Yeni yasama yılı: Siyasetin merkezi millet, ortak paydamız Türkiye olmalı
Türkiye Büyük Millet Meclisimiz yeni bir yasama yılına daha başladı.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazi Meclisimizin çatısı altında yaptığı konuşmayı başından sonuna dikkatle dinledim.
Yıllarca siyasetin içerisinde bulunmuş, teşkilatın en alt kademelerinden başlayarak milletvekilliğine kadar bu davanın farklı kademelerinde görev yapmış bir kardeşiniz olarak konuşmada özellikle dikkatimi çeken önemli mesajlar vardı.
Ancak benim açımdan bütün konuşmanın özeti tek bir cümlede toplanabilir:
Siyasetin merkezi millet, ortak paydamız Türkiye olmak zorundadır.
MECLİS, MİLLETİN EVİDİR
Türkiye Büyük Millet Meclisi sıradan bir kurum değildir.
O Meclis, Kurtuluş Savaşı’nı yönetmiş Gazi Meclis’tir. Milli iradenin tecelligâhıdır. Milletimizin doğrudan temsil edildiği yerdir.
Ben de o sıralarda oturmuş, milletim adına söz söylemiş, oy kullanmış ve sorumluluk üstlenmiş biri olarak şunu çok iyi biliyorum:
Meclisin itibarı, siyasetin de devletin de itibarıdır.
Siyasi partiler elbette birbirlerini eleştirecekler. İktidar icraatını anlatacak, muhalefet eksik gördüğünü söyleyecek. Zaman zaman sert tartışmalar da yaşanacak.
Ancak devletimizin, bayrağımızın, milletimizin birliği ve Türkiye’nin geleceği söz konusu olduğunda hepimizin üzerinde buluşacağı ortak bir çatı vardır:
Türkiye Cumhuriyeti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE, 86 MİLYONUN MESELESİDİR
Cumhurbaşkanımızın konuşmasında önem verdiğim başlıklardan biri de Terörsüz Türkiye hedefiydi.
Türkiye, terörden çok çekti. Binlerce evladımızı şehit verdik. Annelerin gözyaşlarını, ocaklara düşen ateşi bu millet yıllarca yaşadı.
Terörün olmadığı, gençlerimizin geleceğe güvenle baktığı, ülkemizin enerjisini terörle mücadele yerine üretime, kalkınmaya, bilime ve teknolojiye harcadığı bir Türkiye hepimizin ortak arzusu olmalıdır.
Bu mesele herhangi bir siyasi partinin tek başına meselesi değildir.
Bu, devlet meselesidir. Millet meselesidir. Türkiye meselesidir.
EKONOMİDE RAKAMLAR KADAR SOKAĞI DA DİNLEMELİYİZ
Cumhurbaşkanımız ekonomiden ihracata, yatırımlardan savunma sanayiine kadar Türkiye’nin geldiği noktaya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin son çeyrek asırda nereden nereye geldiğini görmezden gelmek elbette mümkün değildir.
Sanayide, ihracatta, altyapıda, sağlıkta, ulaştırmada ve özellikle savunma sanayiinde çok önemli mesafeler aldık.
Bunlar bu ülkenin kazanımlarıdır.
Ancak yıllardır sanayicilik yapan, üretimin ve ihracatın içinde bulunan ve aynı zamanda sürekli vatandaşla temas eden biri olarak bir hususun da altını çizmek istiyorum:
Ekonomide başarı yalnızca rakamlarda değil, vatandaşın sofrasında ve üreticinin fabrikasında da hissedilmelidir.
Esnaf ne söylüyor?
Emekli ne söylüyor?
İşçi ne söylüyor?
Sanayici neden yatırım yapmakta zorlanıyor?
Üreticinin finansmana erişim problemi var mı?
Gençler geleceklerinden umutlu mu?
Bunları dinlemek zorundayız.
Çünkü siyasetçinin görevi sadece yapılanları anlatmak değildir. Yapılması gerekenleri de cesaretle söylemektir.
Ben geçmişte de böyle yaptım, bugün de aynı düşüncedeyim.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek bu davaya zarar vermez. Tam tersine eksikleri zamanında görmek ve çözüm üretmek siyasi sorumluluğun gereğidir.
ÜRETEN TÜRKİYE’Yİ KORUMAK ZORUNDAYIZ
Ben bir sanayiciyim.
Üretmenin ne kadar zor olduğunu, bir fabrikanın kapısını her sabah açmanın, çalışanların maaşını ödemenin, dünyayla rekabet ederek ihracat yapmanın ne anlama geldiğini yıllardır yaşayarak biliyorum.
Türkiye büyüyecekse üretimle büyüyecek.
İhracatla büyüyecek.
Yatırımla, teknolojiyle ve istihdamla büyüyecek.
Finans sistemi elbette ekonominin önemli bir parçasıdır. Fakat para paradan kazanırken üretici finansmana ulaşamıyorsa orada üzerinde düşünülmesi gereken bir sorun vardır.
Biz fabrikaların bacalarının tütmesini, esnafın kepengini umutla açmasını ve gençlerin iş bulmasını öncelemek zorundayız.
Çünkü güçlü devletin temelinde güçlü ekonomi, güçlü ekonominin temelinde ise üretim vardır.
YENİ ANAYASA VE YENİ BİR SİYASET DİLİ
Cumhurbaşkanımızın yeni ve sivil anayasa çağrısı da önemlidir.
Türkiye’nin geleceğini konuşurken yalnızca bugünü değil, bizden sonraki nesilleri de düşünmek zorundayız.
Bunun yolu da geniş bir toplumsal mutabakattan, istişareden ve millet iradesini merkeze alan bir anlayıştan geçmektedir.
Türkiye'nin artık sürekli kavga eden değil, gerektiğinde konuşabilen ve ortak meselelerde yan yana gelebilen bir siyaset kültürüne ihtiyacı vardır.
Eleştiri düşmanlık değildir.
Farklı düşünmek ihanet değildir.
Ama Türkiye’nin menfaatleri söz konusu olduğunda kişisel hesapları ve siyasi rekabeti bir kenara bırakabilmek de devlet adamlığının gereğidir.
BİZİM MESELEMİZ TÜRKİYE’DİR
Ben siyasete makam sahibi olmak için girmedim.
Mahalle teşkilatında başladığım siyasi hayatımda yıllarca sahada çalıştım. Daha sonra milletimizin teveccühüyle Kastamonu Milletvekili olarak Gazi Meclisimizde görev yapmak nasip oldu.
Bugün milletvekili değilim.
Ama siyaseti yalnızca makamla sınırlı görenlerden de hiçbir zaman olmadım.
Çünkü makamlar gelip geçer.
Asıl olan hizmettir. Asıl olan millete karşı sorumluluktur.
Bugün de vatandaşın arasında olmaya, gördüğümüz doğruları desteklemeye, yanlış gördüğümüz meseleleri ilgili makamlara aktarmaya devam ediyoruz.
Çünkü bizim meselemiz şahıslar değil.
Bizim meselemiz makamlar değil.
Bizim meselemiz Türkiye’dir.
Yeni yasama yılından beklentim de budur.
Daha çok istişare…
Daha çok üretim…
Vatandaşın sorunlarına daha hızlı çözüm…
Ekonomide daha güçlü bir rahatlama…
Terörün tamamen gündemden çıktığı bir Türkiye…
Üreten, ihraç eden, büyüyen ve dünyada söz sahibi olan güçlü bir devlet…
Ve bütün siyasi farklılıkların üzerinde dalgalanan Ay Yıldızlı Bayrağımız.
Türkiye Büyük Millet Meclisimizin yeni yasama yılının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Gazi Meclisimizin bütün milletvekillerine başarılar diliyorum.
Unutmayalım:
Makamlar geçici, millet bakidir.
Siyasi hesaplar geçici, devlet bakidir.
Ve hepimizin üzerinde Türkiye vardır.
Rabbim devletimize zeval, milletimize keder vermesin.
Yolumuz da, yönümüz de Türkiye olsun.
Murat Demir
26. Dönem AK Parti Kastamonu Milletvekili
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.