Tereyağı ve şeker…

Tereyağı ve şeker…
Kocası olmayan yaşlı kadın, tereyağı yapıp bakkala günlük olarak satıyordu.
Bakkal tereyağını hiç tartmıyordu.
Bir gün aklına bir şüphe düştü ve kadının getirdiği yağı tartmaya karar verdi.
Bir kg olarak aldığını sandığı tereyağın aslında 900 gram olduğunu görünce çok sinirlendi.

Ve ertesi gün kadın dükkana gelince;
"Bir daha senden tereyağı almayacağım." dedi.
Yaşlı kadın üzülerek, "Efendim bir yanlışım mı oldu?" diye sordu.

Bakkal;
"Senin bana verdiğin yağ 900 gram geldi ayıp değil mi bu yaptığın?" dedi.

Bunun üzerine kadın şöyle cevap verdi;
"Efendim benim terazim yok, daha önce sizden 1 kilo şeker almıştım onu tartı olarak kullanıyorum."
Tabi bakkal utancından ne yapacağını şaşırdı, başı önüne düştü!..



Cenneti parselleyip satan çocuk

Bir kadın evine giderken yoksul görünümlü bir çocuğun elindeki sopa ile toprağı çizdiğini görür.
"Ne yapıyorsun evladım", diye sorar.

Çocuk:
"Cenneti parselleyip satıyorum teyze" der.
Kadın cennetin böyle parsellenmeyeceğini ve satılmayacağını bilse de çocuğun gönlünü almak için, "Bana da bir parsel verir misin, parasını vereyim" der.
Çocuk da "20 lira", der.
Kadın yardım niyetiyle parayı verir ve gider.
Olayı da unutur.

Birkaç gün sonra rüyada kendini cennette görür.
Rüyayı eşine de anlatır.
Eşi de, ne olur ne olmaz; bir parsel de ben alayım, der.
Gider ve çocuğu bulur.

"Evlat, bana da bir parsel verir misin" der!
Çocuk "Olur ama bir parseli bir milyon", der.
Adam itiraz eder; "Hanıma 20 liraya verdin. Benden neden bir milyon istiyorsun" der.

Çocuk şöyle cevap verir;
"Amca, eşiniz cennetin parsellenmeyeceğini, satılamayacağını bilir.
Ama benim gönlümü almak için bana o parayı verdi. Satın almak için değil.
Sen gerçekten cenneti satın alabileceğini mi zannettin…
Benim de satabileceğimi!.."



Sen istediğin kadar plan yap…

Bir gün Azrail adamın karşısına çıktı ve:
- Bugün, senin son günün, dedi.
Adam:
- Ama ben hazır değilim.
Azrail:
- Bugünkü listemde, senin ismin ilk sırada.
Adam:
- Peki o zaman… Gitmeden önce, gel oturalım beraber bir kahve içelim.
Azrail:
- Tabii ki…

Adam, Azrail'e kahve ikram etti.
Ama onun kahvesine bir kaç uyku hapı attı…
Azrail kahveyi içti ve derin bir uykuya daldı…
Adam, Azrail'in listesini aldı ve ismini ilk sıradan silip listenin sonuna koydu.

Azrail uyandıktan sonra adama döndü ve dedi ki:
- Sen, bugün bana çok şefkatli davrandın.
Bu yüzden de işime listenin sonundan başlayacağım…


Kıssadan Hisse…
Yok yok…
İlave bir söz etmeyeceğim.
Her şey ortada…
Muhatap belli, mesaj açık, sonuç apaçık…

Kıssa'lardan hareketle kimseye bir şey demek/dememek haddim ve hakkım değil…

Şu mübarek Ramazan günlerinde en güzeli, kendi nefsine yönelmek ve kendine ders çıkartmak…

Keşke alabilsek o dersi...
Alabilenlere ne mutlu,
Allah bizleri de, Kıssadan Hisse alabilenlerden eylesin…


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.


Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Halil akgun
    Anlaya..na..sivrisineksaz...anlamayana..davulzurnaaz.. sizin .mekalelerinizi dinliyoruz selamlar
  • NECATİ TOT
    Eyvallah sayın başkanım çok güzel ders alınacak portreler Allah gönlünüze göre VERSIN. Allahım yar ve yardımcınız olsun. Selam ve saygılar sunar hayırlı Ramazanlar dilerim.