UFO mu, siber silah mı yoksa uzaylı istilası mı yahut da evrenin askerleri mi?
CMYLMZ:
“Bizim köyde UFO görseler ne yaparlar biliyor musun?
UFO gören masum köylü...
“Aha vallaha UFO!” der; sonra ne yapar?
Taş atar!
Lan koskoca galaksiyi aşmış gelmiş, ışık hızını geçmiş, senin attığın taş mı durduracak onu?
Ama bizimki atar; “Geldiler şerefsizler” diye taşlar."
UFO…
Unidentified Flying Object/Tanımlanamayan Uçan Nesne…
Var mı? Olabilir de olmayabilir de…
Ben inanıyor muyum? Galiba aslında inanıyorum.
Milyarlarca galaksi, trilyonlarca yıldız ve bir o kadar da gezegenin olduğu bir evrende yaşıyoruz.
Böyleyken, dünya harici bir yerlerde yaşam formları var mı; bilmiyoruz. Yok mu; onu da bilmiyoruz.
Ama yerlerin ve göklerin hâkimi nihayetsiz kudret sahibi bir Yaradan’ın varlığını düşününce açıkçası bana var gibi geliyor ve ben, sanki inanıyorum.
Her ne kadar evrenin varlık sahasında en verimli ve yaşanılabilir doğal imkanlara sahip tek mekân olarak gezegenimizi düşünsem de; belli mi olur, belki de çok daha değişik yaşam formları olan başka yerler ve o başka yerlerde başka varlıklar veya cisimler de var olabilir.
Neyse; inanma-inanmama kısmını bir kenara koyup UFO’ların farklı bir boyutuna gelelim:
Bu sıralar UFO’larla ilgili öyle çok mesaj ve link alıyorum ki; “neden şimdi” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Acaba özellikle de göklerin hakimi ülkeler -daha doğrusu gücü, parayı, silahı, teknolojiyi ve dolayısıyla da düzeni elinde tutanlar- yeni bir şeylere veya insanlığın UFO konusundaki ne inanan ne inanmayan şeklinde tezahür eden algısını dayanak yaparak, ürettiği siber veya elektromanyetik silahlarla zemin mi hazırlıyor?
UFO gibi görünen cisimleri UFO deyip geçiyoruz ama ya düşündüğümüz fantastik algısal materyaller değil de; siber teknolojiyi kontrol eden bir ülkenin algı oluşturumu ise; kimse buna olmaz diyemez bence.
Daha geçenlerde Kastamonu’da havalimanı üzerinde böylesi bir gök cismini ben de gördüm. Bir süre kaldı ve sonra ormanlık alan üzerinden kayboldu.
Arkadaşlar!
Öyle bir devir yaşıyoruz ki sadece istikbal değil; artık hakimiyet de göklerde.
Elin oğlu, sote bir köşe görünce bir duvar dibine küçük abdestini yapan bir münasebetsizi bile afişe edebilecek kadar yukarılara hâkim.
O yüzden, mesela benim Kastamonu’da gördüğüm cisim de benzeri bir şey olabilir mi; olabilir. Olmayabilir mi; olmaya da bilir…
Kim bilir…
Allah bilir ama galiba o cismi üretilen bir şeyse; üreten ve oralara getiren de bilir.
Düşünsenize;
Çin veya Rusya veya Amerika’ya böylesi bir UFO saldırısı olduğunu ve eş zamanlı olarak da sosyal medya botları üzerinden yapay zekâ ürünü manipülatif görüntülerin yayılmaya başlandığını…
İnanın ortalık 56 olur. Kim neye inanacağını veya güveneceğini bilemez hale gelir.
İşine en dramatik tarafı ise saldırıya hedef ülke kimi suçlayacağını, kimi saldırgan ilan edeceğini de bilmez.
Tam tersi, belki de başka bir ülkeye saldırmak isteyen bir ülke bu saldırıyı kendi kendine düzenlemiştir ve bu bahaneyle de saldırı planladığı ülkeye saldırmaya başlayacaktır.
Arkadaşlar!
Çok geri değil; daha 1990’larda ütopik/fantastik görülen bilim kurgu filmlerin bırakın bugün yaşanmasını; demode bile olmaya başladılar.
Son 30-35 senede, siber teknoloji öyle bir hızla gelişti ki; artık başka bir galaksiden gelen evrenin askerleri mi yoksa dünyalı birilerinin inşa ettiği siber cisimler/robotlar veya doğrudan radarlarca görülemeyen ve tanımlanamayan elektromanyetik silahlar mı belli değil. Her kafadan bir ses çıkacak noktadayız.
Bir de düşünsenize; bir ülke başka bir ülkeye saldırı yaparken, kullandığı UFO benzeri silah teknik bir arızayla düşüyor. Suçunu örtmek veya adres gizlemek için hemen “falanca ülkenin filanca noktasına bir UFO düşmüş” diye öyle bir yaygara kopartılıyor ki; tam da, bu teknolojinin sahibi ülkelerin ekmeğine yağ süren cinsten değil mi…
Valla ne bileyim arkadaşlar; inanılmaz denilen öyle şeyler realize olmaya başladı ki; neye ve kime inanacağımı şaşırdığım için sadece Kudret-i Mutlak Rabbimize sığınarak psikolojimi ayakta tutabiliyorum.
Bazen de ister tanımlanamayan uçan nesne, ister başka gezegenden gelip dünyayı istila edecek uzaylı asker yapın; ne olacak ki, eninde sonunda ölmeyecek miyiz diyerek içimi ferahlatıyorum!
Sonuç:
UFO var mı?
Bence var. Sanki biraz inanıyorum gibi…
Var veya yok ama önümüzdeki yakın gelecekte -belki de en fazla 10 yıl sonra- “Uzay Savaşları/Uzaylı istilası/UFO Saldırısı vb.” tarzı filmleri değil de; gerçekleşen olayları/savaşları veya istilaları görürsek kesinlikle şaşırmayın derim.
Bence birileri bir yerlerde algımızda yer eden UFO inanışımızdan veya inanmayışımızdan istifadeyle; pek çok yeni nesil savaş ve hakimiyet enstrümanlarını sahaya sürecek.
Pardon havaya/uzaya sürecek desek daha doğru olur…
Neyse,
En iyisi, UFO UFO diyerek beyninizi daha fazla ufalamayayım; yazıyı burada noktalayayım.
Bu vesileyle,
Girmekte olduğumuz Kurban Bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını diler, UFO saldırılarından azade ve arî şekilde geçirmenizi yürekten temenni ederim..
Rabbimiz, hepimize daha nice Kurban Bayramlarına çıkmayı nasip etsin!
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.
