11.01.2018 01:42 Güncelleme Tarihi: 18.01.2018 15:52 307872 Okunma

Cumhurbaşkanı'nın gözlerinden ve sözlerinden okuduklarım..

Cumhurbaşkanının gözlerinden ve sözlerinden okuduklarım..

Fransa seyahati öncesi ve sonrası Sayın Cumhurbaşkanı’nın gözlerine ve sözlerine baktım.

Bakışları derinlik, hırs, azim ve sanki hesaplaşma anlatıyordu.

Söylediklerinden söylemediklerini, söyleyemediklerinden yapacaklarını gözledim.

Gözlerinden, sessizce anlattıklarını okudum.

Onu, Onun reflekslerini, liderliğini ve kendindenliğini iyi bilen pek az kişiden birisi olduğumu söylememi çok görmeyin.

Tanıdığımı ve doğru gözlediğimi düşünüyorum Sayın Cumhurbaşkanı’mızı…

Sayın Cumhurbaşkanı’nın gözlerinden ve söylemediği sözlerinden gözlemlerimi paylaşmak ve Kongreye kadarki sürece projeksiyon tutmak istiyorum.

Her şeyin farkında,

Rehavetin, ihanetin, yanlışlıkların, mağrurlananların, kişisel hesap peşinde olanların farkında,

Yönetsel aksaklıkların, aymazlıkların, umursuzlukların, zayıflıkların, gizlenenlerin, gizleyenlerin farkında…

Bütün belediyelerle ilgili çalışmalar sürüyor.

Didik didik inceleniyor.

Yolsuzluk ve  hırsızlığa bulaşanlara, güç zehirlenmesine, partinin ve kamu görevinin gücünü kullanarak gurur, rehavet ve kişisel menfaatlerin şehvetine kapılanlara müsamaha olmayacak.

Partinin iktidar olmasında, belediye icraatlarının en büyük pay sahibi olduğu hatırlatılacak ve kimi yerlerde bedel ödetilecek.

Bazı başkanlar görevden uzaklaştırılacak, bazıları mahkemeye sevkedilecek ve bazıları ise dinlenmeye çekilecek.

Büyük şehirlerden en küçük beldeye kadar, istisnasız bütün belediyeler bu inceleme, irdeleme ve değerlendirmeye tabi tutulacak/tutuluyor.

Değişikliklere rağmen parti teşkilatlarındaki bazı aksaklık, rehavet ve istenilen aktivasyonu sağlayamama durumu gözardı edilmiyor/edilmeyecek.

Genel Merkez’den başlamak üzere, en küçük belde teşkilatına kadar gözden geçirmeler ve yenilenmeler devam ediyor/edecek.

Heyecanını ve “amatör ruhunu” kaybetmemiş Milletvekillerinin, partisini ve ülkesini önceleyen her bireyin  eleştiri noktası haline gelmiş hususlar mutlak anlamda dikkate alınacak.

Bürokrasiye dair yenilenme, revizyon ve işlevsellik artırıcı çalışmalar devam ediyor/edecek.

Bu bağlamda; Mart Kongresine kadar ve hemen akabinde, kısa süre içinde % 80’e varan bir değişiklik öngörülüyor.

Bugünlerde göreve gelenler de, bu değişimden masun tutulmayıp, görevin gereğini yerine getirmeyen herkes bu değişime tabi tutulacaktır.

Bürokraside kurumsal aktivitenin artması, hızlı ve doğru karar alma ve vatandaş-devlet ilişkisinde memnuniyet oluşumu için, her türlü değişim ve hatta dönüşüm yapılacaktır.

Külliye ve kabine boyutlu ciddi değişimler de, Mart’daki Kongre sürecine kadar yapılacaktır.

Kabinede sonuç odaklı çalışma esas alınacak, bakanlıkların görev tanımlarına uygun işlevselliği artırmak için yoğun çalışma esaslı bir değişiklik yapılacaktır.

Kabinede, geniş kapsamlı ve ummadık değişiklikleri görebileceğiz. İsmi duyulmamış ama amatör ruhunu kaybetmemiş, siyasi rehavetten uzak, dinamik, çalışkan ve görece genç isimlerin görev aldığını göreceğiz.

Ve yeni kabinede, 2019 yerel seçimlerini de dikkate alan, bölgesel dengeleri ve özellikle İstanbul, Ankara gibi illerdeki nüfusun geldiği şehirleri dikkate alarak, yapılan ciddi ve akılcı değişiklikleri görmemiz sürpriz olmayacaktır.

Külliye’de Cumhurbaşkanı’nın, iç ve dış hareket ve hızına uygun bir değişim mutlaka olacaktır. Yeni konsepte uygun, yanlışların minimize olacağı ve “deneme-yanılma” yoluyla zaman kaybının olmayacağı, yeni ve aklı önceleyen, pratik özellikli kadroların gelmesi sağlanacaktır.

FETÖ konusunda titizlik ve süreklilik esas olacaktır.

FETÖ’den soruşturma veya kovuşturma gibi süreçleri devam edenlerin, birilerinin lobisiyle partide bazı noktalara getirildiğinden Cumhurbaşkanı’mız haberdardır. Bunlarla ilgili  hiçbir şey gözünden kaçmamakta ve gereğini
yapmadaki kararlılık gözlerinden okunmaktadır.

Eski milletvekili, teşkilat yetkilileri ve/veya partinin farklı kadrolarında yer alanlar, kişisel ilişkileriyle geldikleri genel müdürlük, yönetim kurulu üyelikleri veya Partide geldikleri etkili görevlerde kalamayacaklar, bu görevlere getirilmeyecekler, getirilenler ise geri azledileceklerdir.

FETÖ’cülerin yanıltmalarıyla oluşturulan algı operasyonlarıyla mağdur edilenlerin hak iadeleri konusunda daha hızlı olunacak olup, daha titiz davranılacaktır.

Peki bunlar ne zaman yapılacaktır..?

Halkın, artık zaman verilmesine tahammülü kalmadığının Cumhurbaşkanı’mız da farkında.

Onun da, bazı şeylerin zamana yayılmasından rahatsız olduğunu düşünüyorum.

Sözlerinden ve gözlerinden edindiğim gözlem ve izlenim böyle.

Ama sanki “su bulanmadan durulmaz” diyor Sayın Cumhurbaşkanı’mız.

Sanki, “Herkes eteğindekileri bir döksün bakalım” diyor.

Ve; takip ediyor, gözlüyor, gözlemliyor, bazen da bilmiyormuş gibi davranarak, “gri bir ortamda” tavrını netleştirenleri ve/veya ortamın rengine ayak uydurarak “grileşenleri” görmek istiyor.

Ama gelinen noktada Cumhurbaşkanı’mızın gözlerinde; artık zihnen, ruhen ve mental olarak her şeyin berraklaştığını gözlüyorum.

Bu yüzden de diyorum ki; bütün bu değişiklikler, revizyonlar, yeniden yapılanmalar Mart Kongresine kadar yapılacaktır.

Partiyle ilgili kimi değişikliklerin, teknik olarak böyle gerektiği için, kongrenin hemen akabinde olacağını düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı’mızın gözlerinden gördüm ki; artık zaman kaybına asla tahammül yok.

Değişim çok hızlı, isabetli ve vatandaşların; “işte budur, Erdoğan vatan-millet-devlet için müsamaha göstermeksizin, yapılması gerekeni yaptı. Kimsenin gözünün yaşına bakmadı. Önceliğinin devletin bekası, milletin faydası olduğunu gösterdi” diyeceği şekilde olacaktır.

Mart sonrası icraat zamanıdır.

İçerde ve dışarda bir dolu sorun varken, ülkenin enerjisini içeride tüketmeye takati, zamanı ve böyle bir lüksü yoktur.

Siyasi olarak, bürokratik olarak, diplomatik olarak, belediyecilik olarak; zaman çalışma, iş yapma ve devletin menfaatlerini önceleyerek ilerleme zamanıdır.

Önümüzdeki 45 gün çok şeye gebedir.

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gözlerinden gözlediğim ve sözlerinden okuduğum bunlar…

Yaşayıp göreceğiz.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlarım…