Yeni Dünya Düzeni’nin yeni yönetim modeli: Az insan, kolay itaat, kolay yönetim

Yeni Dünya Düzeni’nin yeni yönetim modeli: Az insan, kolay itaat, kolay yönetim

Önceki yazımda doğurganlık hızı ve nüfus azalması konusunu ele almıştım.
Özetle;
Doğurganlık hızının düşme nedeninin Muhafazakar veya Seküler/İslamcı veya Laik iktidarlara bağlı olmadığını; bu sorunun, daha çok insanların hayata bakış algılarındaki değişime bağlı olarak ortaya çıktığını söylemiştim.

Arkadaşlar!
Size hep “Yeni dünya düzeni/Yeni düzen” deyip dururken aslında görmemiz gereken parametrelerden birisi de bu “nüfus azalması” durumu idi.
Eskiden “egemen güç” olmak için en önemli unsur insan kaynağı idi.
Tabir caizse kol gücüne ihtiyaç vardı.
Mesela; fabrikada işçi, tarlada çiftçi, orduda piyade en önemlisiydi.
Güçle nüfus arasında doğrusal bir ilişki vardı.
Ama özellikle son 30 yıldaki gelişmelere baktığımızda değişimden de öte hem büyük hem de korkunç bir dönüşüm yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor.
Artık bu yeni süreç/yeni dünya, tamamıyla özelliklilik ve verimlilik odaklı:
Bir katkın yoksa veya herhangi bir özelliğe sahip değilsen neden yaşıyorsun ki veya senin gibi niteliksiz birisi neden üresin ki…
Güç ve Akıl Sahipleri, yeni dünya düzeninde artık üretmeyen sadece tüketen ve isyan riski barındıran bir popülasyon istemiyor.
Yeni yaklaşım/yeni düşünce/yeni konsept aynen böyle.

Asıl önemlisi şu:
Birileri için, bunlar sadece düşünmekten ibaret kalmadı; verimlilik odaklı ikame edici adımlar atmayı da ihmal etmediler.
Nedir bunlar?
Robotik endüstri, Yapay zeka, İHA-SİHA-Robot askerler gibi savaş sanayi…

Aslına bakarsanız; bahse konu bu dijital teknolojiler geliştirilirken öyle bir algı operasyonu ve subliminal mesaj bombardımanı oluşturuldu ki; zaten ilave bir manipülasyon ve propagandaya gerek kalmaksızın, dünya genelinde doğurganlık hızı, hızla düşmeye başladı.

Özellikle nüfus artış hızı fazla olan şu ülke ve toplumlara dikkat edin:
-Üçüncü dünya ülkeleri, (En geri kalmış ülkeler)
-Gelişmekte olan ülkeler,

-İslam ülkeleri…

Bu üç kategorideki ülke ve coğrafyalarda, internet ve dijitalleşme hayatın merkezine oturmasıyla birlikte doğurganlık hızı keskin bir şekilde azalmaya başladı.
Hatta nüfus bilimciler, son 5-10 yıldır bu kategorideki ülkelerin doğurganlık hızındaki dramatik düşüşü incelemekteler.

Peki, küresel akıl veya üst akıl veya düzenin efendileri, bu ülkelere ordular göndererek veya bombalayarak mı bunu yaptılar?
Sadece her eve ucuz internet ve her cebe bir telefonla…

Hatırlar mısınız; 2020’de TİME dergisinin kapağı “The Great Reset/Büyük Sıfırlama” idi ve ben de bu konuyu yazmıştım o zaman.
Orada 8 buçuk milyar insanın dünyanın suyunu, enerjisini, gıdasını, madenlerini tükettiğinden dem vurulmuş ve sonra şöyle manidar bir cümle edilmişti:
“Hiçbir şeye sahip olmayacaksınız ve mutlu olacaksınız."

Şimdi ana konuya gelelim ve adına ister küresel elitler, ister benim gibi Güç ve Akıl sahipleri deyin; onların bu konudaki ana düşüncesini söyleyeyim:
Arkadaşlar!
Bu akıl için bu dünya, sınırları belli olan bir köy/bir çiftlik gibidir.
Hani, nesil değişince çiftliğin ikinci veya üçüncü kuşak sahipleri modernizasyona gider ya; şuanda da yeni dünya düzeniyle tam da böylesi dijital ve çok boyutlu bir modernizasyona doğru hızla ilerleniyor.

Ana konsept şöyle:
-Küresel kaynakların en verimli şekilde yönetilmesi ve gereksiz insanların gereksiz tüketimlerinin engellenmesi.
Bunun yolu insanları öldürmek değil doğmamasını sağlamak.
-Yapay zeka pek çok konuda en verimli sonucu verebiliyor. Lüzumsuz kas gücüne artık gerek kalmadı.
Bunun yolu insanları öldürmek değil doğmamasını sağlamak.
-8 buçuk milyar insanın yaşadığı dünyayı kontrol ve yönetmek zor.
Düzensiz göçler, açlık ve isyanlar, kitlesel hareketler… Tüm bunlarla uğraşmaya ne gerek var ki!
Bunun yolu insanları öldürmek değil teknolojik yalnızlaştırma, evlilik kurumunu zayıflatma ve doğumları azaltma. Tam bir algoritmik algı operasyonuyla yumuşak güç kullanımı…

Şu ana dek başarılı oldu mu; vallahi oldu.
Az insan, kolay itaat ve kolay yönetim…

-Yeni dünya düzeninde tasarlanan temel yönetim modeli şu:
Tek Merkez, Tek Dijital Para ve Tek teknik akıl…
Bunun için ne gerek?
Ulus devletlerin sonu, dinsel belirleyiciliğin minimizasyonu ve insanlığın tek bir ağıza bakması.
Şu anda ne durumdayız?
Telefonlarımızdaki yapay zeka robotları ne diyorsa ona kulak veriyor; gözümüzü-kulağımızı telefonumuzdan ayırmıyoruz.

Arkadaşlar!
Sonuç olarak diyebiliriz ki; artık kalabalıklaşarak büyümek veya hem büyüyüp hem kalabalıklaşmak devri bitiyor.
Çok üzgünüm ve gerçekten kişisel olarak da çok rahatsızım ama söylemek zorundayım ki; artık endüstriyel çağ kapanıyor ve yerine dijitalize ve risk faktöründen arındırılmış yeni bir dünya modeli kuruluyor.
Güç ve Akıl Sahiplerinin bu yeni modelinde nüfusun/insan gücünün yerini maalesef veya ne yazık ki yapay zeka alıyor.
Yani bir nevi, insanın yerine gelecek insanımsılara, önce insanı hayranlaştırarak insanı önemsizleştiriyorlar.
Şimdilerde, hem bizim hem de bize mümasil ülkelerin yaşadığı doğurganlık hızındaki düşüş/nüfus azalması bu yeni modelin olmazsa olmaz bir mıntıka temizliğinden başka bir şey değildir!

Yazımı bir soru ve cevapla bitireceğim:
Peki, buna engel olunabilir mi?
Belki bu konuyu ana gündem yapan ülkelerde yavaşlama olabilir ama o kadar.
Maalesef hem ülkemizin hem de dünya nüfusunun azalması öyle görünüyor ki kaçınılmaz bir mukadderat!



Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları