13.05.2018 05:03 Güncelleme Tarihi: 17.05.2018 12:02 158773 Okunma

Annem ve Annelerimiz..

Annem ve Annelerimiz..

Üzdüm ama üzmedi. Kırdım ama kırmadı.

Acı çektim, sıkıntıya düştüm, o hep arkamda idi.

Dikenli yollardan geçerken, o dikenleri temizleyendi.

16 yaşımda kardeşimle babasız kaldık.

Sarsıldık, ağladık ama o acısını içine gömdü ve dimdik durdu.

Artık baba yokluğunu hissettirmeme görevi de O’nda idi.

Onu da becerdi ve başardı.

Dolmazdı yeri babanın, ama O, boşluğu hissettirmedi bize.

Artık, uzun ince bir yolda  biz bizeydik.

Çetin mücadele erkenden binmişti omuzuma.

O vardı arkamda ve ben başaracaktım.

Gücümü kaybederken güçlenmiştim O’nun gücüyle.

O annemdi.

O benim annem…

O şimdi hasta,

Diliyle konuşmuyor, konuşuyor ruhuyla.

Bakarken tanımıyor belki beni, ama görüyor kalp gözüyle.

Anlatırım yaptıklarımı, yapamadıklarımı.

Onun eliyle severim kendimi.

Çekerim kokusunu içime,

O benim evimi cennete çevirenim.

Bana cenneti bahşedenim.

O benim Annem.

O derdini içine atardı ama bizi dertlendirmezdi.

O kan tükürse, kızılcık şerbeti içtim diyebilendi.

O gözyaşını içine akıtan, ama bizimle ağlayandı.

O bize dik durarak, dik durmayı öğretendi.

O pes etmeyerek bize pes etmemeyi öğretendi.

O benim vakur, dik, onurlu Annemdi…

Annem…

Nefesiyle nefes aldığım.

Evimi rahmetlendirenim.

Ocağımda gül bahçem.

Gül-i zarım, canparem gönlümün sultanı.

Konuşmadan konuştuğum.

Bakmadan bakıştığım.

Susarak anlaştığım.

Kalpten dualaştığım.

Cennetin anahtarı.

Hayatımın anlamı.

Canım annem.

Annelerimiz…

Ayakları altında cennet olan kutsal yaratılmışlar.

Allah Rasulü’nün bir evlada; “Anneni memnun et, anneni memnun, et anneni memnun et. sonra babanı” diye öncelediği mukaddesimiz.

Rabbimizin, “Öf!’ bile deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle.” Buyurduğu  ve bizlere lütfettiği rahmet kapıları.

Şimdi yaşlandılar, hastalar ve Onlar şefkate muhtaç.

Onlar bizi sardılar, sarmaladılar, beslediler, büyüttüler.

Yemediler yedirdiler, içmediler içirdiler.

Devir döndü, devran geçti ve şimdi şefkat gösterme sırası bizde.

Artık onlar bizim hanelerimizin bereketi.

Varken kıymetlerini bilelim.

Asla ihmal etmeyelim.

İnanın hayıflanırız sonra.

Kaybedince anlamayalım kıymetlerini.

Sonra ağlayıp, feryat ederek; “keşke annem yaşasaydı da elini öpüp kokusunu hissetseydim” demek zorunda kalmayalım.

Hayattayken hayat bulalım varlıklarıyla.

Her dem hemhal olalım varken.

Yalnızlık girdabına terketmeyelim, bizi yalnız bırakmayan annelerimizi.

Allah’ın rahmetini bereketini, rızasını istiyorsak, rızalarını kazanalım yaşarken.

Çocuğuyduk onların, ama şimdi çocuğumuz gibidir onlar.

Karşılıksız seven annelerimizi, baştacı etsek azdır.

Yoksa, yoksa…

İnanın çok geç olur.

İçimizde acı, gönlümüzde nedamet, aklımızda “keşke”ler kalır.

Bir gün değil her günü onlara gün yapsak ödeşemeyeceğimiz kutsal varlıklarımız hepimizin anneler günü kutlu olsun. Ebediyete intikal eden annelerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun.


Sevgili okurlarım,

Bu yazımı herkesin, hepimizin en değerli varlığı annelere ve anneler gününe ayırdım.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun...