İstifalar ve AK Parti’de doğal tasfiye süreci…

9 Temmuz 2019 tarihli yazımda AK Parti’den ayrılıp yeni siyasi oluşuma yönelen Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na atfen bazı sorular yöneltmiştim.
İstifalar ve AK Parti’de doğal tasfiye süreci…

Bunlardan birkaçını yeniden hatırlatmak istiyorum;
“Yeni Hareket protest bir anlayışı mı barındıracak. Yani on yedi yıl içinde tasfiye edilenlerin Erdoğan’a olan kızgınlıkları nedeniyle bir araya geldiği bir odak mı olacak.?

Abdullah Gül’ün bir dönem daha Cumhurbaşkanı olması için siyasi bir zemin oluşturmaya mı çalışılacak.?

İsimleri, FETÖ ile şu veya bu şekilde kamuoyunca ilintili görülenlerin bir araya geldiği bir oluşum mu olacak.?”


Özellikle ve hassaten sormuştum.

Çünkü gözlemlerim bu soruların cevaplarıyla ilgili ciddi doneler ortaya koyuyordu.

Ve aynen de öyle olmaya başladı.

İstifa eden ve edecek olan bazı isimler duyuyorum.

Halkta karşılık bulmayan ve dışlanmanın hırsıyla protest bir refleksle hareket eden isimler.


Şimdi de bu kişilere şunu sormak istiyorum;
Eğer AK Parti bünyesinde kalabilseydiniz, o afili koltuklarda otursaydınız yine itiraz edip, ‘ayrılıyoruz’ dermiydiniz.?

Bu istifalar ve yeni oluşum çabaları devlet-millet selameti ve kendinizce kötü gidişatın ıstırap ve hamiyeti mi, yoksa kuyruk acısı ve intikam güdüsüyle ortaya çıkan kifayetsiz muhteris atraksiyonu mu.?


AK Parti ve Erdoğan şanslı…

Belki de yapılamayan tasfiyeyi ve bağırsak temizliğini, bu kişiler kendi kendilerini tasfiye ederek gerçekleştiriyor.

Eminim Erdoğan çok da memnun.

Çünkü bekleme sabrını gösterip, hiçbir şey yapmadan, gereken tasfiye doğal seyrinde gerçekleşiyor.
Kamuoyunda beklenen ve bir dönem heyecan da uyandıran “Yeni Hareket” algı ve olgusu prematüre doğuma dönüşüyor.

Çünkü dile getirilen, istifa eden ve istifası beklenen isimler gittikleri yeri ve hareketi kısırlaştırıp halk nezdinde müttehem duruma düşürecek imajlar.

İsimlere girmek istemiyorum.

Şahıslarla işim olmaz.

Ama doğal bir tasfiye gerçekleştiği aşikar.

Hırs öyle bir şeydir ki; kontrol edilemezse önce hır sahibini yakar, bitirir.

“Hırs sebeb-i hasarettir ve sefalettir. (Zarar sebebidir) diye bir söz var.

Şuanda da aynen bunu yaşıyoruz ve görüyoruz.


AK Parti’ye muhalefet amaçlı ortaya çıkan ve adı dolaşan isimlerin ne yazık ki; hısları, kinleri, kaybettikleri ve popülariteleri için bir kavgaya girdiklerini görüyoruz.

Hal böyleyken insan söylemeden edemiyor; “Hani siz kötü gidişattan ve kötü yönetimden dolayı yeni bir oluşuma yönelmiştiniz. Ama görüyorum ki; makam ve koltuklarını kaybeden, kuyruk acısı içindekilerin temerküz ettiği bir odak haline geliyorsunuz”


Aslında bu istifa ve “Yeni Oluşum” çalışmaları AK Parti’yi de zorunlu bir değişime sevk ediyor.
Ve eminim, biraz da bu istifaların teşvik ve tazyiki sonrası AK Parti yeni bir temizlik hareketine ve ciddi bünyesel reforma gidecektir.

Erdoğan’ın, özellikle bekleyip gözleyerek insanların eteğindeki taşları döktürdüğü kanaatindeyim.

Çünkü önce kendiliğinden gideceklerin gitmesini bekledi/bekliyor, sonra da gitmesi gerekenleri bu doğal tasfiyeye mecbur edecek.

Zaten son günlerde beyanatlarıyla da bunun sinyallerini aşikare veriyor.

Eminim ki Erdoğan bu günleri gördü ve bu kişilerin ne yapamayacaklarını biliyordu.

Çünkü bir şey yapmak için istifa eden bu kişilerin, yaptıkları en güzel şeyin kendilerini bir şey yapamaz hale getirmeleri olacaktı.

Ki, istifalar da sadece isimlerin biraz daha yıpranmasını getirecek; millet nezdinde iktidar ve AK Parti’ye olan kızgınlığın teskin olmasını sağlayacaktır.

Halk için “dağ fare doğurmuş” olacaktır.


Ümit gibi olan isimlerin birer kartondan kule oldukları ortaya çıkacaktır.

AK Parti bünyesinde karizma ve etiket yapan isimlerin nasıl sıradanlaştığını ve istifa edip yanlarına gelen isimlerle aslında ‘umutuz vaka’ya dönüştüğü görülecektir.


Bence Erdoğan rahat olsun.

Gördüğüm tabloda, oluşturulmaya çalışılan “Yeni Hareketler”, deklarasyon ve manifestolarındaki içerikten uzak; hırs, kin ve kızgınlıkla protest bir refleksle hareket edenlerin “kifayetsiz muhteris” eyleminden öteye geçemeyecektir.

Ve çok yakında, hatta bugünlerde Erdoğan; istifalarla başlayan doğal tasfiyeyi, yapacağı değişim, dönüşüm ve revizyonlarla zirveye ulaştıracaktır.

Kabine ve teşkilattaki bu değişim altın vuruş olacak ve inanıyorum ki yeni bir şahlanış ve dirilişin kapısını açacaktır.


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Ebru Aygün
    Yine Çok Güzel Yazmıssın Abim; emeğine bilgine sağlık