Avrupa’da ve özellikle Fransa’da başlayan halk isyanlarının tarihsel bulaşıcılığı ve tüm dünyayı sarabilirliği
İki sene önce Sırbistan’la başladı… Sonra Arnavutluk, sonra İspanya…
Ve en nihayetinde geldik isyan kültürünün tarihsel en güzel örneği Fransa’ya…
Fransa’da başlar da İtalya durur mu; isyan ateşi Roma’da başladı harlanmaya.
Emin olun, yakında Portekiz/Avusturya/Macaristan/Yunanistan hatta Bulgaristan hatta Polonya hatta İngiltere; başlayan isyandan nasibini alacak ve kendi halkları ve özellikle yeni nesil vatandaşlarının isyanından azade kalamayacaktır.
Arkadaşlar!
Evet, Amerika ve Çin şuanda iki süper güç.
Amerika hegemonik gücünü korumaya çalışan, Çin ise hegemonize güç olmak için mücadele veren iki süper güç.
Ama bir realiteyi hatırlatmak isterim:
Her ne kadar yaklaşık 70-80 yıldır Amerika’nın gölgesinde pasifize bir durumda görünse de/belirleyici güç özelliğini yitirmiş gibi bir algı oluşmuş olsa da; Avrupa’nın kadim ve doğal bir hegemonik güç olduğu realitesi hala capcanlı.
Rönesans ve Reform hareketlerinin/Fransız İhtilalinin/Din ve mezhep savaşlarının kaynağı ve menşeinin Avrupa ve özellikle Fransa merkezli olduğunu ve tüm dünyaya sari etkiler yarattığını/bir nevi küresel değişime sebebiyet verdiğini şiddetle hatırlatmak isterim!
Şimdi bir soru soralım:
Avrupa’da başlayan isyan ateşinin ana sebebi nedir?
Ekonomik sıkıntılar/Yolsuzluk/Adaletsizlik…
Peki, bu üç sebebin (ekonomik sıkıntı/Yolsuzluk/Adaletsizlik) tezahür etmediği ülke var mı? Çin, Amerika, Rusya, Mısır, Pakistan, Japonya? Hangisinde yaşanmıyor veya minimize halde; buyurun bir tane örnek verin!
Arkadaşlar!
Küresel çapta bir kaht-ı rical/Devlet adamı kıtlığı yaşanıyor.
Daha 5-10 yıl öncesinde hiç beğenmediğimiz liderlere/devlet başkanlarına rahmet okunacak bir lidersizlik/devlet adamsızlığı yaşıyor dünya!
Putin-Trump/Şinping/Macron/Sisi vb. isimlerin şöhreti iyi devlet adamlığından mı yoksa devlet adamlığı vasfından yoksunluklarından mı geliyor?
Tabi ki kötü şöhret…
Bu neyi getirdi peki?
Küresel belirsizlik/öngörülmezlik ve kaotik bir atmosferi…
Bu ne demek?
Halkların ekonomik sıkıntısı/adaletsizlik/yoksulluk ve yolsuzluk…
Yaşanıyor mu; evet yaşanıyor.
Bittabi ki bunun sonucu da kaçınılmaz olarak bir halk isyanları olacaktı ve olmaya başladı.
İsyan kültürünün merkezi neresi; Avrupa ve özellikle Fransa.
Ezcümle;
Fransa’da cihanşümul zemin bulan sebepler muvacehesinde bir isyan başladıysa eğer; bu ateş sönmeyeceği gibi dalga dalga tüm ülkelere sirayet edecektir.
Son birkaç yıldaki pek çok yazımda, yaşanan yeni dünya düzeni oluşturma sürecinin etap etap ilerlediğini ve bir zaman sonra ülkelerde iç ayaklanmalara/isyanlara, yönetimlerin/rejimlerin değişikliğine ve hatta bazı ülkelerin haritadan silinip başka ülkelere duhulüne veya devletçiklere bölünebileceğine dair sözler etmiştim.
İşte şimdi o vetire başladı arkadaşlar! Gücü ve aklı elinde tutan el oğulları münbit zemini oluşturdu ve öyle bir doğal zemin hazırladı ki dikkatinizi çekeyim; kimse bu isyanların provokatif olduğunu bile söyleyemiyor.
Yarın-birgün Moskova’nın göbeğinde, Çin’in Tianenmen Meydanında, Mısır’ın Tahrir’inde, Amerika’nın başta Mississippi olmak üzere pek çok eyaletinde ve hatta Washington D.C.’de benzer isyan ateşlerini görürseniz sakın ha şaşırmayın!
Avrupa’da/Fransa’da pişirilmeye başlanan bu isyan ateşi öyle görünüyor ki çok su götürecek.
Adeta Avrupa’da pişer bize de düşer kabilinde…
Kimse/herhangi bir ülke, sahip olduğu “din/milliyet veya itaat” kültüründen hareketle, “bizde böyle bir şey olmaz” deme rehavetine kapılmasın.
Çünkü kimsenin, kendini kapsam dışı/istisna veya muaf tutamayacağı geri dönülmez bir sürece girmiş bulunmaktayız!
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.