22.11.2018 16:05 Güncelleme Tarihi: 22.11.2018 17:09

Malesef büyük bir değişim içindeyiz..

Malesef büyük bir değişim içindeyiz..

Bir çok şeyin farkında olamıyoruz, ne yazık ki insan gerçekleri öğrendiği zaman aradaki farklara, gerçeklere çok şaşırıyor.

Bu sebeple farkındalık çok önemli. Bende yeni öğrendiğim bir gerçeği size aktarmak istedim.

Son zamanlarda okuduğum en iyi yazılardan biri. 

FARKLILIK

BB (Baby Boomer) kuşağı dediğimiz 1944-1965 doğumlu insanların;

•  Delinen pantolonlarına yama vurmaları,

•  Yıpranan, yırtılan giysilerini onarmaları,

•  Sökülen ayakkabılarını dikmeleri ve köșgerde pençe vurdurmaları,

•  Patlayan futbol topunu sağlamlaștırmaları,

•  Çabuk kirlenen ve bu sebeple sık sık yıkanan ve çabuk eskiyen gömlek yaka ve kollarını ters-yüz ettirmeleri,

•  Bozulan radyoyu tamir ettirmeleri, sırf yoksulluktan değildi. Sadece tutumluluktan da değildi.

Onlar bunları yapmakla, kendinden sonraki nesile çok önemli bir mesaj veriyorlardı. Onlara;

•  Eşleriyle araları açıldığında, alternatiflere yönelmeden aralarını düzeltmelerinin mümkün olduğuna,

•  Çocuklarıyla aralarına kara kediler girdiğinde bu durumun vakit geçirmeden telafi edilmesinin gerekliliğine,

•  Arkadaşlarıyla, komşularıyla, dostlarıyla bağları koptuğunda; yenilerini aramakla vakit kaybetmeyip, aralarındaki bağları tekrardan kuvvetlendirmenin kaçınılmaz olduğuna müthiş bir örnek olması için, onların böyle bir yetenek geliştirmeleri için onlara prototip yani örnek olmaya da çalışıyorlardı.

Yani bir yandan yeni neslin;
•  Onarıcı,
•  Telafi edici,
•  Tamir edici,
•  Arabulucu özellik kazanmasına önayak oluyorlardı.

Onların bu çabalarının çaresizlikten, yokluktan, fakirlikten, cimrilikten ileri geldiğini düşünen 1965-2000 kuşağı olan ve Y nesli, bu sinyali alamadı. Z jenerasyonu da bu atıcı, değiştirici, vazgeçmeye hazır, çabuk sıkılan neslin özeti olarak hayata girdiler.

Bu nedenle yeni kuşak nesil;
•  Aşırı alıngan,
•  Aşırı özgürlükçü,
•  Kendisinin ne kadar verdiğini değil de, ne kadar aldığını önemseyen,
•  Eşiyle bozuştuğunda,
•  Arkadaşıyla atıştığında,
•  Komşusuyla kavga ettiğinde, ortamı yumuşatmayı, aralarını düzeltmeyi, barışabilmeyi düşünemediğinden, beceremediğinden onları değiştirmeyi seçmek gibi stratejik bir hatanın içine düşebiliyor.

Söz gelimi;
•  Bana arkadaş mı yok?
•  Başka komşu mu yok sanki.
•  Hiç dert değil, elimi sallasam ellisi.
•  Küserse küssün 
gibi sanal efelik taslayarak fıtratını bozabilmektedir. 

Bu nedenle önceki kuşak onlar için Nereden türedi bu nesil? diyerek hayretini ifade etmek zorunda kalabiliyor. Yani onların beceriksizliğine vurgu yapıyor.

Galiba;

Tamirciliği unutan yeni kuşağı gelecekte zor günler bekliyor. Bu yazıyı güzel mirası için 1944-1965 doğumlulara ve tamirciliği unutan, hazıra alıșan, vermekten çok almayı önemseyen herkese hatırlaması için gönderin..

Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğimle, sağlık ve huzurla kalın.