Kastamonu: Türk sanayisinin gizli gücü!
Kastamonu denildiğinde çoğumuzun aklına önce tarihimiz, kültürümüz, eşsiz doğamız ve yetiştirdiğimiz devlet adamları gelir.
Oysa Kastamonu'nun çok fazla konuşulmayan, yeterince gündeme getirilmeyen, ancak Türkiye ekonomisi açısından son derece önemli bir başka gücü daha var.
Kastamonulu sanayicilerimiz!
Bugün İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında üretim yapan, binlerce insana istihdam sağlayan, dünyanın farklı ülkelerine ihracat gerçekleştiren, kendi sektörlerinde söz sahibi olmuş çok güçlü Kastamonulu iş insanlarımız bulunuyor.
Demir çelikten makine imalatına, otomotivden savunma sanayisine, enerjiden tekstile, gıdadan denizcilik ekipmanlarına kadar pek çok sektörde Kastamonulu sanayicilerimizin imzası vardır.
İÇDAŞ, Çolakoğlu gibi büyük sanayi kuruluşlarıyla birlikte, farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda Kastamonulu iş insanının oluşturduğu ekonomik güç, memleketimiz adına büyük bir gurur kaynağıdır.
Üstelik bu başarıların önemli bir bölümü kolay şartlarda elde edilmedi.
Anadolu'dan İstanbul'a göç eden, küçük atölyelerde işe başlayan, sermayesini alın teriyle büyüten, yıllarca mücadele ederek fabrikalar kuran sanayicilerimizin hikâyeleri vardır.
Ben de yıllardır sanayinin içerisinde bulunan, üretimin ve ihracatın zorluklarını bilen bir iş insanı olarak bu başarıların ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum.
Çünkü sanayicilik yalnızca fabrika kurmak değildir.
Sanayicilik risk almaktır. İstihdam oluşturmaktır. Ülkesine güvenmektir. Zor zamanlarda dahi üretimden vazgeçmemektir.
İşte Kastamonulu sanayicilerimiz, bu mücadelenin en başarılı örneklerini ortaya koymaktadır.
İSTANBUL SANAYİ ODASINDA KASTAMONU İMZASI
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İstanbul Sanayi Odası seçimleri, Kastamonu'nun Türk sanayisindeki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye'nin en önemli sanayi kuruluşlarından biri olan İstanbul Sanayi Odasının Yönetim Kurulu Başkanlığı için iki kıymetli Kastamonulu iş insanı yarıştı.
Dalgakıran Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Adnan Dalgakıran ile Yılmaz Redüktör Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ender Yılmaz.
Bu tablo bile başlı başına son derece anlamlıdır.
Düşünün ki Türkiye sanayisinin en önemli meslek kuruluşlarından birinin başkanlığı için yarışan iki isim de Kastamonulu.
Seçim sonucunda Sayın Adnan Dalgakıran İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi.
Kendisini gönülden tebrik ediyorum.
Başkanlık yarışında yer alan Sayın Ender Yılmaz'ı da Türk sanayisine yaptığı katkılar ve ortaya koyduğu mücadele dolayısıyla kutluyorum.
Diğer taraftan kıymetli hemşerimiz Sayın Aydın Aslandağ'ın İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcılığına seçilmesi Kastamonu adına ayrı bir gurur vesilesidir.
Yine İSO Meclisinde görev üstlenen hemşerilerimiz Kemal Akar, Aydın Mıstaçoğlu, Mehmet Umur, Kerim Çolakoğlu, Ahmet Karakaya, Mehmet Görgülü, Ali Dalgıç, İsmail Oyar, Mustafa Yavuz ve Banu Akın Ayhan'ı da tebrik ediyorum.
Bu başarıları yalnızca kişisel başarılar olarak görmemek gerekir.
Bu tablo, Kastamonulu sanayicilerin Türkiye'nin üretim ve ekonomi dünyasında ulaştığı etkinliğin önemli bir göstergesidir.
Kastamonu bugün yalnızca sanayici yetiştiren bir şehir değil, Türk sanayisinin yönetiminde söz sahibi olan bir memlekettir.
KASTAMONULU SANAYİCİNİN GÜCÜ FABRİKALARIN ÖTESİNDEDİR
Sanayide güç yalnızca ciro büyüklüğüyle veya fabrika sayısıyla ölçülmez.
Bir sanayicinin ülkesine kazandırdığı döviz, geliştirdiği teknoloji, yetiştirdiği mühendis, istihdam ettiği çalışan ve uluslararası pazarlarda oluşturduğu güven de o gücün parçasıdır.
Bugün Kastamonulu sanayicilerimizin bir bölümü dünya pazarlarında rekabet eden markalar oluşturmuş durumdadır.
Türkiye'de üretilen makinelerin, sanayi ekipmanlarının, demir çelik ürünlerinin ve daha birçok sanayi mamulünün dünyanın farklı ülkelerine ulaşmasında hemşerilerimizin önemli katkıları bulunmaktadır.
Bu başarıların arkasında yılların emeği, sabrı ve fedakârlığı vardır.
Sanayici sabah fabrikasının kapısını açarken yalnızca kendi kazancını düşünmez. Çalışanlarının geleceğini, ailelerinin geçimini, müşterilerine karşı sorumluluklarını ve ülkesine karşı görevlerini de düşünür.
Bunu sanayinin içerisinden gelen biri olarak söylüyorum.
Üretmek kolay değildir. Fabrika kurmak zordur, fabrikayı ayakta tutmak daha da zordur.
Bu nedenle ülkemizde yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan her sanayicimizin kıymetini bilmek zorundayız.
Kastamonulu sanayicilerimizin ulaştığı başarıyı da bu anlayışla değerlendirmeliyiz.
KASTAMONU'NUN EKONOMİK GÜCÜNÜ DOĞRU OKUMALIYIZ
Yıllardır Kastamonu neden yeterince gelişemiyor, neden daha fazla sanayi yatırımı alamıyor diye konuşuyoruz.
Elbette bunlar üzerinde durulması gereken önemli meselelerdir.
Ancak ben bu kez meseleye başka bir açıdan bakmak istiyorum.
Kastamonu'nun yalnızca il sınırları içerisindeki fabrikalarına bakarak ekonomik gücünü değerlendirmek eksik bir yaklaşım olacaktır.
Çünkü Kastamonu'nun gerçek ekonomik potansiyelinin önemli bir bölümü İstanbul'da, Kocaeli'nde ve Türkiye'nin farklı sanayi merkezlerinde faaliyet gösteren hemşerilerimizin oluşturduğu üretim gücünde yatmaktadır.
Kastamonu'nun sanayi gücü, Kastamonu'nun coğrafi sınırlarından çok daha büyüktür.
Bu gerçeği görmemiz gerekiyor.
Memleketimizin yetiştirdiği sanayicilerin başarıları, Kastamonu'nun insan kaynağının, girişimcilik kültürünün ve çalışma azminin de göstergesidir.
Bugün Türk sanayisinde önemli konumlara ulaşmış Kastamonulu iş insanlarımızın varlığı, gençlerimiz için de büyük bir ilham kaynağıdır.
Bu isimlerin başarı hikâyeleri gençlerimize anlatılmalı, sanayi ve girişimcilik kültürümüz gelecek nesillere aktarılmalıdır.
BU GÜÇ KASTAMONU'NUN GELECEĞİNE DE YÖN VERMELİDİR
Kastamonulu sanayicilerimizin Türkiye ekonomisine yaptığı katkılardan gurur duyarken, bu büyük birikimin memleketimizin geleceği açısından taşıdığı fırsatları da değerlendirmeliyiz.
Burada sanayicilerimize yalnızca memleketlerine yatırım yapmaları yönünde çağrıda bulunmanın yeterli olmadığını özellikle ifade etmek isterim.
Bir sanayicinin yatırım yapabilmesi için uygun altyapı, ulaşım, lojistik imkânları, nitelikli iş gücü ve sürdürülebilir bir yatırım ortamı gerekir.
Milletvekilliği dönemimde organize sanayi bölgelerimizin gelişmesi, ulaşım yatırımları ve yeni sanayi kuruluşlarının Kastamonu'ya kazandırılması için verdiğimiz mücadelenin temelinde de bu anlayış vardı.
Bugün yapılması gereken, Kastamonulu sanayicilerimizin sahip olduğu bilgi, tecrübe, uluslararası bağlantılar ve yatırım birikimini ortak bir kalkınma vizyonuyla buluşturmaktır.
İstanbul Sanayi Odasında ortaya çıkan bu güçlü temsil, Kastamonu açısından önemli bir fırsattır.
Valiliğimiz, milletvekillerimiz, belediyelerimiz, ticaret ve sanayi odalarımız, üniversitemiz ve iş dünyamız bu fırsatı doğru değerlendirmelidir.
Kastamonu'nun sanayi geleceği için ortak akıl oluşturulmalı, sanayicilerimizle güçlü ve sürekli bir iletişim kurulmalıdır.
Çünkü Kastamonu'nun ihtiyacı yalnızca yeni yatırımlar değil, mevcut sanayi gücünü de doğru değerlendirebilen bir kalkınma anlayışıdır.
KASTAMONU İLE GURUR DUYMAK İÇİN ÇOK SEBEBİMİZ VAR
Bugün geldiğimiz noktada şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz:
Kastamonu, Türk sanayisine yalnızca iş gücü kazandıran bir şehir değildir.
Kastamonu; sanayici yetiştiren, marka oluşturan, ihracat yapan, istihdam sağlayan ve ülkemizin ekonomik geleceğinde söz sahibi olan güçlü bir memlekettir.
İstanbul Sanayi Odası seçimlerinde ortaya çıkan tablo bunun en somut göstergelerinden biridir.
Başkanlık makamında bir Kastamonulu, Meclis Başkan Yardımcılığında bir Kastamonulu ve mecliste çok sayıda Kastamonulu sanayicinin bulunması tesadüf değildir.
Bu başarı, yılların emeğinin, girişimciliğin, çalışkanlığın ve üretim kültürünün sonucudur.
Bize düşen, bu başarılarla gurur duymak, hemşerilerimizin kıymetini bilmek ve bu büyük potansiyeli Kastamonu'nun geleceğiyle buluşturmaktır.
Unutmayalım ki Kastamonu'nun gücü yalnızca topraklarında değil, yetiştirdiği insanlardadır.
Bugün Türkiye'nin dört bir yanında yükselen fabrikalarda, çalışan makinelerde, dünyanın farklı ülkelerine ulaşan ihracat ürünlerinde Kastamonulu sanayicilerimizin emeği ve alın teri vardır.
İşte bizim asıl zenginliğimiz budur.
Kastamonu sanayide güçlüdür. Kastamonulu sanayici Türkiye ekonomisinde söz sahibidir.
Şimdi bu gücü daha görünür kılmanın, birlik içerisinde büyütmenin ve memleketimizin geleceğine taşımanın zamanıdır.
İstanbul Sanayi Odasında yeni görevler üstlenen bütün hemşerilerimizi bir kez daha tebrik ediyor, başarılarının Türk sanayisine ve Kastamonu'muza hayırlı olmasını diliyorum.
Kastamonu'nun sanayideki gücü, Türkiye'nin üretimdeki gururudur.
Murat Demir
26. Dönem AK Parti Kastamonu Milletvekili
Sanayici – İş İnsanı
Ulusal-Yerel Ortak Yayın / OGÜNHaber-Kastamonu İstiklal
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.