Evanjeliklerin İŞİD'ten bir farkı var mı?

Evanjeliklerin İŞİD'ten bir farkı var mı?

Trump ve Netenyahu…
Biri Yahudi biri Hristiyan…
İkisi de,
Dinle-diyanetle alakası olmayan iki “beynamaz…”
Ama,
İşlerine gelince,
Biri radikal Yahudi, öteki Hristiyan tarikatçı…
Geçen gün,
Evanjeliklerin bir dua ritüeliyle Trump’ı kutsamasını izledim.
Gerçekten çok trajikomikti…
Gerçi,
Trump’ın da geri kalır yani yok ama tam bir psikopatlar güruhu toplamış,
Güya dua ediyorlardı…
Eminim ki ,
Trump bile gülmemek için kendini zor tutuyor,
Ve,
Yapılan duanın kelimesine bile inanmıyordu…
Düşünsenize;
Trump gibi, pedofilik pezevenk Epstein’in en yakın dostu olan birisi, bir anda, Protestanlıktan ayrılan ve İsa-Mesih inancına iman eden radikal-sapkın bir tarikatın kutsama töreninin baş aktörü…
Evanjeliklerin, İŞİD’ten bir farkı var mı?
Bence yok…
Hatta,
Amerikan siyaseti ve başta Pentagon olmak üzere bürokratik yapılardaki örgütlenmesine bakınca;
İŞİD’ten daha tehlikeli, daha marjinal, daha uçuk ve daha sapkın bir dincilik…
O halde neymiş?
Din, dinsel seramoniler, kutsama ritüelleri ve dinin toplumsalı manipüle etkisi, ülke ve din farketmeksizin her coğrafyanın siyasetçileri için kullanışlı bir afyonize malzemeymiş…
Trump ve Netenyahu…
Anadolu tabiriyle;
Dinde yaya imanda piyade iki muhteris/narsist ve iktidarda kalmak için dinle pedofiliyi bir arada kullanmaktan imtina etmeyecek kadar azgın iki canavar…
Dünyanın geldiği nokta bu…

************

Bölgemizin Hal-i Pür Melali
Kelimenin tam anlamıyla Olağanüstü Hal…
İkinci Dünya Savaşında Hitler ve Musollini’nin Avrupa coğrafyasına yaşattığından daha beter bir durum…
Netenyahu Hitler… Musollini Trump...
Başlayan süreç,
Tüm dünyayı ve özellikle bölge ülkeleri ve hassaten Türkiye’yi etkiler mi?
Etkilememesi mümkün değil…
Hemen her ülke kendi iç siyasetine de bir format çekmek zorunda kalacak gibi…
Bundan 4-5 ay önce/2025’in sonunda,
Bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 16 bakanlık bünyesinde “Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığı” kurulmuştu.
Ve geçen gün,
Bu başkanlıklara başkan ataması yapıldı.
Bu başkanlıklar ve başkan ataması gerekli miydi?
Bence de gerekliydi.
Ama,
Zamanlaması manidar…
Demek ki,
Hükümetimizin, olacaklara dair derin öngörüsü(!) varmış…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan…
Ateşi her geçen gün harlanan bölgemizde,
Neredeyse  son bir yıldır Türk devlet politikasının en popüler ve aktif figürü…
İç siysette,
İktidar içi taht kavgasında belden aşağı/yukarı farketmeksizin saldırılara maruz kalsa da; İsrail/Amerika/İngiltere tarafından oldukça kabul gören ve yüksek etkili iletişim kurulabilen birisi…
Acaba,
Önümüzdeki günlerde Hakan Fidan’a yeni bir görev verilir mi?
Mesela;
Cumhurbaşkanı Yardımcılığı veya hem yardımcılık, hem de Dışişleri Bakanlığı…
Olur da,
Bölgenin yaşadığı olağanüstü hal/savaş durumundan hareketle
Ve,
Bu savaşının ekonomik etkilerinin özellikle de petrolde dışa bağımlı ve/veya gelişmekte olan ülkeleri çok pis vuracağı realitesinden hareketle;
Türkiye’de adı konulmamış bir olağanüstü hal durumu oluşacak olursa; ABD/İsrail ve İngiltere, bu sürecin uyumlu yürütümü için en uygun ismin Hakan Fidan olacağını düşünmüş olabilirler mi?
Son günlerde,
Özellikle Amerika referanslı çıkan,,
Ve,
Erdoğan’ın, siyaset mantalitesi ve İranlaşma yatkınlığından dem vuran haber ve yorumların bir amacı da acaba Türkiye’de yönetim değişmeden gücün el değiştirmesine zemin hazırlamak olabilir mi?
Bir şey duymadım…
Benimki sadece gündemi yorumlama ve gidişat okumadan ibarettir.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları