Murat Yılmaz

Murat Yılmaz

Almanya'nın yüzsüzlük cinneti

Geçtiğimiz hafta, Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, son derece değerli Kuzey Deniz tatilini bölüp, komple basının davet edildiği bir toplantıda "hükümet" adına, son derece talihsiz, tamamen gerçek dışı, hatta iftiralar ile dolu bir açıklama yapmıştı!
Almanya'nın yüzsüzlük cinneti
Türkiye'ye karşı "sertleşeceklerini", ekonomik yaptırımlar uygulayacaklarını ve tüm ilişkileri gözden geçireceklerini, hatta Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen şirketleri uyardıklarını ve engel olacaklarını söylemekten de utanmadı!

Son olarak da tatilcilere "uyarı" yaparak konuşmasını iyice çukurlaştırdı!

Ne büyük talihsizliktir ki, eski dışişleri bakanı ve şimdiki Alman Reis-i Cumhuru, Pazar günü verdiği röportajda bir tek "F. Gülen i, Türkiye'ye Başkan yapacağız" demediği kaldı. 
Bu kadar arkasında durdu, bu kadar hamilik yaptı! 

Martin Schulz ise, başına geçtiği ve Şansöyle adayı olduğu SPD'nin ve şahsının, gittikçe çöken anketleri ile başedebilme adına zaten bildiği tek dil, Türkiye'ye ve Sn. Cumhurbaşkanımıza saldırmak! 

Peki, Almanya bu cinneti niye geçiriyor?

Geçen yazımızların birinde şunu işlemiştik:
FETÖ, bir dini cemaat hiç olmadı.
CIA'in gölgesinde, Alman gizli servisi BND'nin yıllarca kullandığı İstihbarat ve operasyon birimidir! 

Almanya, düne kadar ülkemizi hinterlandı olarak görmekte idi. 
İstedikleri kisve ile, istedikleri ajanları ülkemize gönderir, diledikleri operasyonları, yurtiçindeki yardımcıları ile gerçekleştirir ve hiç birşey olmamış gibi, dost ve müttefik filmini oynatırlardı! 

Fakat gel gör ki Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti, aslında ise necip Türk milleti, bu gidişata bir dur dedi!

Ve telaş sardı Almanları!

Önce Hakan Fidan krizi ile denediler, apaçık saldırmayı.
Tutmadı! 

Sonra beklediler, Gezi olaylarını dert ettiler bu ülkenin başına. Tutmadı! 
Cevabını Kazlıçeşme mitinginde aldılar!

Ardından 17/25 Aralığı denediler. Tutmadı! 
Ve tasfiye olacaklarını anladılar! 

On yıllardır binbir zahmet, rüşvet, şantaj ile kurdukları mistik aura ya bürünmüş teşkilatları yok olma ile karşı karşıya gelmişti.
Bu olamazdı çünkü ucunda PKK, Irak ve Suriye de vardı!

Tüm planları yerle yeksan oluyordu!

Onun için de işte 15 Temmuz'u gerçekleştirdiler!
TUTMADI. 

Aziz Türk Milleti asla geçit vermedi. 
Şehid verdi, Gazi verdi ama geçit vermedi!


Ve Referandum'u fırsat bilerek yine saldırdılar tüm güçleri ile, hatta bayan bir bakanımıza nerdeyse şiddet kıllanacak kadar çirkefleşerek! 

Lakin garanti gördükleri, binbir hile hulul ettikleri Referandum da onlara ters tepti!

Son olarak, hiç bir becerisi, mahareti, yeteneği olmayan piyonlarını yürüttüler! 

O yürürken de en güzide iki ajanlarını yolladılar Büyükada'ya!

Yok, yok, ikinci gezi için falan değil.
Kripto haberleşme kanalları kurabilme ve Siber saldırılar düzenleye bilme kursları vermek için!

E, MİT ve Emniyet de bunları alınca, baktılar ki, yapacakları hiç bir çirkeflik kalmadı!

Ne hikmettir ki, Polis İstihbarat teşkilatı başkanı Maassen, hemen sıcacık bir açıklama ile, Türkiye'yi KARŞIT olarak gördüklerini açıkladı!

Hani Dost ve Müttefiktik ya? 
Hani NATO üyesiyiz ya?


Evet kronolojik olarak bu cinnetin tarihçesi böyle!

Bir de tabii Almanya'da seçimler var! 
İç siyasette tamamen çuvallamış, çözümsüzlükler içinde boğulan iki zoraki koalisyon üyesi parti var.

E Alman halkında da son zamanlarda Neonazisim bayağı averajda...

Sağ popülizm şart! 

Onun için de zaten Almanlar Sn. Cumhurbaşkanımız ile yatıp, yüne onunla kalkıyorlar!

15 sene evvel çoğu haritada yerimizi bilmezdi... 

Bu da bir başarı sayılır.
Boşuna demiyoruz ki Sn. Cumhurbaşkanı bir Dünya Lideri diye!

Bir diğer yazımıza kadar, Dua ile Vesselam 

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın