2021'in yeni umudu: Hidrojen

Hidrojen yakıt hücresi teknolojisinin pille çalışan elektrikli araçlara oranla daha verimli olabileceği görüşünü savunan endüstri yöneticilerinin, hidrojene olan ilgiyi en üst seviyeye çıkardığını biliyoruz.
2021'in yeni umudu: Hidrojen

Teknolojik olarak daha hızlı yol almak ve daha tasarruflu olması adına hidrojen yakıt teknolojisinin baş köşede yer alacağını söylemek doğru olacaktır.

Avrupa ülkelerinin hidrojen ile alakalı ciddi bir planlama için düğmeye bastığını, dev hizmet kuruluşlarının hidrojene geçmek adına projeler ürettiğini düşünürsek, ülkemizde enerji sektörü, hidrojen konusundaki gelişmelere ayak uydurmuyor mu?

Tabiki Türkiye’de uyumuyor…

Hidrojen gündemimizde…

Alternatif yakıt olarak kullanılması adına projeler geliştiriyoruz.

Türkiye ısınmada hidrojen kullanımına hazırlanıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen hidrojenin ısınmada kullanılmasıyla dışa bağımlılığımızı azaltmayı ve artırılan verimlilik sayesinde de emisyonlar düşürülecek.

Türk enerji şirketlerimiz doğal gaza belirli oranda hidrojen enjekte ederek performans değerlendirmelerini de tamamladılar.

Bu yılın sonlarına doğru tamamlanması düşünülen projeyle, doğal gaz dağıtım şebekesine verilen gaz miktarının % 6’sı hidrojen olacak.

Hidrojen ile hem tasarruf sağlayacağız hem karbon ayak izlerini azaltacağız.

Rüzgar ve Güneş enerjisi üretimi ile alışılmış enerji tüketen sektörler arasında bir köprü vazifesi görecek olan hidrojen, yenilebilir enerji ile var olacak gelecek enerjisi sistemimizde etkin bir rol oynayacaktır.

Bu sebeple hidrojen konusunda devletlerin destekleyici ve düzenleyici bir duruş sergilemesi gerekmektedir.

Son yıllarda büyük devletler ve devletlerin bağlı olduğu birlikler özel hidrojen planlarını ve projelerini hayata geçirmek adına anlaşmalar imzalıyorlar.

İngiltere, Japonya,Güney Kore, Avustralya, Hollanda, Fransa, İtalya, İspanya, Çin, Ukrayna, Almanya,İsviçre, Fas, Kaliforniya, Rusya ve Norveç hidrojen konusunda hızlı davranarak enerji hedeflerine daha çabuk ulaşmayı amaçlıyorlar.

Yapılan son stratejik planlar, dinamik olarak büyüyecek olan hidrojen pazarını ortaya çıkaracaktır.

Ulusal stratejiler, 2050 için beklenen hidrojen talebinin küresel düzeyde toplamı 9000TWh’ye varan bir potansiyeli veya yılda yaklaşık 270 milyon ton hidrojeni işaret ediyor.

Hidrojen hedeflerine ulaşmak için yeni politikalara ihtiyaç duyulduğu bir gerçektir.Bu gerçeğin farkında olarak planlarını ve projelerini bu eksende gerçekleştiren ülkelerin enerjide büyük bir başarı yakalaması kaçınılmazdır.

Yerli üretim veya ithalat yoluyla mevcut enerji bağımlılığını azaltarak enerji arzını çeşitlendirmeye yardımcı olan hidrojen evrensel bir enerji taşıyıcısıdır.

Hidrojen üretimi yeni iş imkanları yaratmakta ve ekonomik büyümeyi desteklemektedir.

Hidrojen bu yönüyle dışa bağımlılığımızı azaltmak adına Türkiye için vazgeçilmezdir.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen yeşil hidrojen, fosil yakıtlardan üretilen gri hidrojenden 3-5 kat daha pahalı maliyete sahiptir. Uzmanların önümüzdeki 10 yıl içinde yeşil hidrojen üretimi maliyetinin %70-80 oranında düşeceğini öngörüyor olması hidrojene olan ilgiyi de artırmaktadır.

Bugün dünyada üretilen hidrojenin %99’dan fazlası fosil yakıtlardan üretiliyor. Bunu yeşil hidrojene dönüştürmek için ise ciddi yatırımlar gerektiriyor. Bu arada küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin de en az 2 kat artması lazımdır. Bu ise hükümetlerin ciddi finansal politikalar ve sübvansiyonlar oluşturmaları ile mümkün olacaktır.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın