Dava mı, kişisel menfaat mi?
AK Parti kadrolarının en önemli sorumluluğu, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın omuzlarında taşıdığı ağır yüke omuz vermek olmalıdır.
Çeyrek asırdır büyük bir mücadele veriyor. Seçimden seçime, krizden krize, içeride ve dışarıda karşılaşılan nice zorluğa rağmen büyük bir sorumluluk taşıyor.
Peki bizlere düşen nedir?
O yükü hafifletmek mi, yoksa o omuzlara basarak makam, mevki ve kişisel menfaat devşirmek mi?
Ben buna çok açık bakıyorum. Siyaseti kişisel zenginleşmenin, haksız kazancın veya nüfuz sağlamanın aracı haline getirmek, hangi makamda yapılırsa yapılsın kabul edilemez.
Ben bir sanayiciyim. Yıllardır çalışıyorum, üretiyorum, ihracat yapıyorum. Alın teriyle kazanmanın ne demek olduğunu biliyorum. Bugüne kadar gayrimeşru bir kazancın peşinde olmadım. Çünkü insanın kazandığı paradan önce, çocuklarına bırakacağı bir isim ve itibar vardır.
O nedenle soruyorum:
Dava mı, kişisel arzular mı?
Hizmet mi, menfaat mi?
Sorumluluk mu, açgözlülük mü?
Birileri siyaset üzerinden haksız menfaat elde ediyorsa, yalnızca kendi itibarına zarar vermiyor. Mahalle teşkilatından sandık görevlisine, ilçe ve il teşkilatlarından kadın ve gençlik kollarına kadar gece gündüz çalışan binlerce insanın emeğini de gölgeliyor.
Milletvekillerinin, bakanların ve her kademede samimiyetle mücadele eden insanların emeğine zarar veriyor. En önemlisi de liderinin yıllardır verdiği mücadeleyi sıkıntıya sokuyor.
Bunun adı benim nazarımda büyük bir vebaldir.
Alın teri dökmeden, üretmeden, çalışmadan; yalnızca siyasi nüfuzunu kullanarak menfaat elde etmeye çalışan kim varsa, hangi makamda bulunursa bulunsun, hukuk ve parti ilkeleri çerçevesinde gerekli incelemeler yapılmalı; haksızlık tespit edilirse gereği yerine getirilmelidir.
Çünkü AK Parti'nin gücü birkaç kişinin makamından veya servetinden değil; yıllardır bu davaya gönül veren milyonların güveninden gelir.
O güveni sarsmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Makamlar geçicidir.
Menfaatler geçicidir.
Geride kalan ise insanın adı, yaptığı hizmet ve hesabını verebildiği bir ömürdür.
Umarım yanlış yapanla doğru yapanın ayrıldığı, alın teriyle çalışanla siyaseti kişisel kazanç kapısı görenin birbirinden net biçimde ayrıştırıldığı bir dönem olur.
Çünkü mesele birkaç kişinin ne kazandığı değil; milyonların emeğine, güvenine ve siyasete duyduğu inanca sahip çıkma meselesidir.
Murat Demir
26. Dönem AK Parti Kastamonu Milletvekili
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.