Kültür Bakanı, durma; 'Türbede El Genelgesi' çıkart..!

Kültür Bakanı, durma; 'Türbede El Genelgesi' çıkart..!

Bence Kültür ve Turizm Bakanlığı acilen bir "Genelge" çıkartmalı.
“Türbe’ye gidenlerin ellerini nereye koyacakları/koymayacaklarına dair bir genelge”
Olur mu,
Olur…
Belki Anayasa’yla bile bağlantılı olabilir.
Uymasa bile, uydurulacak bir Anayasa maddesi bulunur.
El deyip geçmeyin,
"Bir elin nesi var, iki elin sesi var' der, Atalarımız…
Bakın bakın…
Atalar bile "iki el" vurgusu yapıyor.
Haaa…
Bu bağlamda;
Eğer ki, genelgeyle Anayasa arasında "zopzorlama bir bağ" oluşturulamazsa; bence genelge sahipleri kaygılanmasın.
Atasözüyle bağlantılandırırsınız.
Atasözlerimiz de bir nevi “Atayasa” sayılır.
Ha Anayasa,
Ha Atayasa…
Bizim kültürümüzde zaten, “Ana-Ata” tabirleri yanyana kullanılır.
Değişen pek bir şey olmaz.
Zaten “yaptık oldu” diyerek, aynı kapıya çıkartırsınız.
Mehmet Akif bir şiirinde;
“………………….. iki el bir baş içindir” der.
Bakın, yine “iki el” vurgusu.

Peki “Genelge”ye sebep teşkil eden “utanç verici” olay ne idi..?
Ekrem’in, türbede “ellerini” hem de “iki elini” arkasına götürmesi ve üstüne üstlük, bir de“arkada bağlaması” idi.
(Gerçi, “ellerini önünde bağlasa” o zaman da ne derlerdi ki…
Merak ettim, onu da…
Gerçi ona da bir kulp takılır/bir laf sokulur/bir suç isnadı bulunabilirdi..!
Hiçbiri olmadı diyelim; kesin,  “pamuk”çu bir profesör çıkar “dinsel mugayirlik/aykırılık” atfeder ve;
Muhteremler,
Bu merdud/haram –helal bilmez/dinde yayan imanda piyade Ekrem’in ellerini önünde bağladığına, sakın aldanmayın,
Siz, o elleri arkada bağlanmış gibi düşünün.
Yaptığı, riyakarlık/kandırıkçılık ve müminleri aldatmaya matuf bir fiildir.
Çünkü CeHaPe gibi bir partiden başkan olan  “ehl-i dünya ve ehl-i sefahet bir nur’suzun(!)”, maneviyat mekanları türbelerimizde işi ne…
Zaten “aldana aldana” perişan olduk. Önüne gelen “aldattı” bizi…
Ekrem’in elleri de, riya’dır riya… ve ellerini önünde bağlayarak aldatıyor…”
derdi.)
Bu nedenle,
Hemen/acilen/behemehal/
Önüne ardına bakmadan/hukuk tekniği mekniği demeden,
Türbelerimiz riya/fesat dolmadan,
Çıkartın bu genelgeyi,
Çıkartın.
Boşverin…
İsteyen, “Genelgeci/Genelgeist/Genelge Düşkünü”, desin,
İstemeyen de… Ne bileyim, kendileri billir, hiçbir şey demesinler….
Siz onu/bunu umursamayın bile…
Çünkü, türbelerimiz “iki el”in utanç dolu sarmaş-dolaş  görüntüsünden kurtulacak.
Hem de arkada…!
Sayın Kültür Bakanı…
Görev seni bekliyor,
Hala, ne diye durursun…
“Yürü hala ne diye oyunda oynaştasın,
Fatih’in türbesine genelge çıkaracak yaştasın…”

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Dadal
    İnsanlar kafayı yemiş. dava açılması ayrı bir komiklik ama asıl komik olan bir ekip oturmuş saniye saniye Ekrem İmamoğlu'nu izliyor. Belli ki bir açığını bulamayınca böyle bir dava açmak istemişler. Buradan Ekrem İmamoğlu'nun ne kadar namuslu bir siyasetçi olduğunu anlayabiliriz. Keza ellerini arkaya bağladığı için dava açanlar, belediyenin bir lirası kaybolsa ortalığı ayağa kaldırılardı.