07.12.2018 21:09 Güncelleme Tarihi: 07.12.2018 21:37

Kaşıkçı olayı ve Halbank'a ceza verilmesi..

Kaşıkçı olayı ve Halbanka ceza verilmesi..

Cumhurbaşkanı'nın Arjantin seyahati sonrası 'Halkbank'a ceza yolda' söylemi ayyuka çıktı.

Olabilir de…
Hatta düşünülenden fazla bile olabilir.

NeoCon’lar harıl harıl Halkbank’a ceza vermek için çalışıp, lobi yapıyor.

Çünkü Kaşıkçı olayıyla nasırlarına öyle bir basıldı ki; Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki silahşörleri  Prens Salman ve Prens Zayed’i kurban vermek üzereler.

Ama kimse panik yapmasın.

Özellikle finans ve ekonomi çevreleri biraz serinkanlı olsun.

Çünkü bazen yapılan tercihlerin bir bedeli vardır.

Ama doğru tarafı tercih etmenin pozitif getirisi emin olalım ki; Halkbank cezasının kat kat üstünde olur ve olacaktır.

Yapılan doğru tercih ve doğru tarafta yer alış, ekonomik boyutun ötesinde; küresel konjonktürde de ciddi mevzi kazanma getirecektir.


Küresel düzeyde Neocon’lar, Evangelistler ve  Pentagon güçlü mü, evet güçlü…

Akıllı mı, evet akıllı.

Ama karşılarında yer alanlar onlardan daha akıllı.

Bazen Neocon aklını kendi için kullanacak kadar akıllı.

Neocon’lara kendi adamları eliyle oyun kurdurup sonra o oyunu ellerinde patlatacak kadar güçlü ve akıllı.

Şimdi Kaşıkçı’nın öldürülmesi olayına gelelim…

Yazılarımda hep söyledim.

Yeni Küresel Sistem” için  ikili bir güç çatışması yaşanıyor.

Oluşacak “Yeni Yüzyıl”da kimin belirleyici olacağının mücadelesi aralıksız sürüyor.

Taraflardan karşılıklı hamleler, bir diğerini alt etmek ve daha müessir olmak için her yol ve yöntem deneniyor.

Bu taraflardan birisi “aklı” öne çıkartanlar, diğeri ise Neocon’ların başı çektiği, savaşarak elde etmeyi tercih edip, dünyayı kan gölüne çevirmekten imtina etmeyenler.

Neocon’lar Ortadoğu’da abartılı şekilde güçlenmeye başladılar.

Özellikle Arabistan’da Prens Salman sanki Neocon’ların Truva atı gibiydi.

Kaşıkçı olayı da, bu ikili gücün savaşımından başka bir şey değildi.

Ve olay “aklın” üstün geldiği, Neocon’ların elini zayıflatan bir durum ortaya çıkarttı.

Hal böyle olunca; Türkiye “aklı”n yanında durarak doğru safta yer aldı.

Olayın insani boyutunun da vahameti dikkate alındığında, hem kamuoyu nezdinde hem de Neocon karşıtı cephenin gözünde, duruşu ciddi kabul gördü.

Peki Kaşıkçı olayı kime zarar verdi, veriyor.?

Arabistan’a, Prens Salman’a ve dolayısıyla ABD ve Neocon’lara.

Hal böyle netleşmeye başlayınca yoğun lobi faaliyetini sürdüren Neocon’lar Türkiye’den istediğini elde edemediler.

Türkiye tercih ettiği safta dik durdu ve durmaya devam ediyor.

Bu durumda ABD Halkbank kozunu ileri sürdü.

Ki, bunun olacağını hem Türkiye ve hem de Türkiye’nin tercih ettiği taraf, biliyordu.

Duyumlarımca bu konuda ABD, yani Neocon’cu taraf Türkiye ile bir nevi at pazarlığına girişti.

Fakat isteğini elde edemedi.


Hatta Türkiye, BM’den ABD kongresine kadar, etkili her noktayı bilgilendirdi.

Bugünlerde Mit başkanı Hakan Fidan’ın ABD kongre ve senatörlerini bilgilendirdiği söyleniyor.

Bu Türkiye’nin reste rest demesidir.

Kongrede bir senatörün yaptığı konuşmada, “cinayetin arkasında Salman’ın olduğunu biliyoruz” demesi asla tesadüfi değildi.

Büyük satranç oyununun belki de en büyük hamlelerinden biriydi.

Salman-Neocon işbirliği ağır bedel ödüyordu.

Neocon’lar da güya Halkbank üzerinden bize bedel ödetecekler.

Ama herkes bilsin ki; Halkbank olayıyla zararda gibi görünsek de, uzun vadede ekonomik ve siyasi olarak kazanan biz olacağız.

Geldiğimiz noktada tutarlı, akıllı ve akılcı, soğukkanlı ve güven veren adımlarla yürümeliyiz.

Bu süreçte yeter ki; Halkbank üzerinden Türk ekonomisinde ve milli motivasyonumuzda manipülasyon yaparak Neocon’cuların değirmenine su taşıyan yerli hain ve tetikçilere meydanı bırakmayalım.

Çünkü bu ihanet şebekesi boş durmuyor ve durmayacaktır.

Bu tetikçiler, olayın aslının ne olduğunu, Türkiye ile birlikte hareket edenlerin Halkbank üzerinden ülkemize zarar verdirmeyeceğini ve gelecek katkının yanında cezanın devede kulan misali kalacağını biliyor olmalarına rağmen, her türlü medya enstrümanını kullanarak kamuoyunda ekonomik ve siyasi algı operasyonlarına devam edeceklerdir.

2019’un ortalarına kadar Kaşıkçı benzeri olayları çok görebiliriz.

Avrupa ülkeleri dahil,  başta Ortadoğu olmak üzere, ABD içinde bile çok şaşırtıcı olaylara şahit olacağız.

Yakın zamanda Katar üzerinden Neocon hamlesi görebiliriz.

Aynı şekilde Prens Salman’ın yaşadığının benzeri olay ve olayları Birleşik Arap Emirlikleri  ve Prens üzerinden yaşanabilir.

Önümüzdeki beş-altı ayda Neocon’lara ciddi bedeller ödetilecek gibi görünüyor.

Biz ise, bir tercihte bulunduysak, müttefik olduklarımızla güven ilişkimizi sağlıklı şekilde yürütmeye mecburuz.

Çünkü  müşterek hareket ettiklerimizden ittifaka uygun adım bekliyorsak, aynı doğru refleksi biz de sergilemek zorundayız.

Yoksa maalesef gerçek bedeli o zaman ödemek zorunda kalırız.

Oyun çok büyük.

Yüzyıllık yeni küresel sistemi kimin kuracağına dair bir oyun.

Oyunun büyüklüğü adımların da tutarlı olmasını mutlak kılıyor.

Ve biz de; tutarlı olursak, kısa ve uzun vadede kazanan oluruz ve olacağız.

Not: Yıllardır, bir gazeteci olarak Cumhurbaşkanı’nın gözlerine ve sözlerine bakıp, okumalar yapan biriyim. Gördüğüm ve gözlediğim kadarıyla Cumhurbaşkanı’mızın Halkbank sorununa dair, bankaya ve ülkemize sıkıntı getirmeyecek bir çözüm formülasyonu olduğu kanaat ve düşüncesindeyim.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar..