Körfez yanıyor, hedef Türkiye'dir!
Ortadoğu bir kez daha kanla çizilen haritaların sahnesi…
ABD ve İsrail İran’a saldırıyor, İran misilleme yapıyor, Körfez alev alev yanıyor. Ama bu savaş ne İran’ın savaşıdır ne de İsrail’in… Bu, bölgeyi dizayn etme savaşıdır.
Ve herkes şunu artık açıkça görmelidir:
Irak düştü, Suriye parçalandı, Libya bölündü, şimdi İran hedefte…
Bu zincirin son halkası Türkiye’dir.
ABD’nin aylardır yaptığı askeri yığınak, sahte diplomasi görüşmeleri ve ardından sabah namazı vaktinde gelen nokta saldırı… Bu, emperyalizmin klasik yöntemidir: Önce oyalarsın, sonra vurursun.
İran’ın en üst düzey kadrolarının toplantı sırasında vurulması ise savaşların artık cephede değil, istihbarat ve içerideki ihanetle kazanıldığını gösteriyor.
Bugün füzenin menzilinden daha tehlikeli olan şey, içerideki iş birlikçilerdir.
İsrail tek başına hiçbir şeyi yapamaz.
ABD olmadan bir adım dahi atamaz.
Ama taşeron olarak kullanılır.
Asıl hedef; güçlü, bağımsız ve söz dinlemeyen ülkeleri diz çöktürmektir.
Bugün Türkiye’nin sınırlarının hemen ötesinde bir ateş hattı oluşturulmasının sebebi budur.
Ve hâlâ içeride bazıları çıkıp sadece maaş, pahalılık, siyaset tartışması yapıyor.
Elbette vatandaşın derdi önemlidir.
Ama devletler sadece bugünün enflasyonuyla değil, yarının savaş ihtimaliyle yönetilir.
Eğer Türkiye son 23 yılda savunma sanayinde devrim yapmamış olsaydı…
Bugün:
- Kendi İHA ve SİHA’sını üretemeseydi,
- Elektronik harp sistemlerini kuramasaydı,
- Füze savunma ağını oluşturamasaydı,
- Denizlerde TCG Anadolu gibi bir güç ortaya koyamasaydı,
- Altay tankı ve yerli zırhlı araçları yapamasaydı,
Şu an Körfez’deki yangın sadece televizyonlardan izlediğimiz bir haber olmazdı.
Kapımızda olurdu.
Dün “S-400’ü kime karşı kullanacaksınız?” diyenler, bugün bu sorunun cevabını Körfez’deki ateşte görmelidir.
Güçlü değilseniz sizi masaya çağırmazlar.
Haritayı çizerken sizi silerler.
Karabağ’da oyunu bozan, Libya’da dengeleri değiştiren, Suriye’de terör koridorunu parçalayan Türkiye; işte bu yüzden hedefte.
Çünkü artık o eski Türkiye yok.
Bir zamanlar tabanca dahi üretemeyen bir ülke, bugün savunma teknolojisi ihraç eden bir güç haline geldi.
Ve bu durum, bölgeyi kontrol etmek isteyenlerin planlarını bozuyor.
Şunu herkes aklına kazısın:
Bu coğrafyada zayıf olanın yaşama şansı yoktur.
Ya güçlü olursun ya da başkalarının yazdığı senaryoda figüran olursun.
Körfez’de yanan ateş bir uyarıdır.
Türkiye’ye verilen bir mesajdır.
“Hazır ol” denmektedir.
Bugün yapılması gereken; iç kavgalarla enerjimizi tüketmek değil, milli birlik etrafında kenetlenmektir.
Çünkü mesele siyaset meselesi değil, beka meselesidir.
Yarın bir saldırı olduğunda kimse maaşı, enflasyonu konuşmayacak.
Herkes vatanı konuşacak.
Ve o gün geldiğinde güçlü bir Türkiye yoksa, konuşacak bir vatan da olmayacaktır.
Bu yüzden güçlü Türkiye bir tercih değil, mecburiyettir.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.
