Dem Parti vatandaş Kürtler için mi siyaset yapacak yoksa SDG/YPG’cilik yapmaya devam mı edecek?
Kürt Siyaseti kritik kavşakta…
Kürt Siyaseti derken de kastım DEM Parti.
Son yirmi seneye baktığımızda DEM Parti ve farklı isimlerle zikredilen seleflerinin vatandaş Kürtlerle/Kürt seçmenlerle bu kadar kopuklaştığını hiç görmedim.
Başlayan Terörsüz Türkiye Süreci/Konjonktür ve özellikle Suriye’de SDG/YPG’yi bitiren yeni fiili durum DEM Parti’yi bir karar vermeye zorluyor.
Aslında Öcalan’ı fiili Genel Başkan yaparak ve Demirtaş gibi Kürt tabanda, özellikle genç Kürtler nezdinde karşılık bulan bir figürü yoklaştırarak bu zemini kendileri oluşturdu veya “kendim ettim kendim buldum” noktasına getirdi.
Suriye nüfusunun yüzde 10 civarını teşkil eden Kürtlerin ve bunların da tamamını bile temsil edemeyen SDG/YPG’nin Suriye’nin üçte birine ve özellikle de petrol/doğalgaz/verimli ovalar/su ve barajlar bölgesine hakim olup özerklik oluşturması zaten eşyanın tabiatına aykırı idi.
Ama ne hikmetse DEM Parti oy aldığı tabanı/Türkiye’deki vatandaş Kürtleri ve hatta Suriye’nin vatandaş Kürtlerini de bırakıp SDG/YPG’nin siyasi kanadı gibi davranmaya başladı.
Bence bu durum DEM Parti’nin en büyük handikapı/yanlışı ve çıkmazı idi.
Şimdi bir realite var.
Amerika ve İsrail Suriye sahasında SDG/YPG’yi terk etti ve “muhatabımız Şara yönetimidir” dedi.
Hatta Trump, “onlara çok para verdik/petrol gelirlerini verdik. Onların da işine geldi” diyerek aşağılamaktan bile geri durmadı.
Artık “Amerika ve İsrail Kürtleri sattı/yarı yolda bıraktı vb.” gibi iddiaları ve bunların doğru veya yanlışlığını tartışmanın bir anlamı ve faydası yok.
Yapılacak tek şey mevcut fiili durumu dikkate alarak Kürt Siyasetinin/DEM Parti’nin, başlatılan Terörsüz Türkiye sürecini sakin ve aklıselim şekilde ve Kürtleri tarik etmeden yürütmeleri ve sonuca ulaştırmalarıdır.
Fiiliyatta artık sırt yaslayacak bir PKK/YPG kalmamıştır.
Şuanda, başta Amerika ve İsrail’le sağlanan mutabıklık olmak üzere bütün kozlar Türk Devletinin elindedir. DEM Parti’nin Türkiye Kürtlerini zor duruma düşürmeye hakkı yoktur.
Kaldı ki,
İddialı gelebilir ama şimdilerde yeni bir Kürt partisi kurulsa emin olun DEM Parti kadar tabansal bir karşılık bulabilir.
Eğer DEM Parti aklıselimi öncelemez; tahrik tercihinde bulunur ve Haseke merkezli mağlubiyetin hırsıyla hareket ederlerse SDG/YPG’nin yaşadığı tarzda bir harekat kaçınılmaz olur.
İşte o zaman, ne DEM Parti’nin kurumsal muhataplığı ve ne de Öcalan’ın uyarı yapan/ikaz eden ve perspektif oluşturan liderliğinin bir önemi kalır.
Sonuç:
Hep dediğim gibi Güç ve Akıl Sahipleri’nin Yeni Dünya Düzeni planı var ve tıkır tıkır işliyor.
Bu çerçevede ana hedef Çin.
Ama bu esnada Çin’in bağlantı kollarını budanması ve mıntıka temizliği yapılması gerekiyor.
Bu bağlamda Amerika, Suriye’de fazla vakit kaybetmeksizin İran konusunu halletmek istiyor.
Bunun için de her şeyi ve herkesi hem harcayabilir hem yüceltebilir.
İşte gördünüz; tek kalemde SDG’yi silip atmadı mı? Bir yıl öncesine kadar başına ödül koyduğu terörist Şara’yı meşru lider olarak kabul edip muhatap almıyor mu?
“Ama bu yanlış veya Amerika zalimlik yapıyor” falan gibi lafları realitede bir önemi yok.
O yüzden demem o ki;
Türkiye Kürt Siyaseti/DEM Parti bir an evvel şapkasını önüne koymalı ve Terörsüz Türkiye Sürecine sarılmalıdır.
Aksi takdirde,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, biraz da konjonktürün getirisiyle elde ettiği bu fırsatı geri tepmeyip PKK olayını her ne pahasına olursa olsun hitama erdirecek ve Terörsüz Türkiye Sürecini başarıya ulaştıracaktır.
Hatta DEM Parti’ye rağmen…
Bu noktadan sonra,
DEM Parti’nin yapması gereken SDG’cilik yapmak değil; Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle ahenk oluşturarak hem Suriye’deki Kürtlerin hamisi ve garantörü olmasını kolaylaştırmak ve hem de Türkiye Kürtlerinin gelecek selameti için SDG/YPG’ye yapılan harekata benzer bir harekata gerek kalmaksızın PKK olayının bitmesine katkı sağlamaktır.
Kusura bakmasınlar ama başka bir yol ve alternatifleri kalmamıştır!
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Faruk Ş.
A. D.
A.A.
Şenay Düdek