“15 ilde LGBTİ+ ve uyuşturucu operasyonları”: İşte şimdi ülke bağırsaklarını temizlemeye başladı
Açıkçası düne kadar “neden yetkililer bir şey yapmıyor ki” dediğim toplumsal ahlakı zedeleyen ve maşeri vicdanı acıtan pek çok soruna el atıldığını görmekten çok memnunum.
Bu konuda başta Adalet Bakanlığı olmak üzere jandarma ve emniyet güçlerimizi yürekten kutluyorum.
Tabi ki, bu süreçlerin yürütümü talimatı veren siyasi iradeyi/Cumhurbaşkanımızı da…
Arkadaşlar!
Yapılan her icraat/her soruşturma/her operasyonla ilgili öküz altında buzağı aramaya gerek yok.
Eğri otursak da doğru konuşmakta fayda var.
Yok işte “siz yapılan operasyonların içeriğine bakmayın; hepsinde iktidarın bir menfaati olduğu için yapılıyor veya iktidar kamuoyunu meşgul etmek için yapıyor” falan filan gibi laflar; kimse kızmasın ve kusura bakmasın ama gerçekten iyi niyetimizin ne kadar kaybolduğunun işaretinden başka bir şey değil!
Cemaate de yapılıyor, tarikata da yapılıyor, yolsuza da yapılıyor, yolluya da yapılıyor, muhalife de iktidardan yana olana da yapılıyor.
Üstelik bunlar herkesin ve hepimizin gözü önünde cereyan ediyor zaten.
Misal;
LGBT’ye/Gay klüplere yapılan operasyonlar, uyuşturucu operasyonları…
Bunun neresi kötü arkadaşlar Allah aşkına!
Düne kadar neden yapılmıyor diyenler ne yazık ki şimdi de kalkmış neden yapılıyor diyor.
Kusura bakmayın ama bunu diyenlerin, ne önünden gidiliyor ne de arkasından!
İlla bir şey denecekse; “bak işte; istenince yapılıyormuş. Neden geciktiniz ve neden bugüne kadar yapmadınız” denmeli!
“Geç oldu ama yine de güzel oldu/iyi oldu/oluyor” denmeli.
Öyle bir hale gelmişiz ki; uyuşturucu operasyonları noktasında bile ittifak edemez durumdayız!
Adalet Bakanlığı ve savcı/hakimlerimiz bahse konu araz ve sorunlarla alakalı harekete geçiyor; bu konuda bile iktidar/muhalefet ayrımcılığı içinde yaklaşım sergileyip “iyi oldu/oluyor” diyen bir muhalifi iktidar yardakçısı diyerek linç etmeye kalkıyoruz!
Geçen gün sanırsam bir CHP’li vekil Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la ilgili oldukça pozitif söylem kullanmış ve icraatlarını övmüş. Vay sen misin bunu diyen!
Ne olmuş yani! Laf zamanı Sezar’ın hakkı Sezar’a demeyi seviyoruz ama iş realiteye gelince hakkı haklıya teslimde kaçak güreşiyoruz!
Yapmayın etmeyin; bu yaklaşım, yaklaşım da değil/muhaliflik de değil/siyaset de değil…
Bakınız,
İyi bir şey yapılıyorsa; o, sadece iyi bir şeydir.
Hatta daha ileri gideyim; başka bir şeyin kamufle edilmesi için bile iyi bir şey yapılıyorsa; o, yine de iyi bir şeydir.
Söz konusu uyuşturucu/fuhuş/LGBT gibi toplumu derinden çürüten ve özellikle de çocuklarımızın geleceğini karartan tehlikeler olduğunda; ben, “ama/fakat/lakin” demeksizin desteklerim, destekliyorum, destekleyeceğim de…
Umuyorum ve inşallah ilgili ve ilişkili devlet birimlerimiz başlattıkları bu yolda aralıksız ve artırarak operasyonlara devam edip bu ve benzeri bulaşıcı illetlere karşı hem her türlü mücadeleyi sergilerler, hem de her türlü önlemi alırlar!
Görüyorsunuz;
Yeter ki devlet istesin; demek ki oluyormuş!
Yeter ki devlet istesin; faili meçhuller de çözülüyormuş, dokunulmaza da dokunuluyormuş, milletin rızkına göz dikenin de gözü oyulabiliyormuş.
Çok kullanılan ve sakız gibi çiğnenen tabirleri kullanmayı pek sevmem ama Adalet Bakanlığının önderliğinde yapılan operasyonlara bakınca “Ülke bağırsaklarını temizliyor” söylemi cuk oturuyor inanın!
O yüzden birini veya bir siyaseti sevmiyorsanız bile o birinin veya o siyasi iradenin yaptığı iyi/hoş/kıymetli bir icraata, iyi/güzel demekten kendinizi alıkoymayın! Kendinizi bundan mahrum etmeyin!
Hiç olmazsa, siyasetin fevkinde hepimizi/herkesi ve hepimizin çocuklarını ve onların geleceğini ilgilendiren konularda müttefik olup; olumlu icraat yapanlara destek olarak şevke medar kılalım veya bari susarak yürüyen atın başına vurmayalım!
Arkadaşlar!
Bazı tehlikeler aldı başını gidiyor!
Hele de içinde bulunduğumuz dijital çağın sosyal medya imkanlarıyla kötülük sıradanlaşıyor!
Allah aşkına görmüyor musunuz!
Sosyal medyada boy gösteren mafyatik tipler, uyuşturucu pazarlamacıları, muhabbet tellalları hatta üç kuruşa tetikçi kiralama reklamları almış başını gidiyor!
Bunları takip edip göz açtırmayan ve hatta soruşturmalarla gözaltı ve tutuklama yapan devlet birimlerimize yapacağımız tek şey teşekkür ve destek olmaktır.
Muhteremler! Dalga geçer gibi çizgi film karakterlerinin adını alıp daha 14-15-16 yaşındaki çocukların eline silah verip sokaklara salmaktan/haraç toplamaktan imtina etmeyenlere yapılan operasyonları nasıl desteklemez veya nasıl kulp takabiliriz!
Gerçekten aklım almıyor benim!
Sosyal medya tehdit arenasına dönüşecek ama savcılarımız buna ifade özgürlüğü deyip susacak; öyle mi?
Kusura bakamayın ama böyle bir dünya yok ve yargı mensuplarımız/kolluk güçlerimiz ne kadar eleştirilseler de aman vermiyorlar, vermeyecektir!
Birkaç çakal-çukal, devleti yok sayarcasına sosyal medya hesabından arkasına taktığı tipsiz tiplerle geçiş töreni yapacak ve devlet kurumları bunu görmezden gelecek!
Hadi oradan hadi oradan!
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.