Kod adı 'Kongre Merkezi'; yakında gösterimde..

Kod adı 'Kongre Merkezi'; yakında gösterimde..

Bir süre Amerika’da yaşamışlardan hep duyarız.
"Aracını yanlış yere park etsen iki dakikada polis gelir,
Herhangi bir yerde kavga çıksa; nasıl ve nereden geldiğini bile anlamadan güvenlik mensupları orada bitiverir.
Aynı yerden peşpeşe üç-dört kez geçsen muhatabın FBI-NSA veya kasabanın şerifi yahut da bilmem ne polisi karşına çıkıverir…"

Böyle bir Amerika varmış.
Güvenliğin, her şeyin önünde olduğu bir Amerika.
Söz konusu güvenlik oldu mu; akan suların durduğu, uçan kuştan hesap sorulduğu bir Amerika…
Eeeee…
Eee'si; Beyaz Saray önünde toplanan Trumpist kalabalıklar davul zurnayla Kongre Binasına doğru yola çıkıyor.
Bilseler halay bile çekerlerdi, bence…
Festival gibi, fiesta gibi ve hatta Kongre Arena'da beyzbol maçına gider gibi…
Hadi diyelim ki; kalabalıkların niyeti bilinmiyordu,
Kongre Merkezine gireceklerine/saldıracaklarına dair bilgi yoktu.
Hani olur ya; Amerika bu… İstihbarat konusunda imkanları kıt ya, dünyayı dinleyen kendileri değil ya…
Belki de o "koca kulakları" işitmezleşmiş olabilir ya…
Ama arkadaş, bu kadar da olur mu ya…
Adamlar, komşunun çitinden atlayarak bahçeye giren elma hırsızları gibi kongre merkezine üşüşürken; kimi polisler yol veriyor, kimileri ise, ne hikmetse kayboluveriyor.

Ve analistler, terör uzmanları, siyaset bilimcileri derin, deruni ve komplike  dolu senaryolar savuruyorlar.
Hatta bizim bazı yorumcular, yazarlar "gördün mü ABD; bizde iken umursamıyordun. Kendinde de oldu. Etme bulma dünyası…" gibi gibi, ciddi/duygusal/bilimsel/romantik yorumlar yapıyorlar.

Ya, valla gülesim geliyor,
Hani bir dizi veya film izlerken, iyice kendini kaptırırsın da; "ama kardeşim şunu şöyle şöyle yapacaktın. Sen de gerekeni yapmadın…" diye üzülüp/kızanlar olur ya…

Ya da ertesi gün hala dizi/filmin etkisinden çıkamayan birisi kederle/sevinçle kritik yapmaya devam eder ya…
Aynen onun gibi…
Yahu arkadaş bir oyun oynanıyor, oyun.
Adına, çadır tiyatrosu mu denir,
Demokrasi Oyunu mu denir,
Yoksa, dünyayı uyutma senaryosu mu denir,
Ne derseniz deyin…
Ama yemeyin yahu, yemeyin…
Gelecek yıllar için çevrilip gösterime girecek yeni bir Holiwood filminin fragmanı ,sadece…
"Kod adı Olimpus veya Beyaz Saray Düştü" filmleri gibi…
Şimdiden söyleyeyim; Birkaç yıl sonra, "Kongre Merkezi İşgali/Amerikan Demokrasisinin Gücü/Kalkışma" vb. gibi filmleri bekleyin.

Aşk da katılır içine,
Bir de atletik Amerikan Deniz komandosunun kurtarıcı kahramanlığı dahil edildi mi; yeme de yanında yat.
Vay anasını behhh…
Neler olmuş neler,deriz…
Amerika'da analar ne kahramanlar doğururmuş,
Amerikan Demokrasisi kendi kendini nasıl da korurmuş,
İşte bu yüzden Amerika kutsallık mertebesine çıkmış mış mış mış….
Bırakın Allahaşkına, bırakın…
Ne sevinin ne de üzülün.
İşinize gücünüze bakın.
Kovboyların danışıklı dövüşüne itibar edip de; kendinizi hayal dünyasına atmayın.
Adamlar herkesi, hepimizi, bütün dünyayı böyle elde tutup, böyle oyaladı ve gözümüzü boyadı.
Alın, size güncellenmiş versiyon…

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Esin
    En akılcı yazı...