Anadolu siyasetinin 250 yıllık temcit pilavı:Din ve laiklik, dincilik ve laikçilik tartışması…
2009’da,
İlk basıldığında 132 dolara karşılık gelen 200 TL,
Şuanda,
Dört buçuk dolara düşmüş…
Amerika’da bile 40 lirayı geçmeyen 1 Litre mazot burada 61 TL olmuş…
Et, Süt, yumurta, domates, biber, patlıcan fiyatları almış başını gitmiş…
“İki yumurta kırar veya çay-simit yer doyarız; ne olacak yani” sözü tarih olmuş…
Kısaca nüfusun 50-60 milyonu fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş ama biz adeta
1453’de Fatih’in fethettiği İstanbul’da “melekler dişi mi erkek mi” diye tartışan Doğu Romalılar gibi “Din mi Laiklik mi” girdabına kapılmış gidiyoruz.
Bir kesim,
Ki, her dem uyuyan hücre misali hayatiyetini sürdüren bir kesim “Laiklik elden gidiyor” diyerek, kendini Dinin sahibi gören siyasetin değirmenine su taşıyor.
Diğer bir kesim ise,
Ki, her dem uyuyan hücre misali hayatiyetini sürdüren bir kesim “Din elden gidiyor” diyerek, Laikçilik yapanların değirmenine su taşıyor…
Sizce de okullarda Ramazan genelgesi veya İŞİD andının okutulması veya okunan bir ilahi veya domuz eti veya yayınlanan Laiklik Bildirisi veya Namaz-Oruç tartışması tesadüf mü?
Cumhurbaşkanımızın bile haftada bir yaptığı Meclis Grup konuşmasının neredeyse tamamını bu konuya hasretmesi,
Her devrin moda tabiriyle; “Zamanlama Manidar” dedirtmiyor mu?
Sanki Türkiye siyaseti her boyayı boyamış; bir tek fıstıki yeşil kalmış misali “Din ve Laiklik” boya-badanasına başlıyor…
Emin olun kendini laikliğin sahibi sananlar da,
Din elden gidiyor diyenler de aynı elin parmaklarından başka bir şey değildir.
Çünkü laikçilik yapanlar laikliğin bu ülkenin bir kesimince “dinsizlik/dinsizleştirme” olarak algılandığını,
İslamcılık yapanlar ise “Namaz-Oruç-İlahi” gibi ritüellerin bu ülkenin bir kesimince Şeriatçılık olarak algılandığını
Ve bu manipülasyonu satın almaya hazır bir kitlenin her dem var olduğunu iyi bildikleri için; laikliğin dinsizlik, Namaz-Oruç-İlahi gibi ritüellerin Şeriat olmadığını söylemekten özenle kaçınıyorlar.
Çünkü amaçladıkları sonuç tam da şu:
Karışıklık ve siyasetin mecraını değiştirmek…
Peki soruyorum o halde:
Yahu arkadaş!
Ne oldu da bir anda gündem “Din ve Laiklik” oluverdi?
Bir “Menemen Olayı” veya bir “28 Şubat Süreci” vuku buldu da bizim mi haberimiz yok…
Muhalefet medyasının da, İktidar medyasının da gündemi bu…
Şunu sakın unutmayın:
Bu tartışma ve susuz bardakta kopartılan bu fırtına başlatılacak olan Siyaset Mühendisliğinin zemin hazırlığından başka bir şey değildir.
Maalesef artık, filmi çekilecek senaryo artı 7 mi, artı 13 mü yoksa artı 18 mi; onu da yaşayıp göreceğiz.
Ama demedi demeyin; burnuma çok pis kokular geliyor…
Her iki kesime de sesleniyorum
Yok yok vazgeçtim; sadece alım gücü düşen ve torbası tuz bir yerleri cız eden ve aynı el tarafından köpürtülen “Din ve Laiklik” tartışmasının rüzgarına kapılıp, kraldan çok kralcı kesilen ahaliye sesleniyorum:
Hem de Sağcısı-Solcusu, İslamcısı-Seküleri fark etmeksizin sesleniyorum:
Sen aynen böyle devam et!
Mahalle yanarken sen hangi kuaför salonu helal hangisi seküler saç kesiyor diye aramaya devam et!
Ama unutma ki:
Son tahlilde kazanan hep kasa olur.
Yani, sen çim olmaya dünden gönüllüysen; yapacak bir şey yok!
Durmak yok; laikçiliğe, dinciliğe tam gaz devam!
*************
SoruYorum
—Özgür Özel geçen Çarşamba İmamoğlu’nu ziyaret etmedi, bu hafta ise ziyaret sonrası basına konuşmadı…
Acaba neden ki?
—Özgür Özel geçen Salı Akın Gürlek’e malvarlığıyla ilgili sorular sordu, bir hafta süre verip yoksa ben açıklarım dedi.
Ama,
Ne Akın Gürlek açıkladı ve ne de Özgür Özel konuya değindi…
Acaba neden ki?
—Özgür Özel bu haftaki grup konuşmasında Erdoğan ve Diploma konusuna girerken “Gelecek haftalarda ayın-yılın da çok heyecanlı zamanları olacak…” dedi ve bunları darken de hiç olmadığı kadar keyifli ve adeta neşeli idi…
Acaba neden ki?
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.
