Bazı Cemaat ve Vakıflara dostane ikaz..

Kıymetli okurlarımız! İtalya'da o makamda birine yakışmayacak tarzda bir hadise ile karşılaştık.
Bazı Cemaat ve Vakıflara dostane ikaz..
Papa'nın elini tutan kişiye Papa'nın tepkisi. Papalık makamında yaşanan hadisesi ile kırıcı olmanın ne kadar tiksinti verici olduğunu gördük.

Sayfa müdavimleri bilir zaman zaman ikaz ediyoruz. Ne yazık ki haklı çıkmak bazen üzer insanı.
İslamî vakıf ve cemaatlerde de gelen gidenin kalbini kıran kişiler olduğu noktasında bizlere şikayetler geliyor.
Bu noktada bazı vakıf ve cemaatleri takkeyi, sarığı önlerine koyup düşünmeye davet ediyoruz.

Şunu unutmayın ki;

• Hiç bir makam kalıcı değil. Velev babamızdan, dedemizden de olsa.!

• Bunun vebali ağırdır.

• Cemaatinizde, Vakfınızda bunu yapanları ivedilikle görevden almaktan çekinmeyin. Zira bunlar normal şeyler değil. Eğer
en tepedeki dahi sınırlarına ve sinirlerine hakim olamıyorum derse bırakması elzemdir.

• Hümeze suresinde mühim bir ikaz vardır şöyleki;
Arkadan çekiştirmeyi, Kaş göz işareti ile yüze karşı eğlenmeyi, yanına geleni yada karşılaştığı kişiyi dili ile, gözü ile ezmeyi âdet edinen herkesin vay haline! İnsanlar size kalbi kırık halde gelmiş. Mürüvvet ehline kırmak değil yapmak yakışmaz mı?

Tebliğ bir çok hareketli parçadan oluşan bir bütündür. Öfke kontrolü, gönül almakta bunlardan biridir. Velev keramet ehli dahi olsanız kalp kırıyor iseniz boş. iblis, Allah ile görüşüyordu, meleklerin hocası idi. Keza samiri neler gördü

Hülasa:
Bu kibrin de işaretidir. Kibirdir şeytanı kapıdan uzaklaştıran. Siz bir Anadolu’ya gidin bakalım. O şalvarlı nineler, köylüler, sizi nasıl karşılayacak.

Özellikle büyük şehirlerdeki bazı hocaların dilinde Anadolu’dan kopuş görmekteyiz.

Eğer o makamın ağırlığını kaldıramıyorsanız bırakın başkasına. Bu sizin için daha hayırlıdır. Zira makamın meşruluğu buna bağlıdır. Hoca olmak halk ile iyi ilişkiler kurmak demektir. Önemli olan Nebevî protokole bağlı olabilmek, kalabilmektir. "Ey kavmim! Onları kovarsam, beni Allah'a karşı kim koruyabilir? Düşünmüyor musunuz?" (Hud 30)

* * *

Asrın rüzgarlarından manevi hayatımızı korumak için:
- Tefsir
- Meal
- Hadis
- İslam tarihi
- Peygamberler tarihi okuyalım
- Diyanetin radyolarını dinleyelim
- Kuranı Kerim ve hadis radyoları mevcut.

Sebep olanlardan, kuranlardan Mevla razı olsun. Kalın sağlıcakla.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
  • Ehli Hâl
    Şehzadem diyanet işleri başkanlığı İran ile işbirliği anlaşması imzaladı. Bu içi boşaltılan ve şia’yı mezhep olarak gören zihniyete niçin insanları yönlendiriyorsunuz?
  • Bulent Akkus
    Guzel bir konuyu dile getirmissiniz sehzadem..gunumuzun insaninin problemi "ben"merkezli olmasi..ben diyen,bana gore diyen,benim aklima gore diyen yanar. Islam alimlerine,silsilei Aliyye buyuklerine tabii olmali,teveccuh gostermeli,gercek eski muceddidlerin yazdigi kitaplari okumali,gunumuz insaninin cevirdigi ilmihaller,tefsirlerin ven yetersiz olduguna inaniyorum,helehele diyanetin ,modernist ,yenilikci cizgide islami bozan duncelerin etkisi altinda kaldigini goruyoruz(hamidullah gibi,mason abduh gibi devrimci revizyonistlerin etkisindeler) Bence sorun su;herkes yorum yapiyor,akli ile felsefe yapmaya calisiyor,akil oyunlari ile insanlar arasinda meshur olmaya calisiyor,ilmihal ojuyan yasamini bu islama gore duzeltelim diyen yok.. Bakin siz bile bu kaynagi saymamussiniz,o yuzden yasamimiz dinimiz oluyor,saygi ve sevgilerimle