musunuz, yine ezan okunuyor!”

Diyor, diyor da,

Duymuyoruz.

Ayasofya mahzun. Ayasofya sessiz.

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’de Adnan Menderes’e bir mektup yazarak Ayasofya’nın tekrar Cami olması gerekliliğini şöyle belirtmişti:

 “Eskilerin lüzumsuz keyfî kanunları ve su-i istimalleri neticesiyle, belki de tahrikleriyle zuhur eden Ticanî meselesini ve ağır cezalarını dindar Demokratlara yüklememek ve âlem-i İslâm nazarında Demokratları düşürmemenin çare-i yegânesi kendimce böyle düşünüyorum: Nasıl Ezan-ı Muhammedîye’nin (ASM) neşriyle Demokratlar on derece kuvvet bulduğu gibi, öyle de, Ayasofya’yı da beş yüz sene devam eden vaziyet-i kudsiyesine çevirmektir.

Başka bir yerde ise Üstad Ayasofya’yı;

 “Hem bu kahraman milletin; ebedî bir medar-ı şerefi (şeref kaynağı) Kur’ân ve cihad hizmetinde dünyada pırlanta gibi pek büyük bir nişanı (madalyası) Kılınçlarının pek büyük ve antika bir yadigârı olan Ayasofya Câmii” olarak nitelendiriyor.

Yani, Ezanı aslisine çeviren Demokrat Parti, bu icraatle kendi kuvvetinden on kat daha fazla kuvvetlendi. Ayasofya'nın ibadete açılması ile daha fazla kuvvet kazanacak diyor.

Bakınız bu da Fatih Sultan Mehmed Han’ın vakfiyesi;

Fatih Sultan 1 Haziran 1453 de Ayasofya için bir vakıf kurar ve aşağıdaki vakıf senedini yazdırır:

İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, bir maddesini tebdil ederse onu iptal veya tedile koşarsa, fasit veya fasık bir teville veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi’nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederlerse, aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterirlerse ve hatta yardım ederlerse ve kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkarlar, camilikten çıkarırlar ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler ister yahut onu kendi batıl defterlerine kaydederler veya yalandan kendi hesaplarına geçirirlerse ifade ediyorum ki huzurunuzda, en büyük haram işlemiş ve günahları kazanmış olurlar. Bu sebeple, bu vakfiyeyi kim değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun, azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah’ın azabı onlaradır. Allah işitendir, bilendir

Burada Sayın Cumhurbaşkanımıza, MHP Lideri Devlet Bahçeli’yr, BBP Lideri Mustafa Destici'ye seslenmek istiyorum

İşte size çılgın değil,

Muhteşem Proje!

Halka bu vaadi verin.

Ayasofya’yı ibadete açmakla,

Tüm islam Dünyasının duasını arkanıza alacaksınız.

Fatihin ruhunu aziz edeceksiniz.

İkinci Fatih olacaksınız.

Dünyanızı kurtaracaksınız da,

Ahiretiniz yüzde 1 milyon kurtaracaksınız.

Risk almaya değmez mi.

Hem dünya 5’ten büyüktür dedikten sonra, almadığınız risk mi kaldı?

Millet sizden bu duruşu bekliyor.

Allah’a Emanet olunuz.