Putin, nükleerle tehdit etti ama "Blöf değildir" deme ihtiyacı da hissetti!

Putin, nükleerle tehdit etti ama "Blöf değildir" deme ihtiyacı da hissetti!
Geçen gün, Putin'in "nükleer tehdit" kokan açıklamalarını duymuşsunuzdur.
Hatta "kısmi seferberlik" ilan etti.
Daha ilginci ise "bu dediklerim blöf değildir" deme gereği hissetmesiydi…

Bu ne demek biliyor musunuz?
Her şeye rağmen kuyruğu dik tutmaya çalışan Putin'in acziyet izharı, muhtemel yeni yaptırımlara pek de dayanamayacağının işareti ve ön alma hamlesidir!
Neden peki?

Arkadaşlar,
Daha önce de bahsettim; yaptırımların etkisi geç görülmeye başlanır ama sonrasında artan bir etki ve hasar oluşturmaya başlar.
Ve, Rusya'da bu başladı.
Üstüne, bir de Avrupa Birliği/ABD yeni ve daha özellikli yaptırımlar listesi üzerinde çalıştıklarını düşününce; Putin efendinin işi çok daha zorlaşacaktır.
Bu demektir ki; Avrupa kışı üşüyerek geçirecek ama Rusya da bu kışın sonunda pek çok şeyi kaybetmiş olacaktır!

Dikkatinizi çekmiştir; Putin'in seferberlik demesiyle birlikte, her ne kadar Rus yetkililer önemsiz sayılarda dese de; Rusya'dan kaçışlar başladı.
İnsanlar askere kaydolmamak için başka ülkelere gitmeyi düşünür oldu.
Rus muhalif Navalny ve taraftarları için uygun zemin oluşuyor. Önümüzdeki günlerde, biraz da dışsal/provokatif kaşımayla Rus sokaklarının karışacağını düşünüyorum. Yani, bu cihette duyumlar aldığımı söylemek de sürpriz olmasa gerek…
Bu bile toplumsal psikoloji açısından Rus yönetimi için, ciddi bir sorundur ve de savaş/kriz sürecinin halka yansıması itibariyle de oldukça kritik bir sorundur!

Bu çerçevede, küresel gelişmelere bakarsak;
Ekonomik kriz her geçen gün harlanıyor ve önümüzdeki 2-3 yıl azalmayacağı gibi çeşitlenerek artacağa benziyor.

ABD Başkanı Biden, BM toplantısında bir konuşma yaptı.
Konuşması, neredeyse tamamen Rusya/Çin ve Ekonomik Kriz konusunu kapsıyordu.
Rusya'ya karşı son derece net ve tavizsiz bir tutum sergileneceğini yoruma mahal vermeyecek şekilde dillendirmesi oldukça önemli ve manidardı!

Bu ne demek?
Dünyanın hemen her bölgesini etkileyen ve derinleşmeye de hızla devam eden Ekonomik Krize, bir de Siyasi Kriz eklenmesi anlamına gelir.
Çünkü biri birinden beslenen ve birisi diğerini tetikleyen unsurlardır bunlar.
"Enflasyon Sarmalı" demiştim.
Şimdiyse sarmal, girdaba dönüşmeye ve en zayıf halkadan başlamak üzere yok etmeye evriliyor.
Çünkü dünya, yeni bir "çıkış"a geçmeden önce, "çöküş" sürecini tamamlamak zorunda!
Ve şuanda her konuda/sektörde/alan ve coğrafyada çok ve her boyutlu/gün be gün derinleşen, dibi görmeye doğru hızla ilerleyen bir "çöküş" sürecini yaşıyoruz…

Siyasi Kriz'den kastım ne?
Yaşanan Ermenistan-Azerbaycan gerginliği,
İran'da görülen bazı gelişmeler ve Azerbaycan'a karşı sergilediği ekstra hasmane tutum,
Rusya-Ukrayna savaşının geldiği yeni evre ve uluslararası kamuoyunda Ukrayna lehine tutumun artan bir boyut kazanması,
Lübnan'daki krizin sosyal olaylara sebebiyet vermesi,
Türkiye-Yunanistan arasında oluşan gerginlik ve ABD'nin Kuzey Kıbrıs Rum kesimine olan silah ambargosunu kaldırması,
Belarus'un, Rusya-Ukrayna savaşına müdahil olmaya hazırlanırcasına yaptığı hazırlıklar,
Şanghay Beşlisi'nin adeta gövde gösterircesine Özbekistan'da yaptığı toplantı,
Daha "Libya/Irak/Afganistan/Suriye/Yemen" vb. gibi kronik hale gelmiş/getirilmiş olan dondurulmuş sorun bölgelerini saymıyorum bile…
Ve daha pek çok şey…
Bunların hiçbirisi tesadüfî olmadığı gibi, biri diğeriyle ilintili ve bir planın parçası olan, oldukça tehlikeli gelişmeler…

Arkadaşlar,
Dünya sıkıştı,
Geçmişteki, sonrasında savaşların olduğu süreçlere benzer bir şekilde sıkıştı.
Bazıları halkları korkutmak amaçlı dese de; geçen gün, Sırbistan Başbakanı'nın birkaç ay içinde üçüncü dünya savaşı çıkabilirliğini hatırlatan konuşması bile, aslında, bu sıkışmanın lidersel boyutta söyleme dönüşmesinden başka bir şey değildi.

Daha önceleri, perde gerisinde/kapalı kapılar ardında ve özellikle sıkı müttefikler arasında konuşulan gizli planlar ve hesaplar aleni dile getirilmeye başlandı ve adeta sahaya sürülmeye başlandı.
Hani, zaman zaman dünyaya hızla yaklaşan göktaşlarından bahsedilir ya; aynen onun gibi, dünya büyük bir hızla çöküş sürecini tamamlamaya, yani bunun için savaş da dahil; her türlü kaos enstrümanlarının sahne almasına doğru hızla ilerliyor.
Ki, buna dair öyle çok alametler/işaretler belirdi ki; artık durum çıplak gözle görülecek kadar aşikar!

Sonuç:
Hep dolar ve doların sahipleri dedim.
Güç ve Akıl dedim,
Yeni Düzen/Yeni Parasal Sistem dedim,
Rusya ve Çin üzerinden güç devşirmeyi ve güçleneceğinizi düşünmeyin diye özellikle söyledim. Özellikle bu iki ülkenin küçülmesi ve etkisizleştirilmesiyle ilgili ciddi planlar olduğu ve aksiyon alınacağından bahsettim.
Tekraren ve defaatle bu düzeni, ancak yine düzenin sahipleri değiştirir diye söyledim durdum…

Şimdi, yine ve yeniden diyorum ki;
Doların Sahipleri, doların ülkesi olan Amerika üzerinden dünyaya ayar vermeye devam ediyor,
Hatta hızlandılar ve sadece enflasyon değil, siyasal kriz ihracına da başladılar!

İyi bakın; doların hakimiyeti bitecek diyenlere söylüyorum;
Çok iyi bakın; Gerçek nedir? Gerçeklik nedir? İyi fark edin!
Dolar Euro'nun önüne geçti,
Avrupa Birliği ile birlikte yüze yakın ülke faiz artırımına mecbur kaldı.
Peki buna rağmen enflasyonla baş edebiliyorlar mı?
Hayır…
Çünkü Doların Sahipleri ne zamana kadar ister ve uygun görürse; bu süreç, o vakte kadar sürecek ve kimse durduramayacaktır.

Ben bunları söylerken, ideolojik yaklaşımı ve tarafgirliği tarz haline getiren Rusyacı ve Çinci bazı aklı evveller, beni Amerikancı/Batı hayranı/dolar sevici olmakla itham ediyorlardı.

Açıkçası umurumda bile değil,
Benim, sadece realist ve gerçekliğin farkında olarak bunları söylediğimi göremeyecek kadar ütopik körlük içindeler!
Ben ne olduğumu/olmadığımı çok iyi biliyorum…

Son olarak size şunu söyleyeyim;
2023'te bile demiyorum; çok ve hemen yakında, 2022 sonu ve Ocak ayına vardığımızda bu konuları yeniden konuşmaya randevulaşalım ve "neler neler" olduğunu hep birlikte müzakere edelim!

Arkadaşlar,
Önümüzdeki beş-altı ay gibi kısa zaman zarfında öyle çok şeyler olacak ve yaşanacak ki; bunlar, normalde beş-altı yılda yaşanamayacak kadar tehlikeli/önemli ve belirleyici gelişmeler olacaktır!

Tüm bunlara rağmen bildiğim ve net olarak söyleyeceğim tek bir şey var,
"Yatırım tavsiyesi değildir" uyarısıyla söyleyecek olursam;
Dolar yine yapacağını yapacak,
Ekonomik ve finansal enstrümanlar içinde yine başa oynayacak/başat aktör olacak,
Ve, tek hakim olarak hükmetmeye devam edecektir!


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Mutlu A.
    Çok güzel bir yazı olmuş hala sıfır bilgi ve kültür ile yaşayanlara umarım bir uyarı olur hakkımızda hayırlısı olsun
  • Kemal Büyük
    Elinize sağlık
  • Fatma T.
    Neredeyse tüm yazılarınızı okuyoruz. Bilgilendirdiginiz için teşekkür ederim. Hç iyi şeyler olmuyor hakkımızda hayırlısı olsun.
  • Mehmet Hak
    Kaleminize sağlık
  • Z. T.
    Bilgi kuvvetir kaleminize sağlık Herşey göründüğünün tersidir. Hiçbirşey görüntüğünün tersi değildir.
  • Ahmet K.
    İranda sokaklar karıştı, Rusya da seferberlikten kaçamayanlarda fırsat kolluyor karıştırmaya, Avrupa yeni Fransız ihtilaline gebe demiştiniz geçen bir yazınızda, ve saydığınız diğer ülkelere de bakınca Dünya topyekün bir karanlığın içine yuvarlanıyor hızla. Artık şu uzaylılar gelecekse gelsin Dünyayı istila etmeye ,yoksa gece votkayı fazla içen herhangibiri yanlışlıkla hepimizin Işığı göreceğimiz o ateşleme düğmesine eli çarpacak.
  • Ayhan polatkan
    Allah bizleri ve ülkemizi tüm dünyayı korusun savaştan felaketten kötü zihniyetlerden dünya çok kötü yere doğru gidiyor ve türkün daha doğrusu türkiyenin türkiyeden başka dostu yok ne olacak bakalım hayırlısı kurtardığımız kıbrıs bile türkiyeliyi sevmiyor genelinde rumlaştarmı ne
  • Ertan Karaman
    Kaleminize sağlık
  • Sinan
    Dolara bu kadar güveniyorsunuz ya.. Kağıttan cashden tam dijital (izlenebilir/kontrol edilebilir) paraya geçildiğinde kasalar tarihe mi karışacak? Takas mı başlayacak? Ya da volümlü reel işlemler değerli maden ile mi hallolacak?
  • Mehmet Kara
    Dolar önemli tabi