Sultan Selim ve Sevdun Bey diyaloğu..

'Şu kadarını söyleyeyim: Ancak Başkan adaylarından biri hayatını kaybetseydi bu kadar önemli bir haber olurdu.' diyor Oray Eğin.
Sultan Selim ve Sevdun Bey diyaloğu..

Zaten yazısının başlığı da; "Sadece seçim sonucunu değil tarihi değiştirecek bir ölüm" idi.
Bu iddialı ve büyük büyük cümleler Ginsburg'un ölümüyle ilgili…
Amerikan Anayasa Mahkemesi üyesi olan bir kadının…
Yani ana konu Yargı-Yargıç,
Yani Adalet, adalet, adalet…
Bunları okurken bir an aklıma geldi…
Cuma namazına gidenler mutlaka hatırlar…
Hutbede imam "Muhakkak ki Allah; adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder…." diye bir ayet okur.
Sizce, adaletin iyilik ve akrabaya yardım etmekten,
Fenalığı, azgınlığı ve çirkin işleri men etmekten önce ve en başta söylenmesi tesadüfi midir…
Bence haşa… Değildir.
Olamaz da….
Hal böyleyken;
"Adalet"e dair makalelere bakıyordum.
T.C Kamu Deneticiliği Kurumu’nca (Ombudsman.gov.tr) çıkartılan "Akademik Ombudsman" dergisinde bir makale dikkatimi çekti.

"Adalet ve İletişimin Devlet Yönetiminde Önemi ve Uygulama Örnekleri Üzerinden Değerlendirilmesi" isimli makale…

Kesinlikle tavsiye edeceğim, oldukça güzel ve emek verilmiş bir çalışma…
Yazarın hoşgörüsüne sığınarak sadece çok minik bir kısmını paylaşmak istiyorum.

"……Adaletli davranma biçimi insana doğrudan tesir eden keskin bir ilaç konumundadır.
Yönetimleri sırasında adaletle davranan yöneticiler, düşmanlarını bile dost edinebilmişken, adaletten uzaklaşan devlet adamları en yakın dostlarını dahi kısa sürede kaybetmişler ve devletleri yokolmuştur.

Ahmet Cevdet Paşa bu anlamda Yavuz Sultan Selim'in yaşadığı manidar bir olay nakletmiştir.
"(…..) Sultan Selim Mısır'ı fethettikten sonra ününü duyduğu Sevdun Bey için Hayır Bey'e;
Bu adam uzak görüşlü ve gönülden anlayan birisi olsa gerek, hemen ziyaretine gidip nasihatlarını dinleyelim, deyip doğru Sevdun Bey’in evine varmışlar.

Sultan Selim Sevdun Bey'e niçin inzivaya (evden çıkmayıp, tek başına yaşamak) çekildiğini sorunca o demiş ki:
Devletimizin işleri bozuldu.
Hükümdarımız da akıllı ve tedbirli adamların sözünü dinlemeyip devlet büyüklerini idam etti ve büyük makamları küçüklere verdi.

Onlar da yüz bulup fukarayı incitmeye, fesat ve zulme başladılar.
Bu sebeple fakirler sultandan yüz çevirip Allaha yalvarmağa başladılar.
Ben bu hali görerek devletimizin ilahi intikama ve adalete maruz kalacağını anladım ve derhal inzivaya çekildim.
Doğacak belalardan korkarak oğullarımı da halkla temastan men ettim, cevabını vermiş…"

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın