Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Doğru unutmadık

Doğru unutmadık
Daha çocuk yaşında idim.
Yaşadığımız muhitin yolları kahir ekseriyetle "Arnavut kaldırımı" tarzında, ya da toz, toprak idi. Asfaltlı bir yola geldiğimizde, Rahmetli Dedem, her seferinde ve hemen o anda "Bu yolları Menderes yaptı işte!" derdi.

Sonra, gözleri nemli, daha neler yaptığını anlatır, sonunda da "astılar adamcağızı" diye bitirirdi.
Ellerini kaldırıp Fatiha okur, sanki uzaklara, çok uzaklara bakar gibi bakardı.
Boğazındaki düğümleri yutarak.

Yabancı bilim adamları bu bakışa 20000 mil bakışı ismini koymuşlardı.

İki cihan harbinden sağ kurtulmayı başaran ve yaşadıkları travma/lar sonucu, boş bulundukları vakit böyle bakan askerlerin bakışlarına vermişlerdi bu ismi.

1960 darbesi de bir travma idi, yaşayanlar için.

Adnan Menderes,
Fatin Rüştü Zorlu,
Hasan Polatkan'ın infazları da bu travmanın üstüne, travma olmuştu.

"Bu millet kendine hizmet edeni asla unutmaz!"

Tam da bu sözler ile idamına gidiyor idi, Türkiye'nin gördüğü en kibar, en beyefendi Başbakanı.

Son sözleri ALLAH oldu.

Ve evet, aradan geçen altmış seneye rağmen, bu aziz ve Necip Türk Milleti, Adnan Menderes'i unutmadı.
Her fırsatta rahmet ile anıyoruz.

Hatta 15 Temmuz gecesinde, bizzat yaşadığım bir olayı da burada anlatmak istiyorum.

Acizane bendeniz, o gece sabaha kadar, Balat, Ayvansaray'da ki Yunus Polisleri İl Müdürlüğünün önünde idim.

Sanırım sabahın üçünü geçmişti vakit.

Eyüpsultan tarafından epeyce yaşlı bir hanım teyzemiz, dörtlü bastonundan destek ala, ala geliyor idi.
Yanımdaki geçlere işaret ettim, gidip teyzemize yardımcı oldular.
Bir tabure bulduk, oturdu.

Çok tatlı ve Nur yüzlü bir kadıncağızdı.

"Teyzem, hayrola, ne işin var senin burada?" diye sorduğumda;
"Oğlum, TV'de darbe var dediler, Erdoğan hepimizi sokaklara çağırdı, evim şurada, fazla uzağa gidemedim, sizleri gördüm, buraya geldim. Beni çiğnemeden, bu çocuklara el sürdürmem!"

Boğazım düğüm, konuşmaya zorlanarak, Eve dönmesi için, buraların bizde olduğunu ikna etmek için çok uğraştım, uğraştık.
Ancak aldığımız cevap, orada bulunan herkesi, duygu seline boğdu.

"Evladım, abdestimi aldım, çıktım, bu iş bitmeden de gitmeyeceğim.
Siz gençsiniz, bilmezsiniz, ama ben Rahmetli Menderes'in diyetini ödemek için buradayım.
Onu astıklarında biz susmuştuk. Bugün susma günü değil!"

Sanırım, bu olaya şahid olan insanların hali ruhiyelerini tahmin edebilirsiniz.

Evet, gerçek şu ki, altmış darbesi, ülkemizdeki tüm kötülüklerin işaret fişeği olmuştur.
Tüm darbelerin, muhtıraların öncüsüdür.

Seksen darbesi, 28 Şubat Postmodern darbe, E muhtıra ve sonunda 17/25 yargı darbe denemesi ve 15 Temmuz hain darbe girişiminin de anası 60 darbesidir!

Ve bugün, aradan altmış yıl geçmiş olmasına rağmen, cuntacılar lanetle anılmakta ve demokrasi şehirleri ise tam tersi, Rahmet ve minnet ile anılmaktadırlar.

Ve evet, bu Millet kendine hizmet edeni unutmadı, unutmayacak da.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın