Bence, sadece 17 gün değil; hepten yasaklanmalı!..

Bence, sadece 17 gün değil; hepten yasaklanmalı!..

Yok yok…
Yasaklansın,
Sadece, 17 günlük "kapanma" süresince değil,
Hepten yasaklansın…
Çünkü İslam'a göre haram…
"Sarhoşluk veren her içkinin (yani alkollü içeceklerin) azı da çoğu da haramdır" der.
Hatta Peygamberimiz;
"İçki bütün kötülüklerin anasıdır" buyurur.
Amenna…
Hüküm, net ve açık; itiraz yok…
Bu hadisten devam edelim, o halde.
Bir sebep-sonuç ilişkisi var.
Yani, içkiyle kötülük arasında…
"İçki sebep, kötülük sonuç" şeklinde…
Peki bu hadisi, "bence…" diyerek;  "doğru/yanlış" veya "eksik" yahut da "hata içeriyor" şeklinde tartışmaya/irdelemeye kalkabilir miyiz..!
Hayır tabi ki…

Yeniden başa dönersek;
Neden yasaklansın..?
Kötülüğün anası/babası/Öznesi/Zamiri/sebebi/kaynağı içkidir.
Ammaaaaaaa…
(Bir şey dedikten sonra "ama/fakat/lakin" demeyi de hiç sevmem ama burada demek zorunda kaldım)
Ama'sı var…
Eğer içki içmeyenler, hadiste üstüne basa basa vurgulanan "kötülükleri" işlemiyor,
Bu "Kötülükleri" sadece içki içenler işliyor ise;
Kesinlikle yasaklansın/yasaklanmalı…

Haaaa…
Unutuyordum az kalsın…
Kuran'da ve dile getirdiğimiz hadiste geçen "Kötülük"ler nedir..?
Bunu görmeden/bilmeden/konuşmadan ve gözler önüne sermeden hiç olmaz.
-Hırsızlık/çalmak, kayırmak,
-Başkalarının hakkını yemek,
-Emanete hıyanet etmek,
-Adaletsiz davranmak,
-Zina etmek, zulmetmek/zalimlik yapmak,
-Ayrımcılık yapmak, israf, düşkünü unutmak,
-Bencillik, kibir/enaniyet……
Bu saydıklarımın hepsi, İslam'ın men ettiği/yasakladığı/caiz görmediği/haram veya mekruh dediği kötülükler…
Peygamberimizin hadisinde de "kötülük" diye bahsettiği şeylerin bir kısmı…
Eğer içmeyenler bu eylemleri yapmıyor ise,
İçmemek, bir kulu bu kötü/şer/fena şeylerden uzak tutuyor ise,
Yeniden söylüyorum;
Yasaklansın/tümden yasaklansın…
Neticede;
Yasak gelecek, içki bitecek,
İçki bitecek, kötülük ölecek.(!)

Not:
Dördüncü Murat devrinde içki yasaklanınca bu "kötülüklerin" hepsi bitmiş, başımız göğe erişmiş, kurtla kuzu kardeşleşmiş ve devlet selamete erip, her şey süt liman olmuştu(!)

Polislerin ses ve görüntü çekiminin yasaklanması

"Görevli polislerin ve sivillerin ses ve görüntü kayıtlarının alınması ve sosyal medyada paylaşılması, polisin "özel hayatının gizliliğinin ihlalidir." deniyor.

Anayasa'da zikredilen "özel hayatın gizliliği" hükmüne dayandırılıyor.
Valla şaşırdım.
Bilmiyorsam birisi düzeltsin…
Bir polisin özel hayatı görevde olmadığı anlar değil mi…
Mesela bir haftasonu,
Bir polis eşiyle/dostuyla/çocuklarıyla pikniğe gider.
Genelde ve hatta kesinlikle de sivil giyinir.
Eğer birisi görüntülerini alır ise;
Bu kesinlikle o "polisin" özel hayatının gizliliğinin ihlalidir.
Ve bu ihlale karşı çıkmayacak kişi, kesinlikle art niyetlidir.
Hatta herhangi bir vatandaşa maruz kalsa; aynı ihlal durumu onun için de geçerlidir.
Haaa…
Yoksa şöyle mi;
Piknikteki polisimiz "Kızılay'da başlayan bir gösteri yürüyüşüne müdahale için" acilen göreve çağrılıyor.
Hani, polisimizin tatil günü ve özel hayatını yaşadığı anlar ya…
Pat diye, aniden göreve çağrıldı ya,
O yüzden de, bitmemiş günün geri kalan kısmı,
Görevde bile olsa,
Özel hayat mı sayılıyor ki..!
Ben hala, bir halt anlamadım,
Neyse susayım en iyisi...
Konuştukça batıyorum, galiba...

Merkel...
Bu kadından nefret ediyorum.
Alman devletinin izzet ve azametini yerle bir ediyor.
Elinde cüzdan markete gidiyor,
Koskoca Alman Şansölye'sine, ev işleri yaptırıyor.
Bununla da kalmıyor,
Şansölye'nin kocasını bile, evde yemek/bulaşık/çamaşır vb. gibi işlerle meşgul ediyor.
Aynı kıyafetleri defalarca giyiyor,
Soran gazeteciye de; "ben manken değilim" diyor.
Ezik yahu,
Ezik, bu kadın…
En önemli nokta ise;
Yanında bir korumayla,
Sadece bir/tek,
Normal vatandaş gibi,
Tımbır tımbır yürüyerek dönerciye gidiyor…
Bu kadında akıl yok hiç…
Düşünsenize ya…
18 yıldır koskoca Almanya'yı böylesi bir "sıradan" yönetiyor.
Daha ilginci ise;
-"Sen böyle korumasız-morumasız sokaklarda avare gibi dolaşıyor,
Boğazına hakim olamayıp dönerciye gidiyorsun;
Ya bir saldırı olur ve ölürsen, n'olacak.." diye soranlara ise; ne diyormuş biliyor musunuz…
Özrü kabahatinden beter misali,
Türk dönercinin duvarında gördüğü sözleri söylüyormuş.
Söz dediğime bakmayın,
Merkel için öyle…
Ayet, ayet…
Kadın diyormuş ki;
-"Yahu ne olacak…
Her nefis ölümü tadacaktır/Ecel birdir tegayyür etmez.."
Hımmmm…
Yahu bu kadın gizli Müslüman mı yoksa…
Olur mu, olur…
Hani, İngiliz Veliaht Prens Charles için bile öyle söylendi ya…
Ama bence değil…
Ihhh, hiç değil.
Yok yok…
Çünkü;
Hem Müslüman olmuş olacak,
Hem devlet başkanı olacak,
Ve hem de, izzetsiz/azametsiz/lükssüz/konforsuz/şatafatsız/kibirsiz/egosuz/çok koruma'sız bir hayat yaşayacak…
Mümkün değil/imkanatı yok/olmaz/olamaz..!

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Emre A.
    Başlığı okudum korktum. 1. 2. cümlede hem şaşırdım hem korktum. Sonrasında hak verdim. Kaleminize sağlık. Yine çok güzel yazı.
  • Gly ERDOĞAN
    Söylenecek söz kalmamış. Kaleminize sağlık sayın yazar...
  • Dadal
    Kaleminize sağlık...
  • zavazingo
    İçmemek kötülüklerden uzaklaşmak için yeterli değil. Kötülüklere bulaşmak için içmek yeterli. Bundan dolayı içki süresiz yasaklamalı. Ayrıca içmeyenler şu şu kötülükleri yapıyor demek içmeyi makul, içenleri masum hale getirmez. Belki içeniniz içerek sarhoş, içmeyeniniz içmeden sarhoş demeyi gerektirir. Yok birbirinizden farkınız diyelim. Ya da sen içmesen ne olur içsen ne olur diyelim. Hâsıl-ı kelam 'Yine de yasaklansın'
  • zavazingo
    Bu yasak haberini duyunca ben de kendi kendime aslında herzaman yasak olmalı demiştim. Aynı şeyi düşünmüşüz. Allah yasak koymuş. Daha ötesi var mı? Fıkıhta sedd-i zerai diye bir konu var. Bu sedd-i zerai kavramı kötülüğe giden yolun kapatılmasını ifade eder. İçki de diğer her türlü haram işler de süresiz yasaklanmalı.