Dolar bolluğu ve Türkiye'nin reform zamanlaması..

Dolar bolluğu ve Türkiye'nin reform zamanlaması..

Dünyada bol dolar var.
Hatta Pandemi  nedeniyle FED başta olmak üzere Avrupa Merkez Bankası ve diğer Merkez Bankaları ek para basmaya gitti.

Para adeta sudan ucuz…
Peki bu böyle devam edecek mi..?
Etmeyecek…

Zaten "Para ve Güç" sahipleri FED üzerinden doları çağırmaya (toplamaya) başlamıştı bile…
Çünkü o kadar çok sanal ve sadece hesaptan hesaba; adı var kendi olmayan dolar vardı ve var ki…
Ama Pandemi bu operasyona biraz ara verdirdi.
Lakin bu böyle gitmeyecek.
Pandemi sonrası ve muhtemelen 2021 sonu-2022 başında "dolar çağırma operasyonu" öyle sert bir şekilde kendini gösterecek ki; pek çok ülke ciddi sıkıntılarla yüzyüze kalacak.

Hatta bugün % 5-6-7 gibi astronomik faizlerle borç alan ülkeler, geri ödemeler için daha yüksek faizler vermeyi göze alsalar bile; dolar bulmakta ciddi zorlukla karşılaşacaklar.

Hal ve ahval böyleyken Türkiye ve Erdoğan’ın son anda, gerekli ve elzem olan hamleye başladığını görüyorum.
Siyasi ve ekonomik açıdan söylediği sözler ve öngörülen reformlar şimdiki sıkıntıları ve daha sert geçecek seneyi biraz daha kolaylaştıracağı kanaatindeyim.

Uluslararası boyutta "sert ve katı" Erdoğan'dan "Hiçbir ülke ve kurumla aramızda  diplomasiyle diyalogla çözülemeyecek sorunumuz olmadığını düşünüyoruz." diyen Erdoğan’a geçmek olası olumlu gelişmelerin önemli sinyalidir.

Çünkü başka yol ve alternatif yok.
Ki, Erdoğan da bunun farkında…
Ve bu süreçte dik ama diklenmeden, 2002-2010 dönemi Erdoğan'nın  Amerika ve Avrupa ile gösterdiği uzlaşma ve asgari müştereklerde birliktelik refleksini göreceğimizi düşünüyorum.

Ekonomik iyileşme için borç almak önemlidir ama diğer adımlarla desteklenmediği takdirde; oldukça tehlikelidir.
Böyleyken yabancı yatırımcıyı çekmek, yerli yatırımcıyı güçlendirmek şart.

Bunun için ise "hukuki altyapının takviyesi" olmazsa olmaz mesabesindedir.
Kimi yorumcular "Ekonomi/Hukuk/Demokrasi" konusunda Cumhurbaşkanı'nın dile getirdiği reform adımlarını siyasal oportünizme ve ekonomik sıkışıklığa bağlasa da; sebebi ne olursa olsun, sonuç itibariyle az veya çok fayda getirecek hamleler olduğu kanaatindeyim.


Durumu, iç siyasi mülahazalardan uzak bir yaklaşımla görmek ve gözlemek, şuan için en öncelikli husus olduğu düşüncesindeyim.

Velev ki, Erdoğan pragmatist ve mecburiyetten dolayı bu reformları gündeme getirip eyleme geçiriyor olsun…
Ama yeter ki olsun.
Ki, olmalı ve başladı da…
Merkez Bankası Başkanı, Adalet Bakanı, Maliye Bakanı, finans ve banka yetkililerinin reforma dair görüşmelerini her kaydı şart altında olumlu buluyorum.


Önümüzdeki günlerde  bu görüşme ve çalışmaların somut sonuçlarını yerel ve uluslararası arenada göreceğiz.
Görüşmeler yaptığım uluslararası yatırımcılar ve fon yöneticileri de gelişmeleri bu gözle irdelemekteler.

Açıkcası, iktidarın yabancı yatırım ve finans çevrelerine ilk defa ikna edici ve sahici şekilde eylemsellik arzeden tavırlarından büyük memnuniyet duyuyorum.

Çünkü ekonomik iyileşme ve yeniden ileri doğru hareket, ancak yabancı yatırımcının ilgisini kazanmakla olabilir.
Bu durum ve bu minvalde atılacak reform nitelikli adımlar 2021’in ikinci yarısı ve 2022 ile başlayan "dolar çağırmacı ve daralmacı" süreçte, Türkiye’nin elini güçlendirecek ve geri ödemelerde  dolar bulma veya yüksek faizle bulma sorununu hafifletecektir.

Erdoğan’ın da,  sadece yaşadığımız kriz/sıkıntı ve günceli kotarmak düşüncesinden ziyade; ileriye matuf projeksiyon nedeniyle, "kadro ve politika" değişikliğine giderek "daha reformist" bir yaklaşımı benimsediği fikrindeyim.

Bildiklerim, gördüklerim ve aldığım duyumlar ümit verici.
İnşallah ve dilerim ki; ulusal ve uluslararası ekonomik gereklilikler ve gerçeklikler çerçevesinde başlayan bu "yeni ekonomik süreç"  herhangi  bir sebeple veya iç siyasi hesaplar nedeniyle sekteye uğramaz ve artan bir ivmeyle devam eder.

Aksi takdirde, her gelen yıl, geçen yılı aratır.
Ama gelişmelerin daha olumluya evrileceği ve devam edeceği kanısındayım.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.


Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Dadal
    Pembe bir tablo gerçekten...
  • Emin Eğri
    Ben de böyle pembe rüya görmek isterdim!
  • Ertan Karaman
    Kaleminize sağlık.kesinlikle çok doğru tespitler ,yüreğimize su serptiniz kalb-i teşekkürler.