Anguslar ülkesi Paraguay ve milli maç
Acaba diyorum,
Türk Milli takımının gol atabilmesi için (yenmesi demiyorum) hatta pozisyona girebilmesi için Paraguay’dan daha kaç oyuncunun kırmızı kart görmesi gerekiyordu?
İki?.. Yoksa üç mü?
Yok yok…
Son zamanlarda futboldan çok uzak kalmışım ben…
Kuralları bile unutmuşum.
Galiba,
Çok yan pas yapıp, topu ayağında en çok tutana -1- puan veriliyor da; benim haberim yok.
Bir ülkenin hal-i pür melali ile Milli Futbol takımı arasında ancak bu kadar benzerlik olur.
Ülkenin en bitik anı, en çok “şahlanıyoruz” denilen an,
O ülkenin Milli Takımının gol bile atamadığı dünya şampiyonası, en şampiyon gibi yolculandığı anmış…
Galiba,
Paraguay’la futbol oynamayı Paraguay’dan inek almayla karıştırdık…
Yoksa,
Paraguaylı topçuları da, kasabın bıçağına teslim olan angus mu sandık?
İktidar,
İçeride sıkıştıkça ve başarısızlaştıkça “Dünyaya ayar veren ülke Türkiye” argümanını işlemeye başladı,
Milli Futbol Takımı da, Dünya Kupası yaklaştıkça “Dünya Şampiyonluğu” idealitesini dillendirmeye başladı.
Ama,
İşte futbol siyaset gibi değil; hele de, uluslararası maç olunca hala rakipten fazla gol atmadan kazanılmıyor.
Tüh be… Daha önce keşke futbolun Trump’ını bulup dostlaşsaydık…
İşte o zaman “galiptir; maçlarda mağlup olan Türkiye” diye slogan atardık hiç olmazsa…
Daha dün,
İktidar muhalefeti eleştiriyor ve diyor ki:
“…2026 senesinin Türkiye'sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar…”
Dünya Kupasına,
En son 2002’de katılmış; dünya üçüncüsü olmuştuk…
Yıl-2026… Yine katıldık ve bu defa şampiyonuz…
Ama,
En puansız, en golsüz ve en gol pozisyonsuzlukta şampiyonuz…
Tıpkı,
İç siyasetle uluslararası siyaseti/diplomasiyi karıştırdığımız gibi,
Galiba,
Dünya Şampiyonasını ile Türkiye futbol ligini de birbirine karıştırdık.
Her iki alanda da,
İçeride manipülasyonun tillahını yaparken; Kapıkule’yi geçince bir yerlerimizin ayazda kaldığı iyot gibi çıkıyor ortaya…
Allah aşkına!
Bir bakar mısınız; 2024 senesinin Türkiye’sinde seçimi kaybet ve sonra 1958-59-60 model bir siyasetle muhalefetin anasını ağlat/yargıyı siyasallaştır/devletin de ahalinin de ekonomisini perişan et ve sonra da kalkıp; “…hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar” de!..
Kim inanır?
İnansa inansa Milli Takım hocası Montella inanır…
Bu arada,
Bu Montella Hoca da çok komik adam.
Avusturalya maçı sonrası eleştirilere dayanamamış diyor ki:
“Ben pek çoğunuzdan daha Türk’üm…”
Bunu duyunca acı acı güldüm…
Bre Muhterem!
Seni biz, Türk olmadığın için Teknik direktör yaptık; Türkleş diye yapmadık.
Seni biz, bizden farklı baktığın için Teknik direktör yaptık; bizim gibi bak diye yapmadık.
Biz sana, “Milli Takımı çalıştır” dedik; “Türk tipi Yerli ve Milli ol” demedik!
Yani ne diyeyim ki…
Neredeeenn Nereye…
2002’de dünya üçüncüsü olan Türk Milli Takımından; 2026 senesinde, gol bile atamayan Türk Milli Takımına…
2002’de iktidara gelip enflasyon ve faizi yüzde 10’ların altına indiren Türkiye iktidarından; 2026 senesinde, yüksek enflasyonda dünya dördüncüsü/Avrupa birincisi, yüksek faizde dünya ikincisi/Avrupa birincisi olan Türkiye iktidarına…
En çok da Montella’ya üzülüyorum ben…
Herifi kendimize benzettik ama şimdi günah keçisi olacak…
Bence,
Bu Montella gizli İmamoğlucu…
Hatta,
Hakan Çalhanoğlu bile İmamoğlucu olabilir.
Herif ülke ülke dolaşıyor.
Öyle ya; “gavurun” ekmeğini yiyen “gavurun” kılıcını çalar.
Bakın,
Demedi demeyin;
Milli Takımın gol bile atamaması Türkiye iktidarına bir kumpas.
“Şahlanan Türkiye’yi kıskanıyorlar” ve önümüzü kesmeye kalkıştırlar.
Mesela;
Paraguay maçının hakemi…
Araştırın adamı; Londra-Tel Aviv hattında fır döndüğünü göreceksiniz.
Belki,
Başka bir isimle Türkiye’ye gelip; Abdullah Gül ve İmamoğlu’yla bile görüşmüş olabilir.
Behemahal,
CeHaPe’nin Silivri Hapsanesi Konukevi kayıtları incelenmeli…
Yok kardeşim yok…
Türkiye iktidarı ne zaman ki “İlay-ı Kelimetullah” dedi ve “Türk-Cihan Hakimiyet Mefkuresini” cümle cihana ilan etti; bütün dünya karşımıza dikildi!
Bakın,
Simon Kuper denen adam “Futbol asla sadece futbol değildir” diye boşuna dememiş.
Adeta,
Şahlanan Türkiye’ye karşı dikilen Haçlı zihniyetine işaret etmiş.
Efendiler!
Dünya kupasında Avusturalya ve Paraguay’a yenilmedik; şer güçler ve içerdeki işbirlikçisi bu CeHaPe zihniyetinin ihanetine yenildik.
Ama,
Bizi durduramayacaklar!
Bize diz çöktüremeyecekler!..
Şunun şurası ne kaldı; 15 gün sonra nasılsa Trump gelecek, yeni havalimanımıza inecek ve kudretimizi görecek!
Ondan sonra ise,
Tüm cihana haykıracağız:
“And olsun ki,
Ceddim Sokullu Mehmet Paşa’nın “onlar İnebahtı’da donanmamızı yakarak sakalımızı kestiler” demesi gibi bugünün haçlı zihniyeti ve içimizdeki işbirlikçilerin ihanetiyle Dünya Kupasında Milli Takımımızı anguslar ülkesine mağlup ettirenler bilsinler ki sadece sakalımızı kestiler. Ancak kesilen sakal daha gür çıkar.
Fakat biz, onların henüz bir yerlerini kesemesek de; kimbilir belki yarın belki de hiç gelmeyecek bir yarın onların bir yerlerini kesip saraylarımızda hadımağası bile yapmayacağız…
Bu dünya bir merhametli monarka çok, iki merhametli monarka azdır…
Az kaldı...
Biz Osmanlı torunlarıyız…
Bekle bizi cümle alem…”
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.