28.06.2018 23:07 Güncelleme Tarihi: 07.07.2018 13:15 200183 Okunma

Mark Mobius'un gelişi ve felaket tellalları..

Mark Mobiusun gelişi ve felaket tellalları..

Yabancı fonlar ve sermaye gelmez; eleştirirler.

Fon yöneticileri, fonlar ve finans gelir; yine eleştirirler.

Gelene tefeci derler.

Gelmeyince “bakın yabancı ilgisi kalmadı, ekonomi çok kötü” derler.

Mark Mobius ve Türkiye ziyaretine dair detaya girmeden önce; yıllardır bu konulara vakıf birisi olarak, para ve finansın uluslararası hareketiyle ilgili birkaç ana umdeye işaret etmek istiyorum.

Para ve yatırımcı istikrarsız ülkeleri sevmez.

Belirsizliği sevmez ve hatta bundan kaçar.

Yabancı yatırımcı siyasi, hukuki ve ekonomik öngörülmezlik içinde olan ve yakın-uzak risk barındıran ülkelere gitmez.

Seçimin hemen ertesinde ülkemize gelen Mark Mobius ve diğer paraya yön verenlerin ziyaretini özellikle bu açıdan değerlendirmeliyiz.

Türkiye’yi, ekonomisini, siyasi pozisyonunu ve uluslararası arenada oluşan varlık algısını küçümsemeyelim.

Ülkemiz, demokrasimiz ve ekonomimiz her türlü badireye rağmen ayaktadır ve kısa bir durgunluktan sonra yeniden ileri hareketini başlatmıştır.

24 Haziran seçimleri sonrası “yeni sistemle” ilerlemesi daha da hızlanacaktır.

Emin olun ki; bunu yabancılar gördü/görüyor.

Ve hemen seçimin ertesinde, bu yüzden buradalar.


Bu temel yaklaşımı dile getirdikten sonra yazıma devam ediyorum.

Mobius Capital Partners'ın kurucusu Mark Mobius seçimin ertesi günü ülkemize geldi.

Türk ekonomisine dair daha önce de değerlendirmelerde bulunan Mobius, gelişen piyasalar ve Türkiye konusunda tespitlerde bulundu.

Kendisine piyasa gurusu da denen Mobius; “Türk lirası ucuz, alım tavsiyesinde bulunuyorum” dedi.

Bazı platformlarda Finans Piyasalarının Geleceği konusunda konuşan Mobius, "Yatırımcılar beni arıyor. Ne yapalım diye, ne güzel ucuz bir para diyorum. Euronuz, dolarınız var, varlık alabilir, yatırım yapabilirsiniz diyorum. Paranın ucuz olması her zaman kötü olacak diye bir şey yok" diye konuştu.

Olay ve kişilere iyi yanından bakmamayı temel prensip edinenler yaygarayı kopardı.

Bak bak Mobius böyle diyor, demek ki, Türk ekonomisi batıyor ve bu adam da batan geminin mallarını toplamaya gelmiş.

Mobius Türkiye ve ekonomisine dair iyi söz etse, felaket tellalı koro yine hazır;

Bu adam da kim ki, bunun söyledikleri muteber değil. Gaz veriyor” diyorlar.

Herkes biraz aklıselim ve soğukkanlı olmalıdır.

Seçimin hemen akabinde Mobius’un gelmesi Türkiye’nin yararınadır; zararına değil.

Türkiye’nin ekonomik ve siyasi itibarının önemindendir.

Kimse laga luga etmeye kalkmasın.

Birazcık objektif ve makul olun.

Biraz olsun insaflı olun.

Eski bir ekonomi bakanı köşesinde;

Yeni başarı hikayenizi Mobius yazsın, adam tefeci” kabilinden laflar ediyor.

Günlük-haftalık-aylık fahiş faizler talep ederler” diyor.

Kendini negatife o kadar odaklamış ki…

Ne yapılırsa yapılsın; Mobius iyi birşey de dese, kötü birşey de dese hatta Türk Ekonomisi ağzıyla kuş tutsa bu beyefendi yine eleştirecek.

Sayın eski bakan, bunları derken senin de yönetiminde bulunduğun dönemle bugünü karıştırıyorsun galiba.

Hala aklın 1994 krizinde ve senin tabirinle o dönemin yabancı ekonomik tetikçilerine-tefecilerine- el açtığımız dönemde kalmış.

Bir gecede % 1500’lere varan faizler bilinçaltında dipdiri duruyor sanırsam.

Yaşadığınız/yaşattığınız travma farklı siyasi tercihlerinizle birleşerek, katıksız kötümser dile dönüşmüş.

Günümüze atfen,“Çift haneli enflasyon,faiz ve işsizlik” diye başlayan cümleni görünce sadece acı acı gülümsedim.

Bir de sosyal mesaj veriyorsun.

Ne çabuk unuttun/unuttunuz; bir gecede borcu üçe-dörde katlananları, intiharları, yıkılan ocakları.

Yazık çok yazık.

Bari bunu sen söyleme.

Çift haneli enflasyondan bahsederken aklına dönemindeki üç hanelere gelen enflasyon mu geldi yoksa.

Özellikle belirtmek isterim ki; hükümetin ekonomiye dair politikalarına zaman zaman çok ciddi eleştiriler getiren biriyim.

Ekonomi yönetimine, kurallara, kurullara dair gördüğüm negatiflikleri açık bir dille söyleyebilen biriyim.

Yapıcı eleştirilerimi, lafı eğip bükmeden hep dile getirdim.

Ama sayın eski bakan; inan “her biri birer ekonomi dehası” diye dalga geçtiğin ve hatta çoğu zaman benim de eleştirdiğim danışmanlar bile sizden daha basiretli ve ekonomiye dair doğru yoldalar.

Öncelikle bugünü eleştirirken aynaya bakın derim.

Bence ağzınızı çalkalayın öyle konuşun.



Söylenen sözü, yapılan değerlendirmeyi biraz olsun basiretle, ferasetle ve objektif analiz etmek lazım.

Eğer biraz olsun böyle bakarsanız; Mobius’un söylediklerinde Türkiye ve ekonomiye dair felaket senaryosu çıkartmazsınız.

Ama akıl kör olmuşsa, kalp kararmışsa ve muhalif damar bu dozda kabarmışsa; size ne söylense azdır.

1994 ve 2001 kriz dönemi herkes iyi bilir.

Ben de iyi bilirim.

Bunları söylerken de muhatabım sadece bahse konu eski bakan değildir. Onun gibi düşünüp, ülkemizdeki pozitif gelişmelere kulağı tıkalı ve sadece yıkıcı eleştiriyi meslek haline getirmiş, ülkesinin gücünü, gelişimini görmekten
uzak kafalardır.

Bugünün Türkiye ve ekonomisine kemleşen gözlerle bakarken görmeyenlerin, görüp de idrak etmeyenlerin, idrak edip de itiraf etme alicenaplığını göstermeyenlerin hali pür melalini şu kısa anekdotla dile getirmek istiyorum.

İki adam karşı kayalıklarda bir karartıya bakarken iddialaşmışlar.

Biri oğlak diyor, diğeri karga.

Oğlak karga, oğlak karga derken, karartı uçar.

Oğlak diyen;

Uçtu ama yine de oğlak, der.


Akıl, zihin, kalp, vicdan durumunuz aynı oğlak diyen gibi.

Ne desem boş.

Kendi ülkesine bu şekilde bakanları, Allah ıslah etsin.



Bu vesileyle;

Mark ve onunla ülkemizi ziyaret eden para piyasalarının duayeni dostlarla sohbet ettim, istişarelerde bulundum. Hepsini ülkemizde ağırlamaktan şahsım ve ülkem olarak onur duydum. Çünkü bizler düşmanca ve hasmane olmadığı müddetçe; tüm yabancı yatırımcı ve konuklara kapısını açmış bir ülkeyiz ve globalleşen bir dünyada olması gereken de budur.

Bilinsin ki artık Türkiye, yeni dünya düzeninde baş aktörlerden birisidir ve tavizsiz, kararlı adımlarla yürüyüşüne devam edecektir.

Artık yabancılar bile Türkiye’nin önem ve vazgeçilmezliğini, yeni yüzyıl ve yeni dünyadaki yerini ve gücünü biliyor, görüyor.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.