Ölümün karşısında bile siyaset mi?
“Her nefis ölümü tadacaktır.”
Âl-i İmrân Suresi, 185. Ayet
Dün, henüz 43 yaşında, hayatının baharında bir kardeşimizi, Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Dündar Ziya Gültekin'i elim bir trafik kazasında kaybettik.
Üzüntümüz büyük.
Üsküdar Belediye Başkanının tutuklanmasının ardından belediye meclisinde yapılan seçimle göreve gelen Dündar Ziya kardeşimiz, kısa görev süresinde vatandaşlarımızın gönlünde yer edinmeye, Üsküdar'a hizmet etmeye gayret etti.
Daha yapacağı çok iş, gerçekleştireceği çok hayal vardı.
Ama ömrü bu kadarmış…
İstanbul'da yaşanan sel felaketinde vatandaşlarının sıkıntılarıyla ilgilenen, ardından görev sorumluluğuyla Ankara'ya doğru yola çıkan genç bir insan…
Kim bilebilirdi ki bu yolculuk onun son yolculuğu olacak?
İşte hayat bu kadar kısa, ölüm bu kadar yakın.
Ancak böylesine acı bir hadisenin ardından dahi siyasi tartışmaların devam ettiğini görmek beni ayrıca üzüyor.
Elbette siyaset yapılacak. Elbette eleştiriler olacak. Belediye başkanının tutuklanması da mecliste yapılan başkan vekilliği seçimi de hukuki ve siyasi açıdan tartışılabilir.
Bunlar demokrasinin doğal meseleleridir.
Ancak siyaset başka, insanlık başka bir meseledir.
Bir insanın hayatını kaybettiği, bir ailenin ocağına ateş düştüğü, evlatların babasız kaldığı bir günde biraz vicdan, biraz merhamet, biraz da saygı göstermeyi bilmeliyiz.
Bugün siyaset yaptığımız insanlar yarın aramızda olmayabilir.
Bugün eleştirdiğimiz, tartıştığımız, hatta karşı karşıya geldiğimiz bir insanın yarın cenaze namazında saf tutabiliriz.
Unutmayalım ki ölümün karşısında hepimiz eşitiz.
Ne makam kalıyor ne unvan ne siyasi tartışmalar…
Geriye yalnızca insanın bıraktığı izler, yaptığı hizmetler ve kazandığı gönüller kalıyor.
Siyaset uğruna birbirimizi kırmaya, acıları büyütmeye, insanlığımızı unutmamıza gerçekten değer mi?
Ben yıllardır siyasetin içerisinde bulunmuş bir kardeşiniz olarak şuna inanıyorum:
Siyasetin ahlakı olmalı. Eleştirinin ölçüsü, muhalefetin de insani bir sınırı olmalı.
Bir insanın göreve geliş biçimini eleştirmek herkesin hakkıdır. Ancak ölümünün ardından ailesinin acısına saygı göstermek de hepimizin insani sorumluluğudur.
Bugün hepimize düşen, siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, bu genç kardeşimizi rahmetle anmak ve geride bıraktığı ailesinin acısını paylaşmaktır.
Çünkü yarın kimin nerede, nasıl ve ne zaman bu dünyadan ayrılacağını yalnızca Cenab-ı Allah bilir.
Rabbim bizlere makamların geçici, insanlığın ve güzel ahlakın kalıcı olduğunu unutturmasın.
Dündar Ziya Gültekin kardeşimize Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine, çalışma arkadaşlarına ve Üsküdarlı hemşehrilerimize sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Murat Demir
26. Dönem AK Parti Kastamonu Milletvekili
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.