Halk desteği zayıflayan Putin ve kişisel siyaseti için antisemitizmi körükleyen Netanyahu’nun akıbeti

Halk desteği zayıflayan Putin ve kişisel siyaseti için antisemitizmi körükleyen Netanyahu’nun akıbeti

Rusya, Duma seçimlerini bitirdi ama tartışma bitmedi.
Önceleri yüzde 80-90’larla kazanan Putin bu defa yüzde 57 ile kazanabildi.
Üstelik seçime katılım oranı da yüzde 58 idi.
Rus muhalif medyası Putin’in oylarının yüzde 30 civarı olduğunu, gerisinin ise seçim hilesiyle elde edildiğini söylüyor.
Hatta bu konuda Rus halkı sessiz kalsa da hile yapıldığı inancına daha yakın.

Arkadaşlar!
Ukrayna savaşı başladı başlayacak aşamasındayken bu savaşın aslında Putin’i dize getirme/zayıflatma ve o Deli Petrovari külhanbeyi tavrını törpüleme süreci olacağını söylemiş ve istemese bile Putin’in bu savaşa girmek zorunda kalacağını belirtmiştim.
Buyurun; sonuç ortada… Seçim sonuçları pek çok şeyin göstergesi.
Kaldı ki, bir savaş ne zaman uzadıkça uzarsa; bu durum daha üstün olan ülke halkında bile bıkkınlık/bezginlik ve yönetime karşı memnuniyetsizlik oluşturur.
Size söyleyeyim; büyün manipülasyon ve hile yöntemlerine rağmen Putin’in oyları bu kadar düştüyse bunun sebebi tek kelimeyle Ukrayna savaşıdır.
Putin, şuanda yıkılmadım ayaktayım havası vermeye çalışıyor ama açık söylemek gerekirse gün be gün tel tel dökülüyor.
Düşünsenize; Moskova’da veya Ukrayna sınırına binlerce kilometre ötede bir şehirde bir kafede oturmuşsunuz; karşınızdan bir drone geçiyor ve “bammm”; patlıyor. Bir petrol tesisi veya bilmem hangi şirketin deposu veya bir kamu binası…
En büyük petrol üreticilerinden birisin ama istasyonlarında benzin/mazot kuyrukları…
İhraç eden bir ülkeyken, dizel ithal eden ülke haline gelmişsin…
Göreceksiniz; Ukrayna savaşı Putin’i Rus halkı nezdinde sıradanlaştırmadan/itibarsızlaştırmadan bitmeyecek.
Tüm bunlar olurken aklıma şu da gelmiyor değil; acaba Rusya-Ukrayna savaşını başlatmaya muktedir olan güç ve akıl sahipleri önümüzdeki günlerde Rus halkının homurdanmasını ve muhalif çıkışlarını bekliyor olabilir mi?
Olur mu olur çünkü Rusya’da isyan kültürü gayet güçlü.
Bu arada, Amerika’da derin küresel kulislere kulağı delik derin dostlar son muhabbetimizde sanki böyle bir şeyler mırıldanmışlardı…

Biraz da İsrail’den bahsedeyim:
Açık söylemek gerekirse İsrail devleti basiret ve feraset yoksunu bir yönetimin elinde küresel bazda belki de son elli yılın en sorunlu dönemini yaşıyor ve anti semitizmi (Yahudi düşmanlığı) körükletiyor.
Başta Netanyahu olmak üzere kabinesinin kahir ekseriyeti diplomasiden ve basiretten yoksun cahil takımı.
Bunu ben demiyorum sadece; Amerikan Yahudileri de aynı tespitte birleşiyor.
Netanyahu ve kabinesinin tutumu artık ailenin yaramaz çocuğuna tolerans noktasını çoktan geçti.
O yüzden, hem İngiltere hem Amerika ve hem de diğer Hristiyan ülkelerde antisemitizmi hortlatan Netanyahu yönetimi için anti yaklaşımlar güçlü bir şekilde oluşmaya başladı.
Netanyahu, güya tüm bu barbarlıkları ve küstah söylemleri ülkesinde safları sıklaştırmak ve seçimleri kazanmak için yapıyor ama aslında sadece kendi siyasetini değil İsraillileri de marjinalize etmekten başka bir şey yapmıyor.
Tıpkı yukarıda Rusya ve uzun süreli savaş pratiğinin Putin ve siyasetine ne kadar zarar verdiğini söylediğim gibi aynı şeyin Netanyahu ve siyaseti için geçerli olduğunu da söylemek zorundayım.
Ama bir farkla; Putin’e tepki Rusya içinde, Netanyahu’ya tepki küresel bazda.
Tüm bunlara rağmen İsrail halkı Netanyahu’ya beklediği oyu kesinlikle vermeyecektir! İsrail ve diasporadaki tanıdığım aklıselim ve makul Yahudiler bile Netanyahu barbarlığının verdiği zararlardan bezmiş durumdalar.
Önümüzdeki günlerde Amerika merkezli etkili odaklarda oluşan  Netanyahu antipatisinin daha görünürleşeğini ve hatta daha müttehem duruma düşürecek somut adımlara dönüşeceğini düşünüyorum.

Sonuç:
Arkadaşlar!
Rusya derken de, Çin derken de, Amerika-İngiltere-Almanya hatta Türkiye hatta Arabistan hatta İran derken de büyük resme odaklanın ve görünenden ziyade “aslında ne oluyor/ne oldurulmaya çalışılıyor ve olanlar neyi kamufle ediyor” sorularına odaklanın.
Eğer bu yaklaşımı başarırsanız işte o zaman aslında olan şeyin görünen olaylardan ve Trump-Putin-Şimping gibi görünür küresel aktörlerden çok daha farklı/büyük ve cihanşümul olduğunu fark edersiniz.
Aksi takdirde havanda su döver durursunuz.

Son olarak;
Türkiye’nin muhalif siyaseti ve kamuoyu, Erdoğan’ın Amerika seyahati ve özellikle 150 Boing uçak alımı üzerinden eleştiri üstüne eleştiri yapıyor.
Açıkçası oldukça dar düşünceler dar görüşler…
Tabir caizse, bunlar filin kendisini görmezden gelip hortumu üzerinden körsel tanımlama çalışmaları.
Şaşırmıyorum çünkü Sayın Erdoğan’ın görüp derin bir vukufiyetle güçlü angajman oluşturduğu küresel realiteye vakıf olamayıp çelik-çomak oyunu oynamaktan başka bir şey yapamadıkları aşikar!

Yeni bir dünya kuruluyor ama bizim muhalefet hala siyasetçilik oynamanın dayanılmaz cazibesinde…
Tez zamanda onların da büyük resme odaklanması dileğiyle…

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları