Sanal muhalefet, sanal aday (!)

Ana Muhalefet Lideri sıralıyor, cumhurbaşkanıyla ilgili düşüncelerini;
Çalmayacak..
Yalan söylemeyecek,
Dürüst olacak,
Demokrat olacak,
Herkesi kucaklayacak (bunu zaten hiç anlamış değilim, çünkü kendi adayları %51 ile kazanırsa, % 49’un  “kucaklanması” nasıl olacak… Zaten muhalefette garip şekilde, herkesi “kucaklama” söylemi bir merak ve hevestir gidiyor)

Şöyle olacak böyle olacak, vs. vs….

Peki, ey Ana Muhalefet lideri, ben de bir vatandaş olarak şunu soruyorum size?
Bu vasıflara sahip kimse yok mu idi Parti’nizde, kendiniz de dahil…?
Takdir milletindir…
Bu yarışta  en çok Ekmeleddin İhsanoğlu’na üzülüyorum.
Muhalefet önce bir imaj yaratmaya çalıştı, biraz da sanal bir imaj, hipotetik bir imaj, ütopik bir imaj…
Adaydan önce, bir “Özellikler bütünü” oluşturdular…
Aday açıklanmadan önce de, yapılan danışma ve istişare görüşmelerinde sürekli olarak, “bir cumhurbaşkanı nasıl olmalı, nasıl vasıflara sahip olmalı gibi özellikler konuştuk” deyip durdular.

Şimdi, “Ekmel” bey ise, kendi kendini, sağından solundan, altından üstünden, kırparak o biçilmiş, kılıfa sokmaya çalışıyor. Acınası hal ise budur, “Ekmel” bey seçim sonunda kaybedecek, miyadını doldurup bir kenara atılacak. Muhalefet ise “ ne yapalım, Ekmel bey iyi adamdı, hoş adamdı ama millete anlatamadık, millet yine hata etti, yine tercihini yanlış yaptı” diyeceklerdir.

Sayın İhsanoğlu,  lütfen uyan, kendine gel, üst soyuna yapılanları bile söylemeye gerek yok, inan bir yıl öncesinde, bunlar senin ismine bile tahammül edemeyen siyasiler idi. Erdoğan düşmanlığı bunları öyle bir hale getirdi ki; seni bile baş tacı etmeye başladılar, ama emin ol ki seçimin hemen akabinde faturayı sana keseceklerdir.

Muhalefet bu seçimde de aynı yanlışla adım atmaya devam ediyor. Bir filmi kırk kez izleyip kırkbirincide bile farklı final bekleyen “alık izleyici” mentalitesiyle hareket etmektedir.

Beyler milletin denklemi çok basittir. Sizlerin komplike,  filozofik  bir kılıfa ve “özellikler bütünü”ne çevirmeye çalıştığınız seçime çok net ve yalın bir gözle bakmaktadır.

Peki nedir milletin dikkat ettiği özellikler:
Sahicilik
Başınızı kaldırın bakın bunu hemencecik göreceksiniz. Erdoğan her şeye rağmen sekiz seçimdir millet nazarında “sahici” yaklaşımlarıyla revaçtadır. Sizler ise, kendiniz olmak yerine, sürekli bir idea’lar, ütopyalar ve sanal yaklaşımlar peşindesiniz. Yahu artık görün gerçekleri ve bir şeyi iyi yapan nasıl yapıyorsa, hiç olmazsa onu taklit edin, inanın o bile, şuan ki stratejinizden çok daha ileri bir akıllılıktır.

Yerellik
Anadolu’da bir söz vardır; “ekşi de olsa bağımın üzümü” diye…
Evet, hiç olmazsa,  Anadolu’nun  bu sözünü prensip ittihaz edin, çünkü;  yine tuttunuz transfer ve planlanmış bir adayla çıktınız sahneye. Önceki yazımda da söylemiştim, bu futbolcu bu takımda oynayamaz, sizi farklı mağlubiyetten kurtaramaz. HDP bile kendi başkanını aday göstererek siz, iki “güzide” muhalefet partisinden daha “ yerli” daha “ kendinden” bir tavır gösterdi.

Bu millet, sizin her türlü dezenformasyonunuza rağmen, aklı selimiyle sekiz seçimdir Erdoğan’a oy veriyor ve görünen odur ki; yine oylarıyla onu Cumhurbaşkanı yapacaktır.(sizin Erdoğan başkan olacak, başkanlık getirecek feryadınıza rağmen) Çünkü Erdoğan, ağlamasıyla, gülmesiyle, yemesiyle, içmesiyle, sevinciyle, kızgınlığıyla, hatasıyla, sevabıyla, bu millet için “milli”dir, “yereldir”, “kendindendir” ve “sahici”dir. Yani, millet, “ekşi  de olsa bağımın üzümüdür” diyor. Hal böyleyken, siz ne yapıyorsunuz? Küçük de olsa bir asma yetiştirip, bir salkım’cık bile olsa kendi üzümünü yetiştirmekten ziyade, gidiyorsunuz, marketten naylon bir üzüm salkımı alıp, millete bunu gerçek üzüm gibi sunmaya çalışıyorsunuz.

Yemez bu millet beyler, bu üzümü yemez ve daha dokunmadan bu üzümün “naylon” olduğunu anlar, sizin de ipliğinizi pazara döker. Evet bizler de, bekleyip göreceğiz 10 Ağustos Pazar günü, pazara dökülen ipliği…
Çünkü Erdoğan misafir oyuncuyla takım kurmamaktadır. Bizatihi kendini ortaya koymaktadır. Cephe gerisinde savaşmamaktadır. Milleti hem motive etmekte,  hem milletin saygı duyacağı liderlik etmekte, hem de milletin ferdi olmaklığı daima hissettirmektedir.

Siz milletin tercihi yanlış idi, yine hata yaptı filan demeye devam ettiğiniz sürece “Erdoğan, Üsküdar’ı geçecektir”

Siz millete “sanal aday nitelikleri” ve kendi oluşturduğunuz “özellikler bütünülüğü” olan, kişiliği dayatmaya devam ettikçe, sonuç  yine aynı olacaktır. Sekiz defa izlediğiniz filmin finali, dokuzuncu kez izlemenizde yine aynı olacaktır.

En iyisi siz 10 Ağustos akşamı söyleyeceğiniz mazeretleri hazırlamaya başlayın, çünkü  malum sonu kendiniz hazırlıyorsunuz…

Sayın İhsanoğlu, muhalefetin yenilgi değirmeni, mağlup öğütmeye doymadı, doymayacaktır, yol yakınken yeniden düşünün (eğer bir proje aday olmadığınız konusunda samimiyseniz). Çünkü, seçim sonucu,  mağlubiyetin “günah keçisi” olma şerefi size atfedilecektir…

Bizden söylemesi…
Demedi deme…

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın