Görünmeyen acı: Türkmen Coğrafyası
Son zamanlarda Orta Doğu’da gündem epeyce yoğun… Önce Filistin’deki zulüm, sonra Siyonist İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump’ın desteğiyle İran’a saldırması, sonra Lübnan derken Orta Doğu yine ateş hattına döndü. Suriye ve Irak zaten epeyce bir süredir suların durulmadığı bir saha. Fakat tüm bu hengamenin içerisinde dile gelmeyen, gazetelerde kendine yer bulamayan bir topluluk var. Onlar yabancı değil, onlar düşman değil; onlar öz kardeşlerimiz: Türkmenler…
Türkmenleri anlayabilmek için Türk dünyasının geniş coğrafyasını da hatırlamak gerekir. Türkler; çok geniş coğrafyaya yayılmış bir ırktır. Bizim gibi Müslüman olan Türkler’in yanı sıra Hristiyan olan Gagavuz Türkleri gibi soydaşlarımız da vardır. Irak’ta, Suriye’de, İran’da, Çin’de, Rusya’da Kırım’da ve daha bizim aklımıza dahi gelmeyen pek çok coğrafyada soydaşlarımız, kardeşlerimiz var. Fakat bu yazı Suriye – Irak – İran hattını konu aldığından daha çok bu coğrafyadaki soydaşlarımıza değineceğim.
Bu geniş coğrafyada Türkler farklı tehditlerle karşı karşıya kalırken, Türkiye’nin kendi sınırları içinde dahi ciddi güvenlik sorunları yaşadığı bir gerçektir. 48 yıldır vahşice hareket eden bebek katili PKK terör örgütü ve 2015 yılı gibi ortada bariz görünür bir hal alan DAEŞ terör örgütü, sınırımızın hemen dibinden ülkemize karşı haince saldırılar yapmış, bilhassa Güney Doğu Anadolu bölgemizde yaşayan halkımız bu iki örgütün eylemleri ile karşı karşıya kalmıştır. Fakat emniyet güçlerimiz iki terör örgütü ile de kahramanca mücadele etmiş ve halkımızın huzuru için ellerinden geleni yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir.
Türkiye bu tehditlere karşı güçlü bir mücadele yürütürken Türkmen soydaşlarımız terör örgütlerinin tehdidi ve zulmü ile boğuşmaktadır. Zorunlu göçler, siyasi temsillerde Türkmen nüfusun yok sayılması, asimilasyon politikaları gibi sorunlar internette bu bölge ile ilgili araştırma yaparken elde ettiğim Suriye ve Irak Türkmenleri’nin yaşadığı sorunlar arasında… Türkmen meselesi yalnızca Suriye ve Irak ile sınırlı değildir. Aynı kaderi İran’daki Türkler de yaşamaktadır.
İran savaşının patlak vermesi ile İran’da yaşayan Güney Azerbaycan Türkleri’nden haberdar oldum. İran'da yaklaşık 30 ile 40 milyon arasında değişen nüfuslarıyla ülkenin en büyük etnik azınlığı olan Güney Azerbaycan Türkleri de aynı Suriye ve Irak Türkmenleri gibi baskı, zulüm ve asimilasyon tehdidi altında. Güney Azerbaycan Türkleri’nin İran’da kendi kimliklerini (Türk olduklarını) belirtmeleri ve Türklük ile ilgili herhangi bir çalışma yürütmeleri yasak. Bunu yapanlar “Pantürkist” veya “Turancı” olarak fişleniyor ve bu durumun sonucunda ölüm cezasına kadar giden yolu var. Kışkırtmak için Türklerle alay edilen karikatürler yayınlanıyor ve buna ses çıkaran gençler yargılanıp (!) infaz ediliyor.
Bu tablo yalnızca Orta Doğu ile sınırlı değil; Türklerin yaşadığı diğer coğrafyalarda da benzer baskılar görülmektedir.
Doğu Türkistan’a da değinmeden geçemeyeceğim. Çin’in işgal ettiği Doğu Türkistan’da dini ibadetler yasak, Türk kızları Çinli erkeklerle zorla evlendiriliyor, Türk ailelerin çocukları ellerinden alınıp Çinli ailelere evlatlık veriliyor ama yayınlanan videolardan pek de iyi muamele gördükleri söylenemez…
Tüm bunlar olurken Türklerin yaşadığı hiçbir problemin dile gelmemesi, sözde “insan hakları, özgürlük, adalet, çocuk hakları” naraları atan batılı devletler başta olmak üzere tüm devletlerin bu duruma kayıtsız kalması, mazlum Türk olunca herkesin üç maymun rolüne soyunması sinirimizi bozuyor.
Burada “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sözünün doğruluğunu açık ve net olarak görüyoruz. Biz Türklere düşen; bir şey yapamıyorsak bile en azından bu coğrafyayı ve soydaşlarımızın yaşadığı sorunları gündemde tutmaktır.
Batı’nın 'insan hakları' maskesi Türk’ün coğrafyasında her düştüğünde, biz gerçeği biraz daha acı bir şekilde görüyoruz: Bu kurtlar sofrasında kardeşimizin sesine bizden başka kulak veren olmayacak.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.
