Kış ortasında susuzluk: Bu ayıbın sorumlusu kim?

Kış ortasında susuzluk: Bu ayıbın sorumlusu kim?

21. yüzyıldayız…
Küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin etkilerini artık teoride değil, hayatın tam ortasında yaşıyoruz. Kuraklık kapımızda değil; evimizin içinde.

2024 yılı, yağışlar bakımından önceki yılların belirgin şekilde gerisinde kaldı. Bu durum yalnızca barajları değil, yeraltı su kaynaklarını da ciddi biçimde etkiledi. Son aylarda barajlardaki doluluk oranlarının dip seviyelere inmesi, su sorununu kaçınılmaz hale getirdi.

Bugün Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da ve Kastamonu’da vatandaşlar kış ortasında günlerce susuz bırakılıyor.

Peki soralım: Bu tablo kader mi, yoksa beceriksizlik mi?

Devlet Su İşleri (DSİ), su kaynaklarını güçlendirme çalışmalarını yıllardır sürdürüyor. Yeni barajlar, regülatörler, iletim hatları ve takviye projeleriyle görevini yapıyor. Ancak şehirlerin içme ve kullanma suyunun günlük yönetimi, belediyelerin sorumluluğundadır.

Her büyükşehirde bu iş için özel olarak kurulmuş, kendi bütçesi ve teknik personeli olan birimler vardır.

Baraj doluluk oranlarını takip etmek,
Günlük tüketimi hesaplamak,
İsale hatlarını kontrol etmek,
Kayıp-kaçak oranlarını düşürmek,
Olası krizleri aylar öncesinden öngörmek…

Bunların tamamı yerel yönetimlerin asli görevidir.

Devletle iş birliği gerekiyorsa, DSİ ile proje üretilir. Belediye sınırları içinde yapılacak işler belediye eliyle yürütülür. Sistem budur.
Ama siz bu sistemi işletmezseniz, sonuç günlerce süren su kesintisi olur.

O halde soruyu net soralım:
Kış ortasında şehirleri susuz bırakan kimdir?

Cevap açık ve nettir:
Yerel yönetimlerdir.

Bunun bahanesi olmaz.
Suyu siz yönetiyorsunuz.
Parayı siz topluyorsunuz.
Vatandaştan yüksek bedellerle su parası tahsil eden de sizsiniz.

Beceriksizliğinizi DSİ’ye, bakanlıklara ya da devlete yıkamazsınız.
Seçim meydanlarında bol keseden vaat dağıtmak kolaydı. Ama yönetmek zor iştir, sorumluluk ister, öngörü ister.
Kışın ortasında insanları perişan ettiniz.
Bir yandan yüksek su faturaları kesip, diğer yandan muslukları kuruttunuz.

Konserlere, şovlara, boş işlere milyonlar harcayacağınıza; bu şehirlerin su altyapısına yatırım yapsaydınız, isale hatlarını yenileseydiniz, kayıp-kaçağı önleseydiniz bugün bu tablo yaşanmazdı.

Şimdi çıkıp devlet kurumlarına çamur atıyorsunuz.
Gerçek şu ki; suyu da, sistemi de yönetemiyorsunuz.

Halk mağdur, siz bahane üretme peşindesiniz.
Bu işin adı hizmet değil, ayıptır.

Yazık…
Çok yazık.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları