20.01.2018 22:43 Güncelleme Tarihi: 23.01.2018 14:58 118362 Okunma

'Afrin' ve 'Zeytin Dalı Harekatı'..

Afrin ve Zeytin Dalı Harekatı..
Ve Afrin operasyonu başladı.
Zeytin Dalı Harekatı.
Türkiye’ye tehlike teşkil edecek olan Kuzey Suriye koridorunun Akdeniz’e ulaşacak uç noktası Afrin.

Fırat Kalkanı Harekatı’ndan farklı olarak çok hızlı başladı.
3 saat içinde 72 savaş uçağıyla 100’den fazla hedef bombalandı.
Ve şuanda tüm yoğunluğuyla; neredeyse, dört bir yandan ve oldukça hızlı şekilde devam ediyor.

Afrin operasyonu için bugüne kadar çok uzun bir diplomasi süreci oldu.

ABD’nin YPG/PYD işbirliğini artırması, adım adım harekatı getirdi.

Fırat’ın batısında, Hatay ve Kilis sınırında bir yerleşim yeri olan Afrin, ülkemiz güvenliği için oldukça stratejik bir bölge.

Afrin, özellikle Rusya ve dolayısıyla rejim uhdesinde bir bölge olarak algılanıyor.

Bu nedenle, ABD’den ziyade bölgede hava savunma sistemi S-400 konuşlandıran Rusya ile yoğun ve uzun bir diplomasi yapıldı.

Türkiye Harekat’a dair kararlılığını uzun süre dile getirerek, ülke ve dünya kamuoyunu operasyona psikolojik olarak hazırlama yolunu tercih etti.

Hem kararlılığını hem de haklılığını dile getirici argümanlar kullandı.

Tüm bu çabaların yanında; kapalı kapılar ardında yeni dünya konseptine uygun, görünen/görünmeyen istişare ve işbirlikleriyle ancak bu noktaya gelindi.

Harekat’ın bugününe kadar öyle farklı kişi ve odaklar, Türkiye ve resmi yetkililerine fikri ve fiili destekler verdi ki; engellemelere, manilere, Pentagon ABD’sine ve Rusya’nın işbirliği görünümlü sürünceme tavrına rağmen harekat başlatılabildi.

Zorlu ve karmaşık bir coğrafyada başlatılan bu harekatın öncekilerden daha zor geçecektir.

Arazinin dağlık olması, çetin kış koşulları Zeytin Dalı harekatını daha zorlu kılmaktadır.

Afrin yaklaşık 2011’den beri PYD/YPG kontrolünde olan bir alandır.

Bu altı yedi yıl içinde YPG/PKK bölge insanından da ciddi terörist devşirmesi ile yüksek rakamlara ulaşmış durumdadır.

Ciddi güç devşirmesi yapan terör örgütünün ülkemiz için ne kadar hayati bir tehlike boyutuna ulaştığı aşikardır.

Ve oradan gelen teröristlerin Amanoslar üzerinden ülkemizde epeyce terör eylemleri gerçekleştirdiği bir gerçektir.

Bu nedenle; Afrin ülkemizin milli güvenliği ve huzuru için çok büyük bir öneme sahiptir.

Ve her ne olursa olsun, Afrin terörden ve terörün barınağı olmaktan çıkartılmalıdır/çıkartılacaktır.

Ama  bu harekat başarıya ulaşacaktır.

Bu bölgede Türkiye vazgeçilmez bir coğrafyadır.

Zor veya kolay, er veya geç bu harekat başarıyla tamamlanacaktır.

TSK’nin kabiliyet ve cesareti, Devlet yetkililerinin resmi veya gayrı resmi yürüttüğü diplomasi ve milli çabalar bu harekatı başlattı ve sonuca ulaştıracaktır.

Afrin sonrası Membiç konusu gündeme gelecektir. Burayı da, ABD ile yapılacak diplomasiyle veya operasyonla, bir şekilde YPG/PKK unsurlarının elinden almalıyız/alacağız.

Membiç’i de terörden temizleyerek Fırat’ın batısını tehdit olmaktan çıkartacağız.

Buna mecbur ve mahkumuz.

Bölge terör unsurlarından temizlenecektir.

Rusya-ABD ve Suriye’nin duruşu.

Rusya ile uzun görüşmeler oldu ve bu noktaya kolay gelmedi.

Belki de üç saatte 72 uçakla hava harekatı yapılması Rusya’nın zaman kısıtlamasıyla ilgili olmuş olabilir.

Suriye Rejimi ve Rusya diplomatik boyutla harekata karşı çıkan veya itidal öneren beyanatları vereceklerdir.

Çünkü her iki ülkenin de gözardı etmemesi veya mesaj vermesi gereken bir kitle ve kamuoyu mevcuttur.

ABD bölgeye ve konuya dair sürekli gelgitli beyan ve eylemler içinde oldu.

Fırat’ın batısının ve özellikle Afrin ve Membiç’in ülkemiz için tehdit noktasına gelmesinde ABD’nin yanlış tercihleri belirleyici oldu.

Son birkaç günde bile; ABD’nin kendi kurumları ile bile çelişen açıklamalarına bakınca, bu konudaki samimiyetsizlik ve tutarsızlık hemen farkedilecektir.

Bu süreçte Rusya ve ABD’nin bölgeye dönük birbirini suçlamalarına da şahit olacağız.

Bunun yanında Türkiye’nin harekatını “endişeyle takip ediyoruz” kabilinden rutin diplomatik beyanatlar da birbirini takip edecektir.

Belki de, Suriye veya Rusya veya ABD bu harekatı BM gündemine getirebilir.

Bunlar olacaktır, söylenecektir ve konuşulacaktır.

Ama bu harekatın sonuca ulaşmasını engellemeyecektir.

Çünkü bu harekat, BM’ler kararları ve uluslararası hukuka uygun şekilde yapılmaktadır.

Sınır boyu alınacak önlemler ve iç güvenlik..

Afrin harekatının başlamasıyla, çok daha dikkatli olmamız gereken bir sürece girdik.

Afrin’den İran sınırına kadar, yaklaşık 900 km’lik hudut boyunda ciddi önlemler almamız şarttır.

Çünkü, terör sadece Afrin’de temerküz etmiş değildir. Afrin terör odağı şehirlerden sadece bir tanesidir.

Bunun yanında Fırat’ın doğusundaki; Kobani, Kamışlı, Haseke gibi sınır bölgeleri ve Kuzey Irak sınırımızda teyakkuz halinda olmalıyız.

Afrin harekatıyla zaiyat veren ve verecek olan PKK/YPG’nin ve onların ipini  tutan sinsi güçlerin sinir uçlarına basıyoruz.

Hal böyleyken; bu terör unsurlarının sınır bölgelerimiz haricinde, ülkemizin farklı bölge ve şehirlerinde terör eylemleri yapma ihtimaline binaen, emniyet güçlerimizin her zamankinden daha dikkatli ve hassas olması gerekmektedir.

Aklıselim sahibi uluslararası dostlar ve birikim sahibi kişiliklerle yaptığım istişare ve görüşmeler sonrası, oldukça önemli gördüğüm ve ciddiye alınması gerekenler olarak şunları söyleyeceğim:

- Harekat süresince ve sonrasında uluslararası kamuoyu ve dengeleri gözeteceğiz. Karşı ses ve tepkilere saygı duyacağız ve bunlar karşısında metanetimizi bozmayıp, dikkate aldığımızı dile getireceğiz.

- Akılcı ve akıllı diplomasiyi esas alan bir taktikle süreci iyi yönetmeliyiz.

- Hedeflediğimiz amaca ulaşmadan asla geri adım atmamalıyız.

- Ülkemize tehdit teşkil eden terör unsurlarını imha etmeden, bölgenin tehdit olabilirliğini bitirmeden geri dönmemeliyiz.

- Bu bağlamda, yarım kalan bir harekatın nelere mal olabileceğini 1974 Kıbrıs harekatını düşünürsek anlarız.

- ABD-Rusya-Suriye ve bazı batı ülkelerinden gelen/gelecek olan seslere duyarlı veya duyarlı gibi olacağız ama harekatın devamından taviz vermemeliyiz.

- Yeni Dünya düzeninde başat aktör olacak Türkiye’nin bölgede ve dünyada bu liderliğinin teyit ve kabul edilmesi için bu Harekat’ın mutlaka başarıyla sonuçlanması şarttır. Bu harekatın başarıdan başka yolu yoktur.

- İŞİD’in Musul-Kerkük ve Sincar bölgesine saldırdığı süreçte benzeri harekatı yapmayarak buralarda söz sahibi olma  ve Kuzey Irak’tan gelecek terör saldırılarını bertaraf etme imkanını kaçırdık. O stratejik hatayı bir daha ve Kuzey Suriye’de tekerrür lüksümüz yoktur.

-Ülkemizin liderliğini tasdik, Milli Güvenliğimiz ve Ulusal çıkarlarımız için ya başaracağız, ya da başaracağız.

Başka yol kalmamıştır.  

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlarım…