02.02.2019 04:09 Güncelleme Tarihi: 02.02.2019 04:53

Seçimden sonra revizyon..

Seçimden sonra revizyon..

Cumhurbaşkanının gözlerine baktım, sözlerini dinledim bir kez daha. Kritik ve karmaşık geçen bugünleri atlatacağına inanıyordu.

Biraz “sabır” der gibiydi.

Ümitsiz değildi.

Hala siyasi liderliği ve siyaset okumaları çerçevesinde uluslararası ve ulusal bazlı ikna ediciliği ve inancı üzerindeydi.

Adeta iç siyasetin nüanslarını iyi biliyorum ve seçime yakın her şey bugünden çok daha olumlu hale gelecek der gibiydi.

Hala bir liderde olması gereken özgüven, ümit ve inanç mevcuttu.

Kabineye dair eksiklerin, zayıf noktaların ve hatta hatalı tercihlerin olabildiğini düşünüyordu.

Yanlış bilgilendirmelerin, ihanetlerin ve manipülasyonların farkında gibiydi.

Partisinde rehavetin sürdüğünü, bazılarının bilerek bariyer koyduğunu, kimilerinin tekerleğe çomak sokmaya çalıştığını biliyordu. Hatta belediye başkan aday tercihlerinde sahadaki veri ve tercihle, genel merkezdeki refleks arasındaki çelişkinin de idrakinde idi.

Öyle ki; hiç ummadığı yerlerden ummadığı şekillerde “kandırıldığını ve kandırılmaya” çalışıldığını düşündüğünü gözlemledim.

Tüm bunlarla beraber, her şeyin farkındayım haleti ruhiyesi içindeydi.

Özellikle “yol arkadaşım” konumunda olan pek çok kişi ve kişilere karşı dişini sıkmış ve “yumruğunu cebine koyarak” 31 Mart Seçimi’ni atlatmayı bekliyor gibiydi.

Ekonomik sıkıntıların giderileceğini, her geçen günün daha iyi geleceğini ve özellikle seçimlere yakın tercihlerin berraklaşacağını düşünüyordu.

Hatta son ve en yeni anketlerde grafiğin yeniden yükselişe geçtiği bilgisi ve kanaatindeydi. Hele de muhalefetteki dağınıklık, heyecansızlık, atalet ve karmaşa alternatifsiz olduğunu hissettiriyordu.

Ülke geneline büyük etki edecek yerlerde, HDP’nin Millet ittifakı özellikle CHP adaylarına vereceği oyun, halkın geri kalan kısmının tercihlerinde etkili olacağı; HDP ile aynı tercihte bulunmayacakları, bu sayede ibrenin AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan yana olduğu algısını pekiştiriyor.

Cumhurbaşkanının tüm bu parametreleri hesapladığını, gözlemlediğini, dikkate aldığını ve çok boyutlu bir strateji geliştirdiğini gördüm, gözledim.

31 Mart sonrası siyaseten ciddi revizyon ve ekonomide yapısal reformlara gideceğini düşünüyorum.

Kabine, partisi ve bürokratik kademelere dair değişiklikler için seçim sonucunu bekliyor olduğu kanaatindeyim.

Cumhurbaşkanının, bugün zihinlere hakim olan pek çok kanaati boşa çıkartacak hamleler içinde olacağını ve sürpriz denecek mesabede şaşırtıcı icraatları sahaya süreceğini düşünüyorum.

Bunlar kişi, kurum ve siyaset yapış bağlamında ve pek çok yeniliği barındıracak eylemler olacaktır.

Uluslararası ilişkilerde daha farklı bir konseptin hakim olacağını; ihtilafların azalacağını, uzlaşmaların artacağını farklı bir diplomatik yaklaşımın hakim olacağını söylesek yanlış olmayacaktır.

Özetle, seçim sonrası hemen Nisan’dan başlamak üzere; daha kuşatıcı, kucaklayıcı, toleranslı, ülkeselliği önceleyen, akıl ve akılcı adımların geleceğini düşünüyor ve ümit ediyorum.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar..