Yatay çekimdir, yatay..

Yatay çekimdir, yatay..

Geçenlerde AK Parti Kongresi oldu.
Salonun içinde ve dışındaki kalabalık tartışılıyor.
Siyasette kalabalık olmak gayet normal.
Hatta, iftihar edilesi ve gurur duyulasıdır.
Ama Pandemi'deyiz…
Tüm yetkililerin/yetkisizlerin, haklı olarak dilindeki; "Maske-Mesafe-Hijyen…"
Açıkçası ben de, Kongre kalabalığını görünce;
Ya Kovid denen virüs yok veya bir algıdan ibarettir,
Yahut da, AK Parti kongre günü için Kovid ile bir günlük geçici ateşkes imzalamış galiba, diye düşündüm.
Ama bu konuya dair Grup Başkan Vekili Cahit Özkan'ın açıklamalarını duyunca; hepimiz ve herkesin "gaflet/dalalet/rezalet" ve en önemlisi göz bozukluğu içinde olduğunu farketmiş oldum.

Ah şu bizler…
Ne büyük gafiller veya şaşı bakıp şarlatanlarmışız da; haberimiz yokmuş.
Aydınlattı bizi; sağ ve ebedi milletvekili olası çok sayın vekilimiz…
"Yatay çekimdir, yatay…" dedi ve;
"Bir kilometrekarelik alanda, inanın yatay çekimde, insanlar adeta üst üste binmiş gibi gözüküyor. Oysaki o kalabalığın içerisinde bulunduğunuz zaman orada çok daha küçümsenmeyecek bir mesafe vardı.
Ben orada yatay bir kamera çekiminin yanılttığını düşünüyorum."

Sizi gidi sizi, yatay çekim yapan gafiller…
Hele sizler, hele sizler…
Biz biliyoruz; arkanızdaki dış güçler…

Ama bir şeyi merak etmeden de, duramıyorum.
"Milli/Yerli ve İktidara yakın medya" da "yatay çekim" yapmış, maalesef.
Çünkü "yatay" olmayan bir çekim olmuş olsaydı; çoktan kör veşaşı gözlerimize sokulurdu.
Cahit Özkan'ın bunlara ne diyeceğini ve/veya bu medyanın Cahit Özkan'a ne diyeceğini çok merak ediyorum doğrusu…

Neyse…
Ben merakımla kalayım ve bu konudan hareketle aklıma gelen bir fıkrayı paylaşayım.

"Kilisenin birinde zangoç çanların altında dikiliyormuş.
Papaz, sinirle zangocun 2 metre ötesine gelmiş ve;
– "Yine kutsal şarabı içtin değil mi?" diye bağırarak sormuş.
Zangoç;
– "Dediğin hiçbir şey duyulmuyor. Bağır bağır!" demiş, yandan yandan bakarak.
Papaz iyice sinirlenmiş;
– "2 metreden nasıl duyulmuyor?" demiş.
Zangoç hala;
– "Dediğin duyulmuyor. İstersen sonra konuşalım." diyormuş.
Papaz artık o kadar çok sinirlenmiş ki, neredeyse zangocun üzerine üzerine yürüyecekmiş.
– "Nasıl duymuyorsun be adam?" diye kükremiş.
Sonunda Zangoç;
– "İstersen yer değiştirelim. O zaman belki duyulur." demiş ve yer değiştirmişler.
Zangoç;
– "Şimdi sen söyle bakalım. Geçen ay toplanan hayır parasına ne oldu?" diyerek papaza bakmış. Papaz;
– "Zangoççum valla sen çok haklısın. Gerçekten de 2 metreden duyulmuyormuş..."

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • D.D.
    Dış güçler + Ekrem İmamoğlu... Sorumlular belli :)